Tag Archives: hava kirliliği

Eve Hava Temizleme Cihazı Almalı Mıyız?

Eve Hava Temİzleme Cİhazı Almalı Mıyız_

Mikdat Kadıoğlu Hocamızı (@Mikdatca ) ilgiyle takip ediyorum; zaman zaman bizlerle paylaştığı ev içi hava kalitesi ölçen cihazının verilerinden, evlerimizin hava kalitesinin pek de parlak olmadığını görüyoruz. Her sabah evden çıkarken plume isimli ücretsiz uygulamadan hem güzel şehrimizin hava kalitesine bakıyorum, hem de dünyadaki diğer şehirlere. Mesela Norveç Bergen genellikle tertemiz hava solurken, Yeni Delhi, Pekin zehir soluyor. Çin’in durumu vahim ötesi; Mars’da yaşama hazırlık yapıyorlar gibi duruyor; aşırı ilerleme, aşırı ucuz üretim sevdası aşırı yıkıma neden oluyor. Tabii ki havadaki zerreciklerin hepsi insan kaynaklı değil, en fazla kısmını okyanuslardan gelen deniz suyu spreyi oluşturuyor, fakat bizlerin yarattığı kirlilik de azımsanmayacak kadar çok.

Hava kirliliği çok basit bir sağlık problemi değil; örneğin sağlığınıza dikkat etmek için bindiğiniz bisiklet de hava kirliliğine maruziyeti arttırıp, ölüm riskini arttırabiliyor. Bunun dışında özellikle hafta sonlarının geçtiği AVM’ler, çalıştığımız kurumların hava kalitesi de bence çok parlak değil. Akdeniz Üniversitesinde yapılan bir çalışmada eski klima sistemi ile yeni klima sistemin karşılaştırılmasında, yenisinde partikül oranı 4’de bir azaldığı gözlenmiş. Yani kurumlardaki iklimlendirme sistemlerinin de belirli aralıklarla bakımı veya yenilenmesi de gerekiyor.

Hava kirliliği, enteresan bir şekilde sadece solunum yollarını etkilemiyor, tansiyon ve şeker üzerine de kötü etkileri var. Hatta beyne kadar sızabiliyor.

Bugün sizlerle paylaşacağım çalışma Amerika’da yapılmış ve düşük gelir grubu için yapılan sitedeki insanların evlerine küçük, portatif hava filtreleme cihazı konulmuş. Site Detroit şehrinde bulunmakta ve 100 metre ötesinde günde 21.900 araç geçen bir yol ve 800 metre ötesinde 133.000 araç geçen başka bir yol var.  Çalışmaya alınan grupta sigara içilmiyor.

İlk grubun evine konulan cihaz herhangi bir filtreleme yapmıyor, ikinci gruba konulan düşük verimli HEPA filtreleme 2.0 μm çapındaki parçacıkların %99.0’ını filtrelerken, yüksek verimli gerçek HEPA filtresi daha da küçük (0.3 μm) çaplı parçacıkların %99.97’sini filtreliyor. Genel sağlık açısında 2.5 μm düşük parçacıklar akciğerin derin dokularına (alveollere) kadar ulaşabiliyor, daha büyük parçacıklar burun ve boğaz tarafından filtrelenebiliyor.

 

Kişisel PM2.5 maruziyeti

Filtreleme yapmayan cihazla ortalama 15.5 μg/m3

Düşük verimli HEPA filtreme ile 10.9 μg/m3

Yüksek verimli HEPA filtreleme ile 7.4 μg/m3

 

Tansiyonda Düşme

Düşük verimli HEPA filtreme ile 3.4 mmHg

Yüksek verimli HEPA filtreleme ile 2.9 mmHg

 

Eve Gidecek Sonuç

1800’lü yıllarda yaşamış Kızılderili Şef Oturan Boğa’nın sözünü anımsayalım: “Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiriyorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor.”

Sonumuz Darth Vader’a benziyor, filtresiz nefes alamayacak bir  geleceğe hızla yaklaşıyoruz.

