Category Archives: Hipertansiyon

Eve Hava Temizleme Cihazı Almalı Mıyız?

Eve Hava Temİzleme Cİhazı Almalı Mıyız_

Mikdat Kadıoğlu Hocamızı (@Mikdatca ) ilgiyle takip ediyorum; zaman zaman bizlerle paylaştığı ev içi hava kalitesi ölçen cihazının verilerinden, evlerimizin hava kalitesinin pek de parlak olmadığını görüyoruz. Her sabah evden çıkarken plume isimli ücretsiz uygulamadan hem güzel şehrimizin hava kalitesine bakıyorum, hem de dünyadaki diğer şehirlere. Mesela Norveç Bergen genellikle tertemiz hava solurken, Yeni Delhi, Pekin zehir soluyor. Çin’in durumu vahim ötesi; Mars’da yaşama hazırlık yapıyorlar gibi duruyor; aşırı ilerleme, aşırı ucuz üretim sevdası aşırı yıkıma neden oluyor. Tabii ki havadaki zerreciklerin hepsi insan kaynaklı değil, en fazla kısmını okyanuslardan gelen deniz suyu spreyi oluşturuyor, fakat bizlerin yarattığı kirlilik de azımsanmayacak kadar çok.

Hava kirliliği çok basit bir sağlık problemi değil; örneğin sağlığınıza dikkat etmek için bindiğiniz bisiklet de hava kirliliğine maruziyeti arttırıp, ölüm riskini arttırabiliyor. Bunun dışında özellikle hafta sonlarının geçtiği AVM’ler, çalıştığımız kurumların hava kalitesi de bence çok parlak değil. Akdeniz Üniversitesinde yapılan bir çalışmada eski klima sistemi ile yeni klima sistemin karşılaştırılmasında, yenisinde partikül oranı 4’de bir azaldığı gözlenmiş. Yani kurumlardaki iklimlendirme sistemlerinin de belirli aralıklarla bakımı veya yenilenmesi de gerekiyor.

Hava kirliliği, enteresan bir şekilde sadece solunum yollarını etkilemiyor, tansiyon ve şeker üzerine de kötü etkileri var. Hatta beyne kadar sızabiliyor.

Bugün sizlerle paylaşacağım çalışma Amerika’da yapılmış ve düşük gelir grubu için yapılan sitedeki insanların evlerine küçük, portatif hava filtreleme cihazı konulmuş. Site Detroit şehrinde bulunmakta ve 100 metre ötesinde günde 21.900 araç geçen bir yol ve 800 metre ötesinde 133.000 araç geçen başka bir yol var.  Çalışmaya alınan grupta sigara içilmiyor.

İlk grubun evine konulan cihaz herhangi bir filtreleme yapmıyor, ikinci gruba konulan düşük verimli HEPA filtreleme 2.0 μm çapındaki parçacıkların %99.0’ını filtrelerken, yüksek verimli gerçek HEPA filtresi daha da küçük (0.3 μm) çaplı parçacıkların %99.97’sini filtreliyor. Genel sağlık açısında 2.5 μm düşük parçacıklar akciğerin derin dokularına (alveollere) kadar ulaşabiliyor, daha büyük parçacıklar burun ve boğaz tarafından filtrelenebiliyor.

 

Kişisel PM2.5 maruziyeti

Filtreleme yapmayan cihazla ortalama 15.5 μg/m3

Düşük verimli HEPA filtreme ile 10.9 μg/m3

Yüksek verimli HEPA filtreleme ile 7.4 μg/m3

 

Tansiyonda Düşme

Düşük verimli HEPA filtreme ile 3.4 mmHg

Yüksek verimli HEPA filtreleme ile 2.9 mmHg

 

Eve Gidecek Sonuç

1800’lü yıllarda yaşamış Kızılderili Şef Oturan Boğa’nın sözünü anımsayalım: “Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiriyorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor.”

