Tag Archives: check-up

Sıvı Biopsi ve Belirteçler Kanser Taramasında İşe Yarıyor Mu?

Kanserin tedavisinde erken evrede tespit edilmesi son derece önemli olduğu konusunda hem fikiriz; ancak bedene verdiği zararı az olan, ucuz, gerçekten erken evrede kanseri yakalayabilecek bir teknoloji yi de geliştirmemiz gerekiyor. Aklımıza gelen en basit çözüm ise kan testi yapmak. Bu şekilde kişi ne mammografi, ne kolonoskopi, ne de smear testi gibi zaman alıcı işlemlere girmemiş oluyor. Kan testinde nelere bakılabilir diye düşündüğümüzde:

  1. Kanda tümör belirteçlerine bakmak,
  2. Kanda tümörün DNA’sı tespit etmek, ki bu yönteme sıvı biopsi de deniyor.

Teorik olarak her ikisi de mümkün, ama pratikte her şey düşünüldüğü gibi olmuyor; örneğin tümör belirteçlerinin normal olduğu kanser hastaları da olduğu gibi, anormal sonucu olup kanseri olmayan sağlıklı bireyler de var.

Kanda dolaşan tümör DNA’sının tespiti de o kadar kolay değil, çünkü tümörün genetik kodu kişinin kendi DNA’sı aynı aslında,  çeşitli mutasyonları (genetik kodda değişiklikler) tümör DNA’sında tespit etmek gerekiyor. Tabii her iki yönetimi kombine de edebiliriz.

Bu konudaki bilgimizi arttırmak için yapılan bugün bahsedeceğim bu çalışmada 9941 kanser olmadığı bilinen 69 yaş ortalaması olan birey taramaya alınıyor ve kan testinde tümör belirteçleri veya dolaşan tümör hücresi DNA mutasyonuna bakılıyor.

Kanda belirteç ve tümör DNA’sı 9421 kişide tespit edilmiyor. Bu insanların daha sonra yapılan normal tarama testlerinde (mammografi, kolonoskopi gibi) ise 67 (%0,7) kanser vakası tespit ediliyor.

Kan testi (tümör belirteci, tümör DNA’sı) 490 kişide pozitif çıkıyor ve doğrulayıcı ikinci bir teste ihtiyaç duyuluyor.

134 hastada konfirme diliyor ve bu kişilerin 26’sında (%19) kanser tespit ediliyor. Bunu şöyle de düşünebilirsiniz, check-up’a gidiyorsunuz ve tarama testiniz pozitif çıkıyor ve sizden ek test isteniyor. Ama ilk kan testinde pozitif çıkanların %5’i kanser.  Ayrıca yanlış pozitiflikten dolayı 63 kişiye gereksiz PET/CT çekilmiş (yani fazladan radyasyon almış) ve 19’una minimal invazif işlem (biopsi gibi) yapılmak zorunda kalınmış.

Yani böyle bir teste girdiğiniz zaman (65-75 yaş arasında kadınsanız);

Pozitif çıkarsa %5 kansersiniz, ama %19 kanser olmadığınız halde canınız yanabilir (biopsi, radyasyon).

Negatif çıkarsa da %0,7 kanser olabilirsiniz.

Bu veriler ışığında karar sizin…Ben şimdilik bu taramanın biraz daha geliştirilmesini bekleme taraftarıyım.

https://science.sciencemag.org/content/early/2020/04/27/science.abb9601

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Check-up Yaptırmak veya Yaptırmamak?

(animated stereo) Immigrant Exam, 1911 (1 of 2)

(animated stereo) Immigrant Exam, 1911 (1 of 2) (Photo credit: Thiophene_Guy)

Genel check-up’lar ülkemizde gittikçe artan sıklıkla yapılıyor. Sağlıklı insanların bu tür taramalardan geçmesinin faydalı olduğu kanaati var. Benim kişisel gözlemim de, bu tip check-up’ların şeker hastalığı, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliğinin tanısında faydalı olduğu yönünde. Ancak check-up için bana gelenlerin beklentisi ise, yapılan testlerin sonucunda vücutta en küçük arazın (tabi en korkutucusu kanserin) bile tesbit edebilineceği yönündedir. Bu beklentinin gerçeği yansıtmadığını da belirtmek isterim. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel, Hipertansiyon, Kanser, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Metabolik Sendrom, Beyin MR ve İdrak

Metabolik sendrom, son derede önem verdiğim ve toplum sağlığını muazzam boyutta etkileyen bir durum. Eğer aşağıdakilerden 3 tanesi bir bireyde varsa, o bireyin metabolik sendromu olduğu söylenebilir ve bu birey tip 2 diyabet, koroner arter hastalığı, kalp krizi veya felç geçirme için risk altındadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Depresyon, Akıl ve Ruh, Genel, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Spora Başlamadan Önce Tıbbi Değerlendirme

Günaydın,

Dün Serap Hanım’ın facebookda sorduğu soruyu (www.facebook.com/drburakuzel ), konunun önemi nedeni ile bugün biraz daha detaylandırarak veriyorum. Evet, sürekli egzersiz yapalım diyoruz ama öncesinde neler yapılmalı? Bu konuyu daha önce gençler için yazmıştım, şimdi erişkinlerin değerlendirilmesini de ekliyorum. Ben hastalarıma, arkadaşlarıma, aileme (tıbbi bir kısıtlama yoksa!) günde 45 dakika canlı yürüyüş yapmalarını öneriyorum (canlı yürüyüş 6km/saat, yani 45 dakikada 4.5km yürüyüş). Bu egzersiz, hem vücudu hemde aklı sağlıklı tutmak için, hepimiz için gerekli. Peki spora başlamadan önce nelere dikkat etmeliyiz?

Erişkinler İçin:

• 40 yaşın üzerindeyseniz
• Daha önce hiçbir aktiviteniz yoksa
• Ciddi kiloluysanız
• Kalp hastalığı probleminiz varsa
• Ailenizde erken yaşta kalp krizi geçiren varsa
• Sigara kullanıyorsanız
• Diyabet, astım, KOAH ve bunlar gibi kronik hastalığınız varsa, ortopedik bir kısıtlamanız varsa, doktorunuzun sizi görmesi gerekir

• Tıbbi geçmişiniz ve risk faktörlerinize bakılarak çeşitli testler istenebilir: bunlar kan tetkiklerini, egzersiz stres testi, akciğer filmi, ekokardiyografiyi içerebilir.

Tabi ki, bir egzersize başlanılacağı zaman hafif olarak başlanılmalı, bir anda şiddetli/ağır egzersiz yapılmamalıdır.

Gençlerin Değerlendirilmesi

Birleşik Devletlerde 220.000 genç sporcudan 1 tanesinde ani ölüm geliştiği tahmin edilmektedir. Bu ölümlerin çoğunluğunda, daha önce bilinmeyen kalp hastalıkları sorumludur. Çoğu tıbbi organizasyon, bireylerin spora başlamadan önce kalp hastalıkları açısından değerlendirilmelerini önermektedir. Amerikan Kardiyoloji Koleji ve Amerikan Kalp Derneği tıbbi hikaye ve fizik muayeneyi önermekte; ancak bunlarda bir problem varsa ileri tetkik yapılmasını tavsiye etmektedir. Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti ve Olimpik Komite ise bunlara elektrokardiyografiyi (EKG) de eklemektedir.

A.L. Baggish, A.M. Hutter Jr., F. Wang, K. Yared, R.B. Weiner, E. Kupperman, M.H. Picard, and M.J. Wood. “Cardiovascular Screening in College Athletes With and Without Electrocardiography. A Cross-sectional Study.” Annals of Internal Medicine, 152, p 269-275).

Yorum bırakın

Filed under Genel