Monthly Archives: Ekim 2016

Hava Kirliliği Beyne De Geçiyor

industry-sunrise-clouds-fog-39553

“Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiriyorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor.” (https://burakuzel-md.com/2012/03/30/oturan-boga-analojisi/)

 

İnsanlık sürekli ilerliyor, ancak sevimli mavi gezegenimizi de hunharca sömürüyor. Hiçbir iyilik karşılıksız kalmadığı gibi, kötülük de karşılıksız kalmıyor. İnsan hava kirletiyor, hava da onun bedenini, hatta beynini kirletiyor; belki de Alzheimer yaparak kendisini daha da kirletmemesini sağlamaya çalışıyor.

 

Manyetit denilen güçlü manyetik özelliği olan demir karışımı mineraller 20 yıl önce ilk kez beyinde tespit edilmiştir. Manyetitlerin redoks aktivitesi, yüzey yükü ve güçlü manyetik özelliklerinden dolayı beyin üzerinde güçlü bir etkisi olabilir. Alzheimer hastalığına bağlı plaklarla manyetitlerin ciddi bir ilişkisi olduğu da daha önce yapılan çalışmalarda gözlenmiştir. Manyetitlerin burundan koku alma sinir ile beyne taşındığı da düşünülmektedir.

 

Bu çalışmada Alzheimer’ı veya benzer plakları olan yaşlıların beyinlerinde manyetit miktarı yüksek çıkmış olmasına rağmen, her hangi bir hastalığı olmayan genç Meksikalı kişide de yüksek çıkmıştır. Bu durumun Meksika’da hava kirliliğinin fazla olmasıyla alakalı olduğu düşünülmektedir.

 

Manyetit ile hava kirliliği yanma ile oluşmaktadır. Yani otoyol çevresindeyseniz bu tip kirleticilere maruz kalabilrisiniz. Ancak toner kartuşu gibi başka nedenlerle de oluşmaktadır.200nm’den küçük nanokürelerin doğrudan beyne ulaşabildiği de bilinmektedir.

 

Araştırmacının konuyla ilgili videosuna da https://youtu.be/dfXjeNxSYgA linkinden ulaşabilirsiniz.

 

https://en.wikipedia.org/wiki/Magnetite

Barbara A. Maher, et al. “Magnetite pollution nanoparticles in the human brain.” PNAS September 27, 2016 vol. 113 no. 39 10797-10801

 

Yorum bırakın

Filed under Genel

Arabesk Yaşam Hücreleri Yaşlandırıyor

pexels-photo-27040

 

Bazı insanlar vardır, çok özeldirler ve belki bizler gibi sıradan insanlar hayatları boyunca onları ya bir kez görür, belki de hiç… İşte o insanlardan bir tanesi Prof. Dr. Gökhan Demir’dir. Bizler internken yaptığı pratik dersleri unutmak mümkün değil. Bir insan bu kadar mı şevkle tıp anlatır, bu kadar mı tıp da dâhil çok şey bilir ve kültürlü olur. Sene 1997’de onkoloji servisinin asistan odasında bizlere anlattığı telomer hala kulaklarımdan çıkmıyor; TUS (tıpta uzmanlık sınavına) hazırlanırken her şeyi bildiğimizi zannettiğimiz dönemde aslında hiçbir şey bilmediğimizi göstermişti. Gökhan Abinin anlatımındaki büyüleyicilik, içeriğindeki zenginlik muhteşemdir.

 

Neyse, gelelim Gökhan Abinin kulağımıza yamadığı telomerlere ve ne işe yaradıklarına. Telomerler (https://burakuzel-md.com/2010/07/13/olumsuzlugun-sirri-telomerler/ ), hücrelerin bölünme özelliğini kontrol altında tutmaya yarayan, kromozomun ucunda bulunan DNA parçasıdır. Telomeri, bir iplik parçası olarak düşünün, hücreler her bölündüğünde bu iplikten bir parça kopmaktadır; iplik kalmayınca hücre tekrar bölünemeyecek ve yaşlanacaktır.

 

Telomerlerin boyunun kısa olması, hücrenin erken öleceğini göstermektedir. Bu noktada sağlıklı hücrede uzun telomerler daha iyidir sonucunu çıkarabiliriz. Telomer uzunluğu ise hem genetik, hem de çevresel faktörlerden etkilenmektedir. Peki, yaşanan sıkıntılar telomerlere etki eder mi?

 

Çocukluk çağında yaşanan sıkıntılar

 

Maddi nedenlerden dolayı yer değiştirmek

Ailenin maddi destek alması

Babanın işsizliği

18 yaş öncesi polisiye bir olaya karışmak

Sınıfta kalmak

Fiziksel şiddete maruz kalmak

Ebeveynleri alkol veya madde kullanımı

 

Erişkin çağda yaşanan sıkıntılar

 

Çocuğunu kaybedenler

Eşini kaybedenler

17 yaş sonrası doğal afete maruz kalmak

Ateşli çatışmaya katılmış olmak

Bir alkol bağımlısı veya ilaç bağımlısı ile her hangi zaman birlikte olmak

Eşi veya çocuğu ciddi hasta olanlar

Medicaid (yeşil kart gibi) almış olmak

Yemek yardımı almış olmak

 

Çocukluk çağında yaşanan sıkıntıların hayatı daha fazla etkilediği düşünülmektedir. Bu sıkıntılar tek tek araştırıldığında belirgin etki gözlenmese bile sıkıntıların toplamı problem yarattığı gözlenebilir. Bugün bahsedeceğim çalışmada ABD Sağlık ve Emeklilik Çalışmasına katılan 4598 kişi incelenmiştir.

 

Yaşanan tek sıkıntının telomer boyuna etkisi gözlenmemiştir. Tüm yaşam boyunca oluşan sıkıntıların toplamı ise kısa telomer olasılığını %6 arttırmaktadır. Bu istenmeyen duruma ise özellikle çocukluk çağında yaşanan sosyal/travmatik maruziyetlerin etkisiyle oluşmaktadır. Çocukluk çağında eklenen her sıkıntı, telomer boyunun kısa olma olasılığını %11 arttırmaktadır.

 

Sonuç

 

Sağlıklı yarınlar için çocukluk çağında yaşanan sıkıntıları minimize etmemiz gerekmektedir.

 

Not: Telomer boyunuzu öğrenmek isterseniz şu siteye (http://telomeredx.com/ )  göz atabilirsiniz.

 

Eli Puterman, et al. “Lifespan adversity and later adulthood telomere length in the nationally representative US Health and Retirement Study”. PNAS, October 18, 2016  E6335-E6342

vol. 113 no. 42

 

Yorum bırakın

Filed under Genel