Sonumuz Darth Vader’a benziyor, filtresiz nefes alamayacak bir  geleceğe hızla yaklaşıyoruz.

 

http://www1.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/a07b6ff3930910b_ek.pdf?tipi=..

https://burakuzel-md.com/2016/04/05/hava-kirliligi-insulin-direnci-yapiyor-sekeri-yukseltiyor/

https://burakuzel-md.com/2016/10/28/hava-kirliligi-beyne-de-geciyor/

https://burakuzel-md.com/2011/08/15/bisiklet-kullanmanin-yarar-ve-zararlari/

http://www.itunovatto.com.tr/tr/hakkinda/yurutulen-projeler/hava-kirliligi-olcumunde-mobil-yontemler_2472

https://www.academia.edu/20686868/T%C3%BCrkiye_Genelinde_Hava_Kirlili%C4%9Finin_Ana_Bile%C5%9Fenler_Analizi

Masako Morishita, et al. “Effect of Portable Air Filtration Systems on Personal Exposure to Fine Particulate Matter and Blood Pressure Among Residents in a Low-Income Senior Facility A Randomized Clinical Trial”. JAMA Intern Med. doi:10.1001/jamainternmed.2018.3308

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları, Genel, Genel Sağlık, Hipertansiyon

Tansiyon İlaçları Kullananlar Mutlaka Okuyun

plus

Yüksek tansiyon hayatımızın bir gerçeği, hele en son indirilen rakamlara bakarsanız (120/80) tansiyon hastalığı olmayan bir insan evladı kalmayacak gibi duruyor. Bence son öneriyi özellikle genç insanlarda kullanmak uygun, 65 yaş üzerinde ise eski sistemden (140/90-135/85) gitmekte fayda var; tansiyon hedeflerini 65 yaş üzerinde aşağı çekince düşmeler de artıyor; bu da kalça kırığı ve benzeri ortopedik sıkıntıları arttırıyor.

Tansiyon tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanıyoruz. Bunlardan bir tanesi thiazid diüretik dediğimiz, hafif idrar sökücü ilaçlar. Bu grup ilaçlar ülkemizde tek başına yok, daha çok diğer ilaçlar birlikte kombine kullanılıyor; tansiyon ilacının yanında plus ibaresi varsa,  bu genellikle thiazid diüretiğin olduğuna işaret eder. Ama yurt dışında bu idrar sökücüler çoğunlukla ilk basamak tedavide tek başlarına da kullanılıyor. Hafif idrar sökücü özelliklerinde dolayı da kandaki tuz (sodyum), potasyum düzeylerini azaltabiliyor ve aynı zamanda böbreklere de zarar verebiliyorlar.

Bugün bahsedeceğim çalışma plus’lı formlarla yapılmamış, ancak çok sık kullandığımız plus’lı tansiyon ilaçları için de bir uyarı niteliği taşıyor.

İlk kez hipertansiyon tanısı konulan 65 yaş üstü insanların 1060’ına ilk tedavi olarak thiazid diüretik ilaç veriliyor ve herhangi bir ilaç önerilmemiş 1060 kontrol hastasıyla karşılaştırılıyor.

Thiazid diüretik kullananların %1,8’inde ciddi yan etki gözleniyor; bunlar, kandaki sodyumun 130’un altına inmesi, potasyumun 3’ün altına inmesi, eGFR’de( böbreğin çalışma kapasitesi) %50 azalma

Kullanmayanlarda bu durum hastaların %0,6’sında gözleniyor

Sodyumda hafif düşme thiazid diüretik kullananların %6,5’inde gerçekleşmişken, kullanmayanların %2’sinde oranında gerçekleşmiş

Böbrek fonksiyonların %25’den fazla azalma thiazid diüretik kullananların %5,5’inde, kullanmayanların ise %3,2’sinde gözlenmiş.

Eve Gidecek Sonuç

Thiazid diüretik kullanıyor ve 65 yaş üzerindeyseniz korkmanıza gerektirecek bir durum yaklaşık %98’inizde bulunmamaktadır. Ancak kan tetkiki yaptırdığınızda  sodyum, potasyum, üre ve kreatinin değerlerine baktırmanız faydalı olacaktır. Her ne kadar bu çalışma bu konuyu araştırmamış olsa da, bu bilgi muhtemelen plus’lı tansiyon için de geçerlidir.

 

Anil N. Makam, et al. “The Risk of Thiazide-Induced Metabolic Adverse Events in Older

Adults”. J Am Geriatr Soc. 2014 June ; 62(6): 1039–1045. doi:10.1111/jgs.12839.

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon

Yeni Obezite İlacı Lorcaserin

Araba kullanırken hemen herkesin sinir olduğu sürücüler, sürekli makas atarak gidenler… Her ne kadar anlık hızlanmaları olsa da, nihayetinde gidilmesi planlanan yere daha hızlı ulaşamadıkları gibi, hem daha fazla yakıt harcıyorlar, hem de kaza riskini ciddi anlamda arttırıyorlar. Bu meyanda birazdan bahsedeceğim çalışmanın sonucunu yazmadan önce, bence dünyaya gelişimizin amacının sadece “mücadele” etmek, istisnasız kendimiz dâhil herkesle, her şeyle olduğunu belirteyim.

Obezitenin, çağımızın hastalığı olduğunu; çözümünün ise oldukça basit olduğunu biliyoruz. Ancak, obezitenin ilaçla tedavisi her zaman popüler olmaya devam etmektedir. Geçmişte kullanılan ilaçların bir kısmı ölümcül yan etkilerinden dolay geri çekildi (isomerid, sibutramin), fakat arayış halen devam etmekte…

Lorcaserin serotonin 2C (5-HT2C)  reseptörü agonistidir. Bu şekilde yiyecek alımını azaltarak kilo kaybına neden olduğu düşünülmektedir. Bu serotonin reseptörünü seçici olmadan uyaran diğer ilaçlar (fenfluramine ve dexfenfluramine) da kilo kaybına neden olmakta, ancak kalp kapağında hasara neden olduğu için kullanılmamaktadır. Bazı gıda takviyesi diye satılan kilo verdirici ilaçlara da bu etken maddeler konulduğu bilinmektedir. Bu tip ilaçlardan kesinlikle kaçınmak gerektiğini bu vesileyle bir defa daha hatırlatayım.

 

Çalışmaya 12,000 (aterosklerotik) kalp damar hastalığı veya çok sayıda kalp damar hastalığı riski olan fazla kilolu veya obez hasta alınmış ve sabah akşam 10mg lorcaserin veya plasebo (içinde etken madde olmayan hap) verilmiş.

Birinci Yılda Sonuçlar

Lorcaserin

Hastaların %38’inde en az %5 kilo kaybı lorcaserin grubunda gözlenmiş. Plasebo verilende de bu oran %17 olarak gözlenmiş. Yani, lorcaserin kilo verdirmede plaseboya göre daha etkili bir ilaç olduğu ortaya çıkmış.

Yan etkilerine bakıldığında ise çok ciddi yan etkiler görülmemekle birlikte, eski obezite ilaçlarının korkulu rüyası kalp kapaklarında yeni gelişen veya ilerleyen hastalık, lorcaserin grubunda %0.5 fazla gözlenmiş. Bu artış küçük olsa da uzun dönemde nereye varacağını kestirmek mümkün değildir.

Bu ilaç ile ilgili şahsi fikrim, kullanmak için acele etmemek gerektiğidir.