 

http://www1.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/a07b6ff3930910b_ek.pdf?tipi=..

https://burakuzel-md.com/2016/04/05/hava-kirliligi-insulin-direnci-yapiyor-sekeri-yukseltiyor/

https://burakuzel-md.com/2016/10/28/hava-kirliligi-beyne-de-geciyor/

https://burakuzel-md.com/2011/08/15/bisiklet-kullanmanin-yarar-ve-zararlari/

http://www.itunovatto.com.tr/tr/hakkinda/yurutulen-projeler/hava-kirliligi-olcumunde-mobil-yontemler_2472

https://www.academia.edu/20686868/T%C3%BCrkiye_Genelinde_Hava_Kirlili%C4%9Finin_Ana_Bile%C5%9Fenler_Analizi

Masako Morishita, et al. “Effect of Portable Air Filtration Systems on Personal Exposure to Fine Particulate Matter and Blood Pressure Among Residents in a Low-Income Senior Facility A Randomized Clinical Trial”. JAMA Intern Med. doi:10.1001/jamainternmed.2018.3308

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları, Genel, Genel Sağlık, Hipertansiyon

Hava Kirliliği Beyne De Geçiyor

industry-sunrise-clouds-fog-39553

“Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiriyorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor.” (https://burakuzel-md.com/2012/03/30/oturan-boga-analojisi/)

 

İnsanlık sürekli ilerliyor, ancak sevimli mavi gezegenimizi de hunharca sömürüyor. Hiçbir iyilik karşılıksız kalmadığı gibi, kötülük de karşılıksız kalmıyor. İnsan hava kirletiyor, hava da onun bedenini, hatta beynini kirletiyor; belki de Alzheimer yaparak kendisini daha da kirletmemesini sağlamaya çalışıyor.

 

Manyetit denilen güçlü manyetik özelliği olan demir karışımı mineraller 20 yıl önce ilk kez beyinde tespit edilmiştir. Manyetitlerin redoks aktivitesi, yüzey yükü ve güçlü manyetik özelliklerinden dolayı beyin üzerinde güçlü bir etkisi olabilir. Alzheimer hastalığına bağlı plaklarla manyetitlerin ciddi bir ilişkisi olduğu da daha önce yapılan çalışmalarda gözlenmiştir. Manyetitlerin burundan koku alma sinir ile beyne taşındığı da düşünülmektedir.

 

Bu çalışmada Alzheimer’ı veya benzer plakları olan yaşlıların beyinlerinde manyetit miktarı yüksek çıkmış olmasına rağmen, her hangi bir hastalığı olmayan genç Meksikalı kişide de yüksek çıkmıştır. Bu durumun Meksika’da hava kirliliğinin fazla olmasıyla alakalı olduğu düşünülmektedir.

 

Manyetit ile hava kirliliği yanma ile oluşmaktadır. Yani otoyol çevresindeyseniz bu tip kirleticilere maruz kalabilrisiniz. Ancak toner kartuşu gibi başka nedenlerle de oluşmaktadır.200nm’den küçük nanokürelerin doğrudan beyne ulaşabildiği de bilinmektedir.

 

Araştırmacının konuyla ilgili videosuna da https://youtu.be/dfXjeNxSYgA linkinden ulaşabilirsiniz.

 

https://en.wikipedia.org/wiki/Magnetite

Barbara A. Maher, et al. “Magnetite pollution nanoparticles in the human brain.” PNAS September 27, 2016 vol. 113 no. 39 10797-10801

 

1 Yorum

Filed under Genel

Şeker ve Hava Kirliliği

Before the Air Pollution Control Act of 1955, ...

Image via Wikipedia

Zaman zaman sabahları işe yürüyerek giderim. Özellikle kış mevsiminde hava kirliliği o kadar yoğun oluyor ki, bu yürüyüşlerde maske takma ihtiyacını duyuyorum. Yoksa, akciğerlere kirleticiler doluyor (bu durumu da yanlış anlayarak akciğer filmi çektirmiş, sonrasında yürüyüş yaptığım gün siyahımsı balgam çıkarttığımı anlamıştım). Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Bisiklet Kullanmanın Yarar ve Zararları

Foto de la bicileta Bicing de Barcelona

Image via Wikipedia

İlkbaharda eskrim müsbakası için gittiğim Kopenhag’da, havanın oldukça soğuk olmasına rağmen, insanların çoğunluğunun bisiklet kullanması beni şaşırtmıştı. Kopenhag’da gece, gündüz, soğuk, sıcak, yağmur, kar bisiklete binilmesinin aslında birkaç sebebi var. Bunlardan birincisi, sağlık; ikincisi bu bir devlet politikası- daha yeşil bir çevre- daha sağlıklı insanlar. Bu konuda yapılan çalışma ise şöyle, kent merkezinde sarı renkli şehir bisikletlerini, merkezden çıkmamak kaydıyla istediğiniz süre kullanabiliyorsunuz. İkincisi yollarda bisiklet üstünlüğü var; işte bu ülkemizde pek olacak bir şey değil gibi gözüküyor; sürücülerimiz vahşi ormanda yaşam mücadelesi yaptığını düşünüp, emniyet şeridinde cirit atıp, girilmezden girip, dönülmezden döndüğü için; buna mukabil trafik düzenleyicilerin bunları es geçip, hastanenin önünden- evinizin önünden arabanızı çekmeye öncelik verdiğinden, ülkemizde bisiklete şehir içinde binmek bu nedenlerden dolayı riskli gibi durmaktadır. Okumaya devam et

8 Yorum

Filed under Genel

Kalp Krizini Tetikleyen Faktörler

Akut myokard infarktüsü (Akut MI) veya kalp krizi çeşitli faktörler tarafından tetiklenebilir: bunlar arasında fiziksel egzersiz, stresli durumlar, ağır yemekler, veya hava kirliliği bulunmaktadır. Ancak bu tetikleyen durumların önemi ve ilişkisi bilinmemektedir.

Bu çalışmada 36 epidemiyolojik çalışma değerlendirilmiş ve çeşitli tetikleyen durumlar incelenmiştir. Oddların oranına bakıldığında en yüksekden en aza göre sıralama: kokain kullanımı, ağır yemek, marijuana içilmesi, negatif duygular, fiziksel egzersiz, pozitif duygular, kızgınlık, cinsel ilişki, trafiğe maruz kalmak, solunum enfeksiyonları, kahve içimi, hava kirliliği şeklindedir.

Popülasyona bağlı kısım, oddların oranı ve maruz kalmanın prevalansında göre hesaplandığında ise:

1. Trafiğe maruz kalma (7•4%),

2. Fiziksel egzersiz (6•2%),

3. Alkol (5•0%),

4. Kahve (5•0%),

5. Hava kirliliği (PM10’da 30 μg/m3 fark) (4•8%),

6. Negatif duygular (3•9%),

7. Kızgınlık (3•1%),

8. Ağır yemek (2•7%),

9. Pozitif duygular (2•4%),

10. Cinsel ilişki (2•2%),

11. Kokain kullanımı (0•9%),

12. Marijuana kullanımı(0•8%)

13. Solunum enfeksiyonları (0•6%).

Bu sonuçlara bakılınca İstanbul’un trafiğinde hayatta kalmanın ne kadar zor olduğu ortaya çıkıyor.

Tim S Nawrot, et al. “Public health importance of triggers of myocardial infarction: a comparative risk assessment”. The Lancet, Volume 377, Issue 9767, Pages 732 – 740, 26 February 2011

Yorum bırakın

Filed under Genel

Astım Neden Olur ve Kimler Risktedir?

Astım Neden Olur?

Astım kesin nedeni blinmemektedir. Genetik faktörler ve çeversel etkilerin astım oluşumunda etkili olduğunu düşünmekteyiz. Bu faktörler:

  • Alerji gelişimine yatkınlık (atopi)
  • Astımı olan ebeveynler
  • Çocukluk sırasında geçirilen belirli solunum yolu enfeksiyonları
  • Bağışıklık sisteminin geliştiği erken çocuklukta havadaki allerjenlerle temas veya bazı viral enfeksiyonlar

Eğer ailenizde astım veya atopi varsa, havadaki allerjenler (örneğin ev toz maytları, hamam böceği, kedi köpek kepeği) ve irritanlar ( örneğin sigara dumanı) havayollarınızı daha reaktif hale getirebilir.

Astım oluşmasındaki faktörler hastadan hastaya değişmektedir, yani herkes için aynı değildir.

Astım için Kimler Risktedir?

Astım tüm yaş gruplarını etkilmektedir, ancak hastalık çoğunlukla çocukulukta başlamaktadır. Sık wheezingli solunum yolu enfeksiyonu geçiren ve allerjisi, egzeması veya ailesinde astım olan çocuklar astım gelişmesi açısından en riskli grup içindedirler.  Çocuklar arasında erkek çocuklarda kızlara göre daha sık astım görülmektedir. Fakat erişkinlerde  durum tam tersidir, kadınlarda daha sık astım gelişmektedir. Bu durum nedeni bilinmemektedir.

Tümü olmamakla beraber astımı olanların çoğunda allerji de vardır.  

Bazı bireyler çalıştıkları ortamlarda maruz kaldıkları kimyasal irritanlar veya endüstiriyel tozlar da astım yapabilmektedir.

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

KOAH’ın Nedeni Nedir?

KOAH’lı hastaların çoğunun  akciğer ve havayollarında oluşan hasarlar, uzun süre akciğerlerin tahriş edicilere maruz kalmakla oluşmaktadır.

Akciğer tahrişine en sık sebep olan ise sigara dumanıdır. Pipo, puro, nargile de KOAH’a neden olabilmektedir. Pasif içicilik de akciğerleri tahriş edebilir ve KOAH’a neden olabilir.

Kirli hava solumak ve kimyasal duman veya toza maruz kalmak da KOAH’a neden olabilir.

Alfa-1 antitripsin eksikliği nadir görülen bir genetik hastalıkdır. Bu hastalığı olanlarda KOAH gelişebilir.

Kim KOAH Gelişmesi Açısından Risktedir?

KOAH’da en temel risk faktörü sigaradır. KOAH’ı olan hastaların çoğu ya sigara içiyor ya da içmişlerdir. Ailesinde KOAH olan kişi, sigara bağımlısı ise kendisinde KOAH gelişme riski daha da artmıştır.

Akciğerleri tahriş eden diğer maddelere uzun süre maruz kalmak da KOAH açısından risk oluşturmaktadır. Bunlara örnek olarak hava kirliliği, çalışılan ortamda bulunan kimyasal toz veya duman gösterilebilinir.

KOAH’ı olanhastalarda semptomlar 40 yaşından sonra belirmeye başlamaktadır. Sık olmamakla birlikte 40 yaş altında da KOAH görülebiri, ancak bu durumda alfa 1 antitripsin eksikliği gibi diğer nedenler aranmalıdır.

KOAH’ın İşaretleri ve Semptomları Nedir?

  • Devam eden öksürük veya çok miktarda balgam üreten öksürük (“sigara öksürüğü” olarak da adlandırılmaktadır)
  • Özelikle bedensel aktivite esnasında oluşan nefes darlığı
  • Wheezing (hırıltılı solunum)
  • Göğüs darlığı

*http://www.nhlbi.nih.gov/health/dci/Diseases/Copd/Copd_WhatIs.html

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

KOAH-Kronik Bronşit ve Amfizem

KOAH Nedir?

KOAH, dün de bahsettiğimizi gibi kronik obstrüktif akciğer hastalığının kısaltılmış adıdır. Bu hastalık ilerleyici doğada olup nefes almayı zorlaştırmaktadır. “İlerleyici” demek, hastalık zaman geçtikçe daha kötü olacak anlamında kullanılmaktadır

KOAH’lı hastalar bol miktarda balgam çıkartmaktadırlar. Ayrıca nefes darlığı, hırıltılı solunum (wheezing), göğüs ağrısı ve başka şikayetler de olabilir.

KOAH’ın en sık sebebi sigaradır. KOAH’ı olan hastaların çoğu ya hala sigara içiyorlardır, ya da daha önce içmişlerdir. Uzuzn süreli akciğerleri rahatsız edici, hava kirliliği, kimyasal duman ve toz da KOAH gelişimine katkıda bulunabilir. Bunlara ek olarak Sarıkamış’da askerlik yaparken kadınların kullandığı fırınların da KOAH’a neden olduğunu gözlemlemiştim.

Genel Bakış

KOAH’ı anlamak için akciğerlerimizi nasıl çalıştığını anlamamız gerekmektedir. Burun veya ağzımızdan aldığımız hava önce gırtlak, sonra ana soluk borusu olan trakeadan geçmekte, sonrasında her iki akciğere giden ana bronşlara ayrılmaktadır. Bronşlar küçülerek devam etmekte ve en sonunda hava ile kanın alışverişini sağlayan kesecikler (alveol) gelmektedir. Bu havayolları ve hava kesecikleri elastiktir. Nefes aldığınızda bu kesecikler balon gibi şişmekte, nefes verdiğinizde de sönmektedir.

KOAH’da havayollarından daha az hava girip çıkmaktadır. Bunun nedeni:

  • Havayolları ve hava kesecikleri elastiklik özelliğini kaybetmiştir.
  • Havayollarının duvarı kalınlaşmış ve şişmiştir.
  • Balgam daha fazladır ve havayollarını tıkamaktadır

Yarın devam edecek…

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları