Tag Archives: LDL

Meyve Şekeri

Türkçe: Türkçe: Macun şekeri

Macun şekeri (Photo credit: Wikipedia)

Şeker, günlük hayatımızın bir parçası. Şeker üzerindeki devlet kotaları şeker fiyatlarını yükseltmektedir, dolayısıyla üreticiler daha ucuz tatlandırıcı kaynaklarına yönelmişlerdir. Bunlardan en fazla kullanılanı yüksek fruktoz (meyve şekeri) mısırı şurubudur. Bu şuruptaki şeker miktarının yaklaşık yarısını meyve şekeri, yarısını da normal glukoz oluşturmaktadır. Bu şekerler alkolsüz içeceklerde, yoğurtta, ekmekte, mısır gevreğinde yoğun olarak kullanılmaktadır.

 

İsminin başında meyve olması, meyve kaynaklı herşeyin sağlık açısından yararlı olacağı anlamına gelmemektedir. Bugün sizlerle paylaşacağım çalışma 21-25 yaşlarında olan, sağlıklı gönüllülerde yapılmıştır. Soru ise fruktoz ve glukozun, şeker ve yağ metabolizmasını nasıl etkilediğidir. Bu nedenle katılımıcıların hepsine fruktoz ve glukoz mitarları değişik 4 farklı tatlandırılmış içecek verilmiştir. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Genel, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Anne ve Babalar Dikkat

McDonald's patron, 2006.

Image via Wikipedia

Genel olarak çocuklarımız iyi beslensin isteriz, bazen de onları zorlarız. Ancak beslenmede dengenin bozulması ve çocuklukta obez olmasının sağlıklı olmadığını biliyoruz. Ancak çocukluk döneminizden hatırlayın, bazı çocuklar obez olmasına rağmen erişkin olduklarında normal kiloya dönmeketedir. Peki geçmiş hataların cezası yine de ödenir mi? Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Kalbe Giden Yol ve Şeker

Daha önce de bahsetmiştik, şekerle tatlandırılan içecekler, ekstra kalori vermesi dışında ayrıca tansiyonu da hafif bir şekilde yükseltiyor diye. Bugün bahsedeceğim çalışma 1999-2004 tarihleri arasında yapılmıştır. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Genel, Hipertansiyon, Kolesterol, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Metabolik Sendrom, Beyin MR ve İdrak

Metabolik sendrom, son derede önem verdiğim ve toplum sağlığını muazzam boyutta etkileyen bir durum. Eğer aşağıdakilerden 3 tanesi bir bireyde varsa, o bireyin metabolik sendromu olduğu söylenebilir ve bu birey tip 2 diyabet, koroner arter hastalığı, kalp krizi veya felç geçirme için risk altındadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Depresyon, Akıl ve Ruh, Genel, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Hayırlının H’si Kolesterol HDL ve Kanser

Kolesterol hücre duvarının yapıtaşıdır, yani kolesterolsüz bir yaşamın olması pek mümkün değil.  Kolesterolün de iyisi var, kötüsü var, sayın Dr. Bingür Sönmez’in de dediği gibi hayırlısı var (HDL), lanetlisi var (LDL).
Bugün size bahsedeceğim çalışma HDL seviyesiyle kanser gelişme riski ilişkisini araştırmak için yapılmış.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser, Kolesterol

KOLESTEROL DÜŞÜRÜCÜ İLAÇLAR VE PROSTAT KANSERİ

 

Günaydın, bugün erkekleri ilgilendiren bir konudan bahsedeceğim.

 

Prostat Kanseri Genel Bilgiler:

 

   •     Prostat kanseri, erkeklerde hayatı tehdit eden en sık kanser türüdür.

 

   •     30 ve 40 yaş arasındaki erkeklerin %29’unda, 60 ve 70 yaş arasındaki erkeklerin %64’ünde küçük boyutlu prostat kanseri vardır.

 

   •     6 erkekden 1’i tüm yaşamı boyunca prostat kanseri olmaktadır. Prostat kanserine yakalanan 35 kişiden birisi kaybedilmektedir.

 

   •     Yaş, aile hikayesi, diyet, yaşam tarzı prostat kanseri gelişmesi açısından risk faktörleridir.

 

Kolesterol Düşürücü Statin Grubu İlaçlar:

 

Statin grubu ilaçlar, kolesterol düşürmede etkil olan ilaçlardır. Bu ilaçlar çok sık kullanılmakta ve kalp hastalığı ve tüm nedenlere bağlı ölüm riskini azaltmaktadır.

 

Statinler aynı zamanda çeşitli hücrelerin çoğalmasını engellemektedir. Bazı çalışmalarda, statin kullananlarda kanser gelişme riskinin, kullanmayanlara göre daha az olduğu tesbit edilmiştir.

 

Çalışma

 

Prostat kanseri nedeniyle radyoterapi alan hastalarda statin grubu ilaçların etkisi araştırılmıştır. 1988-2006 yılları arasında prostat adenokarsinomu tanısı ile tedavi edici radyoterapi alan 691 hasta retrospektif (geriye dönük) incelenmiş. Bu hastaların 189’u(%27) statin kullanmaktaydı.

 

Sonuç

 

Statin kullananlarda hastalığın tekrar etmesi olasılığı daha az (biyokimyasal başarısızlık, kurtarıcı androjen deprivasyonu) ve nüks olmadan yaşam şansı daha yüksek bulunmuştur.

 

Ruchika Gutt, Nathan Tonlaar, Rangesh Kunnavakkam, Theodore Karrison, Ralph R. Weichselbaum, and Stanley L. Liauw”Statin Use and Risk of Prostate Cancer Recurrence in Men Treated With Radiation Therapy”. J Clin Oncol 28:2653-2659

 

Yorum bırakın

Filed under Kanser, Kolesterol

Kolestrol Düşürücü Yeni Bir İlaç Eprotirome

Bildiğiniz gibi damar sertliği ile ilişkili kalp damar hastalıklarında, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) kolesterol yüksek olmasının rolü var. Bu kötü kolesterolü düşürmek için, diyet ve egzersizin yeterli olmadığı riskli hasta grubunda, kolesterol düşürücü ilaçların kullanılmaktadır. Statin grubu ilaçlar, kolesterol seviyesini azaltmakta kullanılmaktadır. Ancak, bazı durumlarda tek başlarına hedef değerlere ulaşmak sadece statin grubu ilaçlarla mümkün olamamaktadır.

Ezetimib ve torcetrapib gibi yeni ilaçlar ise, yeni ve değişik etki mekanizmalarının olmasına rağmen ya istenen etkinliğe ulaşamamış veya istenmeyen yan etkilere neden olmuştur.

Tiroid hormonlarının, hipotiroidi hastalarında (tiroid bezi çalışmayan hastalarda) özellikle LDL kolesterolünü düşürdüğü bilinmektedir.

Bu çalışmada, tiroid hormonuna benzeyen eprotirome isimli molekül, statin grubu ilaç kullananlara ek olarak verilmiştir. Çalışma çift kör ve plasebo kontrollü olarak yapılmıştır.

Ve Sonuçlar
Eprotirom statin grubu (atorvastatin veya pravastatin) ilaçlara eklendiğinde %32’ye varan LDL azalması gözlenmiştir.

*Paul W. Ladenson, M.D., Jens D. Kristensen, M.D., Ph.D., E. Chester Ridgway, M.D., Anders G. Olsson, M.D., Ph.D., Bo Carlsson, M.Sc., Irwin Klein, M.D., John D. Baxter, M.D., and Bo Angelin, M.D., Ph.D. “Use of the Thyroid Hormone Analogue Eprotirome in Statin-Treated Dyslipidemia”. NEJM,
Volume 362:906-916

Yorum bırakın

Filed under Kolesterol, Tiroid Hastalıkları

Yeni Bir Kolesterol İlacı

Antisense oligonükleotidler, tıbbın heyecan verici alanlarından biridir. Bu moleküller kullanılarak bir genin fonksiyonu durdurulabilmektedir. Ancak klinik etkileri, teorideki etkilerinden az olması nedeniyle tedavide çok fazla kullanılamamaktaydır.

Bugün size bahsedeceğim çalışma mipomersen isimli bir ikinci jenerasyon antisense oligonukleotid. Bu madde özellikle apolipoprotein B100 protein sentezini durdurmaktadır.

Bu çalışmada homozigot ailesel hiperkolesterolemi olan (çok yüksek LDL seviyesi, cilt altında yağ birikmesi ve erken yaşlarda kalp damar hastalığı ile karakterize olan bir hastalık) hastalarda yağ düşürücü ilaçlara haftalık 200mg mipomersen eklendiğinde etkinlik ve güvenirlilik araştırılmıştır.

Bu çalışma randomize (yani gruplar ayırım yapılmaksızın, tamamen tesadüfi olarak secilmiş), çift-kör (yani ne araştırıcılar, ne de hastalar aktif ilaç alıp almadıklarını bilmediği), plasebo kontrollü olarak yapılmıştır.

LDL kolesterolünde düşme mipomersen grubunda %24.7 iken, plasebo grubunda %3.3 olarak belirlenmiştir. Sonuçta mipomersen yeni ve etkili bir tedavi yöntemidir.

*Frederick J Raal, Raul D Santos, Dirk J Blom, A David Marais, Min-Ji Charng, William C Cromwell, Robin H Lachmann, Daniel Gaudet, Ju L Tan, Scott Chasan-Taber, Diane L Tribble, JoAnn D Flaim, Stanley T Crooke “Mipomersen, an apolipoprotein B synthesis inhibitor,for lowering of LDL cholesterol concentrations in patients with homozygous familial hypercholesterolaemia: a randomised, double-blind, placebo-controlled trial” . Lancet 2010; 375: 998–1006

Yorum bırakın

Filed under Kolesterol