 

Erin A. Bohula, et al. “Cardiovascular Safety of Lorcaserin in Overweight or Obese Patients”. DOI: 10.1056/NEJMoa1808721

Julie R. Ingelfinger, M.D., and Clifford J. Rosen, M.D. “ Lorcaserin — Elixir or Liability?”.  DOI: 10.1056/NEJMe1810855

Yorum bırakın

Filed under Endokrin Hastalıklar, Genel Sağlık, Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Taze Meyve ve Damar Hastalıkları

strawberries-in-bowl-summer-fruit-breakfast

Son dönemlerde taze meyvenin bile ne kadar taze olduğunu konuşuyoruz, hatta bu konuda bazı firmaların ürettiği cihazlar var. Bu cihazla örneğin manavdaki elmanın dalından koparıldıktan sonraki kaçıncı gününde, belki de ayında olduğunu tespit etmek ve orijinal besin değerinin yüzde kaçının kaldığını belirlemek mümkün. Ancak bu noktaya gelmeden önce insanların çoğunun taze meyveye ulaşmasının güç olduğunu da biliyoruz. Neyse ki ülkemiz diğer ülkelerden farklı olarak her daim nispeten ucuz meyveye ulaşımın kolay olduğu bir yer. Komşu Yunan’da sahilde denize girerken duyulan “kapuzya, portakali, tomata” sesleri de taze meyvenin bölgemizde bolluğunu gösteriyor.

 

Her canlı sevgili yıldızımızdan gelen enerjiyi kullanıyor, ama yine her enerji türü her canlı için uygun değil. Dizel araca benzin konulması gibi, insan da doğal besinleri sebze ve meyve dışında besinler tüketmeyi arttırınca özellikle kalp ve damar hastalıkları (kalp krizi, inme vb) hastalıklar da artıyor. Ancak hayat dengeyi de sever; şifa niyetine günde 2 kilo(gram) meyve tüketmek de faydadan çok zarar getireceğini de akılda tutmak gerekiyor.

 

Gelelim çalışmamıza: Çin’de 2004-2008 tarihleri arasında 512,891 erişkin çalışmaya alınmış ve takip esnasında bu insanların 5173 kişisi kalp damar hastalığı nedeniyle kaybedilmiş, 2551 koroner arter olayı, 14,579 iskemik inme, 3523 beyin kanamsı geliştiği gözlenmiş.

 

Çalışmaya katılanların sadece %18’i her gün taze meyve tükettiği bulunmuş ve meyve yiyenlerin tansiyonların 4mmHg, şekerlerinin de 9 mg/dL daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Kalp damar hastalıkları ise meyve tüketenlerde yaklaşık %40 daha az gözlenmektedir. Meyve tüketimi arttıkça bu iyi etkiler de lineer (yaklaşık bire bir oranında) artmaktadır.

 

Sonuç

 

Taze meyve iyidir

 

Son Sonuç

 

Taze meyve de olsa dengeli beslenin

 

Huaidong Du, et al. “Fresh Fruit Consumption and Major Cardiovascular Disease in China” N Engl J Med 2016; 374:1332-1343

Yorum bırakın

Filed under Genel, Hipertansiyon

Yüksek Tansiyon Tanımı ve Tedavisi

Dört kişiden birisinin tansiyonunun yüksek olduğunu biliyor musunuz? Yüksek tansiyonu olan insanların bir çoğunda baş ağrısı, ense ağrısı olmadığını da ayrıca belirtelim. Peki kalbimizin kanı kaç santimetre yükseğe çıkarabileceğini, yani pompa gücünü biliyor musunuz? Hepsi bu programda konuşuldu, iyi seyirler.

Yorum bırakın

Filed under Genel, Hipertansiyon, Televizyon Kaydı, TV Programı, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Tansiyon Tedavisinde Pancar Suyu: Leziz

Copyr

Copyr

Pancarın rengi muhteşem olduğu kadar, sağlığımızı koruyucu etkilerinin de bilimsel olarak ispatlanması güzel bir şey. Pancar kökünün tıbbi kullanımı antik Roma devrine uzanıyor: ateş ve kabızlıkta kullanılmış. Hipokrat da pancar yapraklarını yaranın yapışması için kullanırmış. Antik Romalılara göre pancar suyu afrodizyak özelliğe de sahip. Bir diğer şaşırtıcı özelliği ise sarımsağın kokusunu bastırması, yani mantınızı sarımsaklı yoğurtla yiyip üstüne pancar yerseniz sarımsak kokusu gittiği iddia ediliyor (denemek lazım).

Gelelim konumuza; tansiyon yüksekliği ciddi bir durum, yaş arttıkça da kaçınılmaz olarak artıyor; ancak insanların yarısı hastalığının farkında, farkında olanların sadece yarısı da kontrol altında. Nitratların tansiyon düşürücü özelliğinden dolayı biz hekimler tarafından kullanılmaktadır.

Geleneksel tansiyon düşürücü limonlu suyunun ne kadar etkinliğini olduğu bilinmese de şimdi bahsedeceğim çalışmada 68 tansiyon hastasının yarısına 4 hafta boyunca nitratlı pancar (kökü) suyu hergün 250mL (yaklaşık 1 su bardağı) içmeleri sağlanmış, diğer yarısına da nitratsız pancar (kökü) suyu aynı şekilde verilmiş. Bu çalışma çift kör olarak yapılmış; yani ne araştırmacılar, ne de hastalar nitratlı mı nitratsız mı pancar suyu içtiğini bilmemeleri sağlanmış. Bu çalışma dizaynı yanlı davranmanın engellenmesi için yapılmaktadır.

Sonuçlar

Hem hekimin yaptığı, hem hastanın evde yaptığı, hem de 24 saatlik tansiyon holterlerinde, nitratlı pancar suyu içenlerde tansiyon düşmektedir ( yaklaşık 8/4 mmHg). Endotelyal (damarın içini döşeyen hücreler) fonksiyon yaklaşık %20 iyileşmiş, atardamarda sertlik 0.59 m/s azalmıştır.

Buradan 2 sonuç çıkmaktadır: tansiyon hastaları nitratlı pancar (kökü) suyunu kullanabilir. Tansiyon düşüklüğü olanların da pancar suyu içerken dikkat etmeleri gerekir- tansiyonları daha da düşebilir.

Pancar kökünde oksalik asit olduğu, bunun da böbrek taşı yapabileceği de akılda tutulmalıdır.

Ayrıca pancar suyu içildikten sonra idrar rengi koyu çıkabilir, bu da normal bir durumdur (betaninden dolayı).

Vikas Kapil, et al. “Dietary Nitrate Provides Sustained Blood Pressure Lowering in Hypertensive Patients”. Hypertension, 2015; 65: 320-327

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon

Süt Ürünleri ile Kilo Ver, Yağlardan Kurtul

Obesity Campaign Poster

Obesity Campaign Poster (Photo credit: Pressbound)

Süt ve süt ürünleri açısından ülkemiz oldukça şanslı. Peki, süt ve süt ürünlerinin kilo ve vücut kompozisyonu üzerine etkisi nedir?

 

Bugün sizlere bahsedeceğim konu, bir meta analiz. Yazılarımı sık okuyanlar meta analizi hatırlayacaklardır, ancak yeni okurlar için tekrar edeyim; meta-analiz, yapılan birkaç çalışmanın verilerinin alınması, ortak olarak değerlendirilmesi çalışmasıdır.

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Check-up Yaptırmak veya Yaptırmamak?

(animated stereo) Immigrant Exam, 1911 (1 of 2)

(animated stereo) Immigrant Exam, 1911 (1 of 2) (Photo credit: Thiophene_Guy)

Genel check-up’lar ülkemizde gittikçe artan sıklıkla yapılıyor. Sağlıklı insanların bu tür taramalardan geçmesinin faydalı olduğu kanaati var. Benim kişisel gözlemim de, bu tip check-up’ların şeker hastalığı, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliğinin tanısında faydalı olduğu yönünde. Ancak check-up için bana gelenlerin beklentisi ise, yapılan testlerin sonucunda vücutta en küçük arazın (tabi en korkutucusu kanserin) bile tesbit edebilineceği yönündedir. Bu beklentinin gerçeği yansıtmadığını da belirtmek isterim. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel, Hipertansiyon, Kanser, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Sık Diyet Kilo Fazlalığına Neden Oluyor

Adana Kebab

Adana Kebab (Photo credit: Wikipedia)

İş yeme, içme, diyet ve kilo kontrolü olunca, konuya ilgi ve alaka fazla oluyor. Yemek yeme eylemi, hayatta kalmak için önemli olsa da, sosyalleşmek üzerine de etkisi var. Bunun dışında Adana’lıysanız (değilseniz de) kebabın antidepresan etkileri de yok değil (kısa süreli haz vermesi açısından). Bir de sürekli diyet yapan ve sürekli kilo alan insanlar var. Bu nasıl oluyor diye merak ediyorsanız, tek merak eden de siz değilsiniz. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel, Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Tansiyon İlacı Obezite Mi Yapıyor?

Tansiyon hastalığının tedavisinde nedense kardiyologlar ve dahiliyeciler ayrılır. Benim de dahil olduğum iç hastalıkları uzmanları, beta-bloker dediğimiz, sempatomimetik sinir sisteminde beta reseptörlerinin uyarılmasını engelleyen ilaçları ilk basamak tedavide tercih etmezken, kardiyologlar pek bir sever. Sempatomimetik sistem, savaş veya kaç reaksiyonundan genel anlamda sorumludur, bu görevi de adrenalin ağırlıkla yürütür. Dolayısıyla adrenalin artınca tansiyon artar, kalp hızlanır; adrenalinin etkileri bloklanırsa, tansiyon düşer, nabız hızı azalır. Okumaya devam et

10 Yorum

Filed under Hipertansiyon, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Anne ve Babalar Dikkat

McDonald's patron, 2006.

Image via Wikipedia

Genel olarak çocuklarımız iyi beslensin isteriz, bazen de onları zorlarız. Ancak beslenmede dengenin bozulması ve çocuklukta obez olmasının sağlıklı olmadığını biliyoruz. Ancak çocukluk döneminizden hatırlayın, bazı çocuklar obez olmasına rağmen erişkin olduklarında normal kiloya dönmeketedir. Peki geçmiş hataların cezası yine de ödenir mi? Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Hamileliğin İlk Ayında Kullanılan Tansiyon İlacı ACE İnhibitörünün Etkileri

Schematic diagram of the renin-angiotensin-ald...

Image via Wikipedia

Tansiyon yüksekliği sık karşılaştığımız bir hastalık. Tansiyon tuz tüketimi, kilo fazlalığı, sigara ve alkol tüketimi ile artacağı gibi, yaşla birlikte de tansiyon yüksekliği insanların çoğunda gelişmektektedir. Tansiyon yüksekliğinin herhangi bir şikayet çoğunlukla yapmadığının altını bir kez daha çizmek isterim.

 

Tansiyon hastalığı bu kadar sık görülürken, kadınların tansiyon hastalığı varken hamile kalmaları da kaçınılmaz olacaktır. Tansiyon tedavisinde en sık kullandığımız ilaç grubu anjiotensin konverting (dönüştürücü) enzim inhibitörleri (ACE-İ) ise Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon

İnme Riskinde Yaşam Tarzı Faktörleri

Head CT showing deep intracerebral hemorrhage ...

Image via Wikipedia

Bugün bahsedeceğim konuyu mutlaka biliyorsunuzdur, muhtemelen tanıdığınız birisnde bu durum gelişmiştir: İnme, tüm dünyada en önemli ölüm sebeplerinden bir tanesidir. İnme, iki şekilde oluşmaktadır: ilki beyine giden damarlarda tıkanma ile oluşmakta (iskemik inme), ikincisi ise beyindeki damarlardan kanama nedeniyle oluşmaktadır (hemorajik inme). Her iki durum ise, insan hayatını tehdit etmekte, tam iyileşme güç olabilmektedir. İnme riskini arttıran durumlar şöyledir Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon

Protein Tansiyonu Düşürür Mü?

Sunset_of_Cape_Soya(宗谷岬の日没),北海道稚内市で撮影

Image via Wikipedia

Tansiyon yüksekliği, sık gördüğümüz bir hastalık. Bu hastalıkda dikkat edilmesi gereken en önemli husulardan bir tanesi, tansiyon yüksekliğinin çoğu zaman herhangi bir şikayet (başağrısı, baş dönmesi) yapmıyor olmasıdır. Yani herkesin düzenli aralıklarla tansiyonunu ölçtürmesi gerekmektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon

Tansiyon İlaçları ve Kanser- Yeni Gelişmeler

Geçen sene Haziran ayında sizlerle ARB (anjiotensin reseptör bloker) grubu tansiyon ilaçları ile kanser ilişkisini gösteren bir yazıyı paylaşmıştım https://burakuzel-md.com/2010/06/21/tansiyon-ilaclari-ve-kanser/  .  Bu bilgi, tıp dünyasında ciddi bir yankılanma yaptı ve bu grup ilaçların güvenililirliğini tekrar sorgulamamızı sağladı. Bir dönem bazılarımız bu ilaçları yazmadı, bazıları da bu tür ilaçları kullanan hastalarında başka ilaçlara geçtiler. Ancak, ARB grubu ilaçların da tansiyon tedavivisindeki etkinliği tartışılmaz olduğu için daha geniş çaplı bir araştırmaya ihtiyaç duyduk. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon, Kanser

Tansiyon İlacı Şekeri Engeller Mi?

Geçen sene NAVIGATOR çalışmasında ( https://burakuzel-md.com/2010/04/14/navigator-calismasi/ )şeker ilacının etkisiz, ancak tansiyon ilacı olan valsartanın yeni diyabet gelişimin azalttığı şaşırtıcı sonucu alınmıştı. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Gençler ve Tansiyon

Yüksek kan basıncı erken ölümlerin en önemli nedenlerinden birisidir. Sistolik basınç (büyük tansiyon) yaşla birlikte artarken, diyastolik tansiyon (küçük tansiyon) en yüksek seviyesinde orta yaşta ulaşıp, sonrasında da azalmaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon

Otomatik Aletlerle Tansiyon Ölçümü

Tansiyon ölçümünde standart kullandığımız yöntem, elle ölçümdür. Bu ölçüm, kan damar basıncını iyi yansıtmaktadır; ancak en doğru ölçüm atardamarın içine yerleştirilen cihazlarla olmaktadır. Bu tip ölçümleri poliklinik şartlarında rutin olarak kullanmasak da, yoğun bakım şartlarında kullanmaktayız. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Hipertansiyon

Kalbe Giden Yol ve Şeker

Daha önce de bahsetmiştik, şekerle tatlandırılan içecekler, ekstra kalori vermesi dışında ayrıca tansiyonu da hafif bir şekilde yükseltiyor diye. Bugün bahsedeceğim çalışma 1999-2004 tarihleri arasında yapılmıştır. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Genel, Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Berberler ve Yüksek Tansiyon

Kontrolsüz hipertansiyon, Amerik Birleşik Devletlerinde yaşayan siyahlardaki en önemli sakatlık ve ölüm nedenidir. Siyah erkek hastaların %70’inde tansiyon değerleri, hedeflenen değerlerin üzerinde yer almaktadır.  Siyah erkek hastalar daha az doktorlarına gitmekte, dolayısıyla daha az tanı konulamakta ve daha azı tedavi edilmektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon