Tag Archives: kalp krizi

Taze Meyve ve Damar Hastalıkları

strawberries-in-bowl-summer-fruit-breakfast

Son dönemlerde taze meyvenin bile ne kadar taze olduğunu konuşuyoruz, hatta bu konuda bazı firmaların ürettiği cihazlar var. Bu cihazla örneğin manavdaki elmanın dalından koparıldıktan sonraki kaçıncı gününde, belki de ayında olduğunu tespit etmek ve orijinal besin değerinin yüzde kaçının kaldığını belirlemek mümkün. Ancak bu noktaya gelmeden önce insanların çoğunun taze meyveye ulaşmasının güç olduğunu da biliyoruz. Neyse ki ülkemiz diğer ülkelerden farklı olarak her daim nispeten ucuz meyveye ulaşımın kolay olduğu bir yer. Komşu Yunan’da sahilde denize girerken duyulan “kapuzya, portakali, tomata” sesleri de taze meyvenin bölgemizde bolluğunu gösteriyor.

 

Her canlı sevgili yıldızımızdan gelen enerjiyi kullanıyor, ama yine her enerji türü her canlı için uygun değil. Dizel araca benzin konulması gibi, insan da doğal besinleri sebze ve meyve dışında besinler tüketmeyi arttırınca özellikle kalp ve damar hastalıkları (kalp krizi, inme vb) hastalıklar da artıyor. Ancak hayat dengeyi de sever; şifa niyetine günde 2 kilo(gram) meyve tüketmek de faydadan çok zarar getireceğini de akılda tutmak gerekiyor.

 

Gelelim çalışmamıza: Çin’de 2004-2008 tarihleri arasında 512,891 erişkin çalışmaya alınmış ve takip esnasında bu insanların 5173 kişisi kalp damar hastalığı nedeniyle kaybedilmiş, 2551 koroner arter olayı, 14,579 iskemik inme, 3523 beyin kanamsı geliştiği gözlenmiş.

 

Çalışmaya katılanların sadece %18’i her gün taze meyve tükettiği bulunmuş ve meyve yiyenlerin tansiyonların 4mmHg, şekerlerinin de 9 mg/dL daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Kalp damar hastalıkları ise meyve tüketenlerde yaklaşık %40 daha az gözlenmektedir. Meyve tüketimi arttıkça bu iyi etkiler de lineer (yaklaşık bire bir oranında) artmaktadır.

 

Sonuç

 

Taze meyve iyidir

 

Son Sonuç

 

Taze meyve de olsa dengeli beslenin

 

Huaidong Du, et al. “Fresh Fruit Consumption and Major Cardiovascular Disease in China” N Engl J Med 2016; 374:1332-1343

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Genel, Hipertansiyon

Şeker Hastalarının Kalp Damarlarını Bilgisayarlı Tomografi ile Kontrol Edelim Mi?

Kalbi besleyen damarların tıkanması en sık ölüm sebebidir. Özellikle kalbi besleyen damarlar şeker hastası olanlarda daha da fazla etkilenmektedir. Bu damarlardaki durum nispeten basit bir işlem olan bilgisayarlı tomografiyle değerlendirilebilmektedir.

Peki, koroner arter hastalığının ciddi bir şekilde arttığını bildiğimiz diabet hastalarında, her hangi bir şikayeti yokken, sadece tarama amacıyla BT (Koroner BT Anjiografi) çekelim mi?

Çalışma en az 3 yıldan beri Tip 1 veya Tip 2 diabet hastalığı olan 900 hastada yapılmış. Bu hastaların 452’si BT ile kalbi besleyen (koroner arter) damarları taranmıştır. , geri kalan 458 hasta ise standart tedavi almıştır.

Ortalama 4 yıl takip sonrasında BT çekilen grupla, çekilmeyen grup arasında tüm nedenlere bağlı ölüm riski, ölümcül olmayan kalp krizi veya hastaneye yatış gerektiren kararsız angina (göğüs ağrısı) bir fark oluşmamıştır.

Sonuç

Eğer Tip 1 veya Tip 2 şeker hastasıysanız, kalbinizle ilgili bir şikayetiniz de yoksa tarama amacıyla BT çektirmeniz bir fayda sağlamamaktadır. Ayrıca bu incelemeyle 600 akciğer filmine eşit olan 12mSv radyasyon dozu alacağınızı da unutmamanızı öneririm.

 

Joseph B. Muhlestein, et al. “Effect of Screening for Coronary Artery Disease Using CT Angiography on Mortality and Cardiac Events in High-Risk Patients With Diabetes

The FACTOR-64 Randomized Clinical Trial”. JAMA. 2014;312(21):2234-2243. doi:10.1001/jama.2014.15825.

Yorum bırakın

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

İş ve Kalp

An ECG showing pardee waves indicating acute m...

An ECG showing pardee waves indicating acute myocardial infarction in the inferior leads II, III and aVF with reciprocal changes in the anterolateral leads. (Photo credit: Wikipedia)

İş durumu sıkıntılı bir durum. Hiç kimsenin mevcut yerini korumasını garantisi de hiç yok. Özel hastanelerde çalışan benim gibi bir kısım hekim, zaten zor şartlarla mücadele ederken, sağlıkta dönüşümün getirdiği yeni yapılanma, devlet kurumlarında çalışan hekimleri de sözleşmeli statüsüne alıp, işten çıkarmalar kolaylaştıracak.

 

 

 

Peki bu işten çıkarmalar, işsizlik durumu insanları etkilemeyecek mi?

 

 

 

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

Şeker Hastaları Mutlaka Okuyun: Her Şeker İlacı Aynı Değildir

Professional Further Education in Clinical Pha...

(Photo credit: Wikipedia)

Cerrahpaşa’da hizmete başladığım yıllarda şeker hastalığının tedavisinde metforminle birlikte sıklıkla sülfonilüre grubu ilaçlar kullanılmaktaydı. Metformin etken maddeli ilaç hakkında son 3 yılda çok sayıda yazı yazdım, bunları da bu siteden takip edebilirsiniz. Eski bir ilaç ve insülin direncin kırması açısından etkili bir ilaç; ayrıca son derece de ucuz.

 

Sülfonilüre grubu ilaçlar ise, pankreasdan insülin salgılatırlar. Bu ilaçlar da sıklıkla kullanılmakla beraber, benim günlük pratiğimde, hastalarıma az sıklıkla öneririm. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Subklinik Hipertiroidi ve Koroner Kalp Hastalığı

Overview of the thyroid system (See Wikipedia:...

Overview of the thyroid system (See Wikipedia:Thyroid). To discuss image, please see Talk:Human body diagrams (Photo credit: Wikipedia)

Tiroid bezi, vücudun çalışma hızını, yani metabolizmayı ayarlayan tiroid hormonunu üretiyor. Tiroid bezinin fazla üretim yapmasına da hipertiroidi diyoruz. Bana tiroid rahatsızlığı ile başvuran hastaların önemli bir kısmını aslında tiroidi az çalışanlar (hipotiroidi) oluşturuyor, ama tiroid bezi fazla çalışan hastaların da sayısı azımsanmayacak miktarda olduğunu da hatırlatmamda fayda var.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Tiroid Hastalıkları

Göz Etrafındaki Yağ Birikintileri (Xanthelasmata)

Xanthelasmata palpebrarum, göz kapağının üstünde veya altında bulunana keskin sınırları olan, sarımsı düz plaktır. Xanthelasmata içinde yağ içeren makrofajlardan oluşmaktadır.

http://www.dochandal.com/wp-content/uploads/2011/01/Xanthelasmata.jpg Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kolesterol

Tetkik Amaçlı Kan Alınmasıyla Oluşan Kayıp ve Hastanede Gelişen Kansızlık

Phlebotomy Gone Wrong

Image by zudark via Flickr

Hastalarımı değerlendirirken, çok elzem değilse kan tetkiki istemem. Ancak, gerekliyse de tabi ki yapılmalıdır. Özellikle kanser kemoterapisi görüp de ateşlenen hastalarımda ise kan kültürü vesair kan tetkikleri yapmak gerekir; hastalarım da zaten kanım yok benden o kadar kan aldınız diye hayıflanır, ama bu konuda gelişen kansızlık çoğunlukla, kemoterapi ilaçlarının kan yapımını baskılamasındandır. Okumaya devam et

5 Yorum

Filed under Genel

Kalp Hastalarında Ağrı Kesici Kullanımı Risk Taşıyor

NSAID

Image via Wikipedia

Kalp damar hastalığı olanlarda, steroid olmayan iltihap karşıtı grubu (nonsteroidal anti-inflamatuar ilaçlar= NSAID) ilaçların kullanımı uygun değildir. Bu ilişkiden dolayı da bazı yeni geliştirilen ilaçlar piyasadan geri çekildiğini anımsayanlarınız olacaktır. Ancak bu tip ağrı kesiciler gündelik yaşamda sık kullanılmaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

Kalsiyum (D vitamini ile veya D Vitaminsiz) Takviyesi ve Kalp Damar Olayları

Kalsiyum ve Dvitamini ile birlikte kalsiyum oldukça yaygın bir oranda kullanılıyır. Hatta ülkemizde insanlar, nezle grip olduklarında dahi efervesan (suda eriyen) kalsiyum kullanmaktalar. Bu çalışma kadınlarda yapılan Women’s Health Initiative Calcium/Vitamin D Supplementation Study (WHI CaD Study) verisi kullanılarak yapılmıştır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Vitamin ve Mineraller

Kalp Krizini Tetikleyen Faktörler

Akut myokard infarktüsü (Akut MI) veya kalp krizi çeşitli faktörler tarafından tetiklenebilir: bunlar arasında fiziksel egzersiz, stresli durumlar, ağır yemekler, veya hava kirliliği bulunmaktadır. Ancak bu tetikleyen durumların önemi ve ilişkisi bilinmemektedir.

Bu çalışmada 36 epidemiyolojik çalışma değerlendirilmiş ve çeşitli tetikleyen durumlar incelenmiştir. Oddların oranına bakıldığında en yüksekden en aza göre sıralama: kokain kullanımı, ağır yemek, marijuana içilmesi, negatif duygular, fiziksel egzersiz, pozitif duygular, kızgınlık, cinsel ilişki, trafiğe maruz kalmak, solunum enfeksiyonları, kahve içimi, hava kirliliği şeklindedir.

Popülasyona bağlı kısım, oddların oranı ve maruz kalmanın prevalansında göre hesaplandığında ise:

1. Trafiğe maruz kalma (7•4%),

2. Fiziksel egzersiz (6•2%),

3. Alkol (5•0%),

4. Kahve (5•0%),

5. Hava kirliliği (PM10’da 30 μg/m3 fark) (4•8%),

6. Negatif duygular (3•9%),

7. Kızgınlık (3•1%),

8. Ağır yemek (2•7%),

9. Pozitif duygular (2•4%),

10. Cinsel ilişki (2•2%),

11. Kokain kullanımı (0•9%),

12. Marijuana kullanımı(0•8%)

13. Solunum enfeksiyonları (0•6%).

Bu sonuçlara bakılınca İstanbul’un trafiğinde hayatta kalmanın ne kadar zor olduğu ortaya çıkıyor.

Tim S Nawrot, et al. “Public health importance of triggers of myocardial infarction: a comparative risk assessment”. The Lancet, Volume 377, Issue 9767, Pages 732 – 740, 26 February 2011

Yorum bırakın

Filed under Genel

Kalbe Giden Yol ve Şeker

Daha önce de bahsetmiştik, şekerle tatlandırılan içecekler, ekstra kalori vermesi dışında ayrıca tansiyonu da hafif bir şekilde yükseltiyor diye. Bugün bahsedeceğim çalışma 1999-2004 tarihleri arasında yapılmıştır. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Genel, Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Kalp Krizi Sonrasında Sigara

İnanılması güç ama, kalp krizi geçirenlerin %70’i sigara içmeye devam ediyorlar.

Bu çalışmada ise akut myokard infarktüsü (kalp krizi) geçiren 327.600 sigara bağımlısı, sigarayı bırakmak için danışsaydı ne olurdu sorusunu sormaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

B Vitamini, Omega 3 ve Kalp Damar Hastalıkları

Daha önce yapılan gözleme dayalı çalışmalarda B vitaminin(folat ve B6 vitamin) ve omega 3 çoklu doymamış yağ asitlerinin diyetle birlikte alınmasının artmasıyla veya kan düzeylerinindeki yükseklikle kalp damar hastalıkları arasında ters ilişki ( B vitamini arttıkça, kalp krizi-inme gibi kalp-damar hastalıklarında azalma, veya tam tersi) bulunmuştur. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel, Vitamin ve Mineraller

Myokard İnfarktı ve İntihar Riski

Myokard infarktı (MI) (kalp krizi) anksiyete riski, depresyon, düşük yaşam kalitesi ve tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde artışla ilişkilidir. Ancak MI ile intihar riski arasındaki ilişki bilinmemektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Depresyon, Akıl ve Ruh, Genel

Rosiglitazon ve Pioglitazon

Geçen hafta konuştuğumuz rosiglitazone ve pioglitazone meselesine geri dönelim istedim. Rosiglitazon da, pioglitazon da kan şekerini düzenlemekte etkin ilaçlar. Ancak, 2007’nin ortasında yakılan akut myokard enfarktüsünü arttırdığı konusundaki ateş, ilaç kullanımdan çekildiğinde sönecek gibi duruyor. Bugün bahsedeceğimiz çalışma yaşlı hastalarda thiazolidinedion grubu ilaçların, yani rosiglitazon ve pioglitazonun, yeni başlanmasının kalp damar sistemine etkileri araştırılmıştır.

  Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

İlaç Savaşları

Bugün konuşacağımız konu rosiglitazon isimli şeker ilacı. Konunun çok ciddi olması ve genel pratiği değiştireceğini düşündüğümden, diğer yazılardan farklı olarak biraz daha detaylı konuyu yazacağım. Rosiglitazon, insülin direncini kıran nisbeten yeni bir ilaç. Bu ilaç kan şekerini düşürmekte etkin olmasına etkin, ama kalp-damar sistemi üzerine etkileri de pek hafife alınacak gibi değil. Özellikle kalp yetersizliği olanlarda bu tip ilaçların kullanılması uygun olmamaktadır. Nedeni ise su-tuz tutulumunu arttırıp kalp yetersizliğini kötüleştirebilmesidir. Son dönemlerde ise, yapılan çalışmaların analizinde kalp krizinin (myokard enfarktüsü) rosiglitazon kullanan hastalarda artmış olduğu bildirilmeye başlanılmıştır. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Kırmızı veya İşlenmiş Et

Et tüketimi ile koroner arter hastalığı, inme ve diyabet arasında tutarlı olmayan bir ilişki mevcuttur. Kırmızı etle, işlenmiş et arasında da bu etkiler arasında fark olabilir. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Hayattan Zevk Almıyor Musunuz? O Zaman Sakın Kalp Krizi Geçirmeyin

 

Başlık biraz garip oldu, değil mi? Bugünkü yazımız kalp krizi geçirenlerde yapılan bir çalışma. Depresyonun kalp hastalıkları açısından riski arttırdığı bilinmekteydi; ancak bunun nasıl olduğu anlaşılamamıştı. Ağır (major) depresyon tanısı koyabilmek için aşağıdakilerden en az bir tanesinin olması gerekmektedir:

  1. Bunalımlı ruh hali =  üzgünlük, bunalımda olduğunu belirtmek. Bu durum merkezi sinir sisteminde serotonerjik disfonksiyonla ilişkilidir.
  2. Belirgin olarak herşeyden ilginin ve zevkin azalması= anhedoni. Bu durum katekolaminerjik disfonksiyonla ilişkilidir.

 

Bu çalışma kalp krizi (akut koroner sendrom) geçiren hastalarda bunalımlı ruh hali ve anhedoni varlığı ile ölüm veya kalbe yönelik ciddi girişim ilişkisini araştırmıştır. Çalışma 2003-2005 yılları arasınd New Yok ve Connecticut’ta bulunan 3 üniversite hastanesinde yapılmış ve 453 hasta alınmıştır.

Yaş, cinsiyet, diğer hastalıklar hariç tutulduğunda hayattan zevk almamanın (anhedoni) kalp krizi sonrası gelişecek kalp hastalıkları ve ölüm riskini arttırdığı tesbit edilmişti (hazard

oranı, 1.58; %95güven aralığı, 1.16-2.14; p<.01).

Sonuç Olarak

Ne olursa olsun, hayata sıkı sıkı sarılmamız; ondan zevk almamız gerekiyor, öyle değil mi?

Karina W. Davidson, Matthew M. Burg, Ian M. Kronish, Daichi Shimbo, Lucia Dettenborn,

Roxana Mehran, David Vorchheimer, Lynn Clemow, Joseph E. Schwartz, Francois Lespe´rance, Nina Rieckmann. Association of Anhedonia With Recurrent Major

Adverse Cardiac Events and Mortality 1 Year After Acute Coronary Syndrome”

Arch Gen Psychiatry. 2010;67(5):480-488

Yorum bırakın

Filed under Depresyon, Akıl ve Ruh

Tuz

Sodyum (tuzun içeriğindeki madde) tüketimi tansiyonu arttırmakta ve tansiyon yüksekliği de kalp krizi ve inme riskini arttırmaktadır. Günlük önerilen sodyum tüketimi 2300mg olarak belirlenmesine rağmen Birleşik Devletlerde insanlar günlük 3900mg sodyum tüketmektedirler. İngiltere’de hükümet ve üreticiler, işlenmiş yiyeceklerdeki sodyumu azaltmak için işbirliği yapmaya başlamışlardır.

Ben tansiyon yüksekliği nedeniyle tedavi ettiğim hastalarımda:
• Sigarayı bırakmalarını.
• Fazla kilolarınızdan kurtulmalarını ve sağlıklı az tuzlu, az yağlı diyet uygulamalarını.
• Fiziksel olarak aktif kalmalarını ve egzersiz planı yapmalarını.
• Ayrıca ekmek tüketimini en aza indirmelerini öneriyorum

Bu çalışma, sodyuma vergi konulması da dahil çeşitli azaltıcı önlemler alınması durumunda sağlık ve sağlık harcamalarının nasıl değişeceğini hesap etmektedir.

Nüfusun Ortalama Sodyum Alımını %9.5 Oranında Azaltması Durumunda Birleşik Devletlerde:
40-85 yaşları arasındaki erişkinlerde 513.885 inme ve 480.358 kalp krizi engellenecektir.

Ülkemizde sodyum tüketimi

Ülkemizde ortalama bir insan 400gram ekmek tüketmekte ve bu tüketimden yaklaşık 2050mg** sodyum, 1000-1500 kalori almaktadır. Ayrıca ülkemizde yaşayan bireylerde ortalama sodyum tüketiminin de 7200mg ** civarında olduğu bildirilmiştir. Bu rakamlar, ülkemizdeki durumun ciddiyetini göstermektedir.

Ekmeği hayatımızdan çıkarmak bile sağlımızı iyi yönde etkileyecektir.

*Crystal M. Smith-Spangler, MD; Jessie L. Juusola, MS; Eva A. Enns, MS; Douglas K. Owens, MD, MS; and Alan M. Garber, MD, PhD”Population Strategies to Decrease Sodium Intake and the Burden of Cardiovascular Disease A Cost-Effectiveness Analysis”. Annals of Internal Medicine vol. 152 no. 8 481-487
**http://www.tkd.org.tr/pages.asp?pg=407
***http://www.turkhipertansiyon.org/pdf/salt_160608.ppt#256,1,SALTurk Çalış

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon