Monthly Archives: Mart 2013

Herşeyin Başlangıcı (devam)

-“Aslında ne istediğimi hem çok iyi biliyorum, hem de hiç bilmiyorum. Yemesem takatsiz, güçsüz hissediyorum, hele de çocuklar küçükken ne kadar koşturuyordum, temizlik bir yandan öğle yemeği, akşam yemeği öbür yandan.”

 

Fatma Hanım sadece kadınlığını yaşamamış değildi, insanlığını da yaşayamamıştı. Hayat yabancı bir film gibi akıp geçiyordu ve sadece bu filmin resimlerini görebiliyordu, konuşmaların hiç birisini anlayamıyordu. Ne kendini anlayabiliyordu, ne kaynanasını, ne de kocasını… Yaşamı bir boşlukta geçiyordu, sona doğru yavaşça gitmesi gereken, ancak kendi istediklerinin hiç birisinin olmadığı bir sıkıntı hissi. Bu filmin sonu gelse, daha güzel ve benim anlayabileceğim bir film başlayacak diye kendini avutuyordu. Ama bu filmin sonu hiç gelmiyordu. Anlamaya çalışıyordu, anlamaya çalışıyordu, hatta bazen az sayıda olan arkadaşlarına soruyordu, ama onlardan da fayda yoktu. Çocuklarının bu yüzden okumalarını çok istiyordu, belki kendi cehaletine onlar yardım edebilirdi. Derinden gelen bir öfkesi vardı ve onu bastırmalıydı: yoksa iyi ana olamazdı, kimse de saygı göstermezdi. Kaynanası her şeyin başı saygı derdi. Saygı olmadan sevgi de olmaz derdi. Fatma Hanıma göre ne saygı vardı ne de sevgi; sadece kuru bir öfke, bir bıkkınlık, bir yenilmişlik, bir cehalet.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under ustalık yolu

Herşeyin Başlangıcı

Bir arıyı kibarca elinize alın ve kibarlığın sınırlarını öğrenin

Sufi Atasözü

 

-“Şimdi de bir başka doktor. Kırk küsür yıllık hayatımda gördüğüm doktor sayısı, bir hemşirenin hastanede gördüğü doktor sayısını geçmiştir.”

 

Fatma Hanım, Tokat Reşadiye’li. Ölmek istiyor, ama onu da beceremiyor. Söylemek istiyor, kelimeleri bulamıyor, o yüzden yiyor da yiyor.

 

-“Yiyince bir an ferahlıyorum. Allahın cezası kaynanamı görüyorum, o kadar çok şey söylemek istiyorum ki ona. Allahın cezası kadın, kara kargalar gibi çöktün evimin üzerine, bi rahat ettirtmedin, hep baskı yaptın, hep baskı yaptın. Neymiş kadın kısmısı söyle olmalıymış, çocuk böyle yetişmezmiş, yemek tuzluymuş. Hele o bakışları var ya, üstten üstten… Yemek yapar ayağına götürürüm, temizliğini bile ben yaparım, ama nafile…”

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under ustalık yolu

Diyet ve Depresyon: Çözüm Nedir?

İnsanların en büyük sıkıntısı hedeflerinin olmamasıdır. Eğer geçerli bir hedefiniz yoksa, boşlukta avere dolaşmak zorunda kalırsınız. Geçerli hedefler arasında da mutluluk ve para bulunmamaktadır. Ancak ve ne yazık ki bir kısım insan da hedeflerine mutluluğu ve parayı koyup, bu hedeflere de ulaşamamaktadır.

 

Mutlu olmak için yiyecek tüketmek de benzer şekilde hedefi ıskalatmakta ve kişiyi depresyona sokmaktadır. Beynimiz, şahsımıza ait bir organ olsa da, bir makine olduğunu unutmamalı ve klavuzuna uygun davranmalıyız.

 

Fareler ve İnsanlar

Evine fare girenler bilir (bizimkisine girdiği için ben biliyorum); inanılmaz akıllı hayvanlardır. İşte bu yüzden de psikolojik testler fareler üzerinde sıklıkla yapılır. Bugün bahsedeceğim çalışma, lezzetli ve fazla yağlı diyetin (FYD) depresyon benzeri davranışlara etkisi ve beynin ödül yolunda yarattığı biyokimyasal değişiklikleri araştırmaktadır. Bu çalışma aynı zamand diyetle gelişen obeziteye bağlı depresyon gelişimine neden olannöral yolu da anlamaya yönelik yapılmıştır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Çanakkale

20130318-221440.jpg

Yorum bırakın

Mart 18, 2013 · 10:15 pm

Kalp Masajı Yapılırken Orada Olmak İster Misiniz?

English: CPR training

CPR eğitimi(Photo credit: Wikipedia)

Hastaneye geldiğiniz zaman bir grup doktor, hemşire ve yardımcı sağlık personelinin hızla bir odaya girdiğini görmüşsünüzdür. Peki, bu hayatı tehdit eden acil durum bir yakınınızın başına gelmişse, odada kalıp olan biteni izlemek mi isterdiniz, yoksa dışarıda beklemek mi?

CPR, kardiyopulmoner resusitasyon kelimlerinin kısaltmasıdır ve ilkyardımın ilk 3 elementi olan havayolunun açıklığının sağlanması, solunumun ve dolaşımın devamının tıbbi olarak sağlanmasını tarif etmektedir. Yaşamın devamlılığın sağlanması için bu bağlamda çeşitli invazif işler de yapmamız gerekebilir: örneğin havayolunun sağlanması için soluk borusuna tüp takılması, kalpte ciddi ritm problemi varsa elektroşok uygulamak gibi. Bu tip invazif işlemlere bizler son derece alışık olsak da, hasta yakınlarının psikolojik olarak ne kadar etkileneceği, sürece müdahale edip etmeyecekleri araştırılmamıştır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

Gandi’ye Göre Yedi Günah

20130314-103748.jpg

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

Şeker ve Uyku

English: The blue circle is the global symbol ...

English: The blue circle is the global symbol for diabetes, introduced by the International Diabetes Federation with the aim of giving diabetes a common identity, supporting existing efforts to raise awareness of diabetes and placing the diabetes epidemic firmly in the public spotlight. (Photo credit: Wikipedia)

Sağlık aşırılıkları sevmiyor, azı da cezalandırıyor, çok olanı da cezalandırıyor, ortaya karar kılıyor.

Çalışma

20 yaşının üzerindeki 4870 tip 2 şeker hastalığı olan Japon çalışmaya alınmıştır. Uyku süreleri 4,5 saat, 4,5-5,4 saat, 5,5-6,4 saat, 6,5-7,4 saat, 7,5-8,4 saat ve 8,5 saatten fazla olmak üzere değerlendirilmiştir.

HbA1c’nin en iyi olduğu uyku süresi 6,5-7,4 saat uyuyanlar arasında bulunmuştur. Az uyku da, çok uyku da HbA1c seviyesini yükseltmektedir. Benzer etkileşim obeziteyle de bulunmuştur.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Bu Dönemlerde Hekim Olmak

Esasında yeni sistemle, eski sistem arasında etik açıdan herhangi bir değişim yok. Etik kodları düzgün çalışmayan insanlar, yeni düzenin boşluklarını kullanırken; bizim gibi etik kodları düzgün hekimler de hastalarına eskiden olduğu gibi ilgi ve şefkatle bakmaya devam ediyor.

Yeni Sistem

Yeni sistemin halkımız için getirisinin büyük olduğu aşikar: hatırlayın, bundan 10 yıl önce İstanbul’da SSK’lı hastaların gidebileceği ve bu hastaların ilaçlarını alabilecekleri yerler sınırlıydı. Bu noktada atılacak herhangi bir adım, bir öncesinden kötü olamazdı da.

Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Genel