Monthly Archives: Nisan 2020

Sıvı Biopsi ve Belirteçler Kanser Taramasında İşe Yarıyor Mu?

Kanserin tedavisinde erken evrede tespit edilmesi son derece önemli olduğu konusunda hem fikiriz; ancak bedene verdiği zararı az olan, ucuz, gerçekten erken evrede kanseri yakalayabilecek bir teknoloji yi de geliştirmemiz gerekiyor. Aklımıza gelen en basit çözüm ise kan testi yapmak. Bu şekilde kişi ne mammografi, ne kolonoskopi, ne de smear testi gibi zaman alıcı işlemlere girmemiş oluyor. Kan testinde nelere bakılabilir diye düşündüğümüzde:

  1. Kanda tümör belirteçlerine bakmak,
  2. Kanda tümörün DNA’sı tespit etmek, ki bu yönteme sıvı biopsi de deniyor.

Teorik olarak her ikisi de mümkün, ama pratikte her şey düşünüldüğü gibi olmuyor; örneğin tümör belirteçlerinin normal olduğu kanser hastaları da olduğu gibi, anormal sonucu olup kanseri olmayan sağlıklı bireyler de var.

Kanda dolaşan tümör DNA’sının tespiti de o kadar kolay değil, çünkü tümörün genetik kodu kişinin kendi DNA’sı aynı aslında,  çeşitli mutasyonları (genetik kodda değişiklikler) tümör DNA’sında tespit etmek gerekiyor. Tabii her iki yönetimi kombine de edebiliriz.

Bu konudaki bilgimizi arttırmak için yapılan bugün bahsedeceğim bu çalışmada 9941 kanser olmadığı bilinen 69 yaş ortalaması olan birey taramaya alınıyor ve kan testinde tümör belirteçleri veya dolaşan tümör hücresi DNA mutasyonuna bakılıyor.

Kanda belirteç ve tümör DNA’sı 9421 kişide tespit edilmiyor. Bu insanların daha sonra yapılan normal tarama testlerinde (mammografi, kolonoskopi gibi) ise 67 (%0,7) kanser vakası tespit ediliyor.

Kan testi (tümör belirteci, tümör DNA’sı) 490 kişide pozitif çıkıyor ve doğrulayıcı ikinci bir teste ihtiyaç duyuluyor.

134 hastada konfirme diliyor ve bu kişilerin 26’sında (%19) kanser tespit ediliyor. Bunu şöyle de düşünebilirsiniz, check-up’a gidiyorsunuz ve tarama testiniz pozitif çıkıyor ve sizden ek test isteniyor. Ama ilk kan testinde pozitif çıkanların %5’i kanser.  Ayrıca yanlış pozitiflikten dolayı 63 kişiye gereksiz PET/CT çekilmiş (yani fazladan radyasyon almış) ve 19’una minimal invazif işlem (biopsi gibi) yapılmak zorunda kalınmış.

Yani böyle bir teste girdiğiniz zaman (65-75 yaş arasında kadınsanız);

Pozitif çıkarsa %5 kansersiniz, ama %19 kanser olmadığınız halde canınız yanabilir (biopsi, radyasyon).

Negatif çıkarsa da %0,7 kanser olabilirsiniz.

Bu veriler ışığında karar sizin…Ben şimdilik bu taramanın biraz daha geliştirilmesini bekleme taraftarıyım.

https://science.sciencemag.org/content/early/2020/04/27/science.abb9601

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Tansiyonunuz Çıldırdı Mı?

Korona günlerinde insan ister istemez strese giriyor. Vücudumuz, sanki vahşi bir ormanda yırtıcı bir hayvanla karşılaşmışçasına tepki veriyor; savaş veya kaç reaksiyonuna hazırlık için adrenalin ve benzeri hormonlar en üst noktalara çıkıyor. Tabii bu da tansiyonu yükselme eğilimine itiyor. Tansiyon yükseldikçe, kişinin gerginliği daha da artıyor; bir de hastaneye gitmeye korkup evde bekleniyor. Benim tavsiyem bu noktada, eğer tansiyonlarınızda oynama bu kadar fazlaysa, ilk olarak hekiminize danışın.

Ne Zaman Hastaneye Gitmeliyiz?

Tansiyonunuz 180/110 mmHg üzerindeyse, veya

göğüs ağrısı,

nefes darlığı,

bir tarafınızda uyuşma-güç kaybı

bilinç değişikliği

görmede azalma

idrar miktarında azalma olursa artık bir hastaneye gitme zamanınız gelmiş demektir;

Koronadan korkup bu acil durumu da ihmal etmemenizi öneririm. Geçtiğimiz hafta appendiksi patlamış hastalarımız 4 gün gecikmeyle geldi; her koşulda korkularla değil, akılla hareket etmemizin daha önem arz ettiği zamanlar bunlar.  

Hipertansiyonla İlgili Genel Bilgiler

Hipertansiyon genellikle ciddi fiziksel zarar yoksa belirti vermez. Bu nedenle hipertansiyona “sessiz katil” denilir. Yüksek kan basıncının zararı başlamadan önce tespiti önemlidir.

Tansiyon ölçümü sfingomanometre de denilen tansiyon ölçüm cihazları ile yapılır. Atardamarlardaki atımları dinlemek için stetoskop kullanılır. Kan basıncını kaydetmek için milimetre cıva cinsinden 2 sayı kullanılır, örneğin 120/80 mm Hg.

İlk sayı sistolik basınçtır ve kalp kasıldığında atardamardaki maksimum basıncı gösterir.

İkinci sayı diastolik basınçtır ve kalbin kasılmalarının arasındaki en düşük basıncı gösterir.

Eğer sistolik basınç 140 veya üstü, veya diastolik basınç 90 veya üstü ise hipertansiyon vardır. Normal kan basıncı sistolikde 120’nin altı ve diastolikte 80’nin altıdır. 120/80 ile 140/90 arasındaki kan basıncına pre-hipertansiyon (hipertansiyon başlangıcı) denilmektedir.

45-64 yaşı arasındaki insanların %90’ın geri kalan hayatlarında yüksek tansiyon gelişecektir.

20 yaş ve üzeri bireylerin %25’inde pre-hipertansiyon , %33’ünde hipertansiyon vardır

5 bireyden biri, yüksek tansiyon hastası olduğunu bilmemektedir

 HİPERTANSİYONDAN KORUNMA VE TEDAVİSİ

Doktorunuza düzenli olarak muayene olun ve tansiyonunuzu ölçtürün. Hipertansiyon her zaman önlenemezse de aşağıdaki adımlar tansiyonunuzu düşürmenize yardımcı olabilir.

Sigarayı bırakın.

Fazla kilolarınızdan kurtulun ve sağlıklı az tuzlu, az yağlı diyet uygulayın.

Fiziksel olarak aktif kalın ve doktorunuzun gözetiminde egzersiz planı geliştirin.

Alkol alımı kadınlar için günde 1 içki, erkeklerde günde 2 içkiyi aşmamalıdır.

Eğer hipertansiyon geliştiyse ilaçlar her gün alınmalıdır. Doktorunuz size uygun tedaviyi önerecektir.

4 Yorum

Filed under Hipertansiyon

Başarılı Sporcularda Akıl Sağlığı

Güzel ülkemize ve gezegenimize korona virüs musallat olalı, tek derdimiz haliyle bu hastalık ve yarattığı katastrof. İnsanın en önemli özelliği adaptasyon gücü ve aklını kullanması. Bu salgının 1 ay içinde azalacağını, Eylül gibi ikinci bir dalga da oluşturacağını, yine aynı aylarda aşılamanın başlayacağını ve nihayetinde mevsimsel influenza gibi olacağını tahmin ediyorum. Bu salgın durumunu şahsi olarak algılamamamız ve bu özel şartlara adapte olmamız, akıl sağlımızın korunması açısından da önemli; çünkü her kışın ardı bahar gelir, ancak bahar geldiğinde akıl sağlımızın kışta kalmaması için de mücadele etmemiz gerekiyor.

Korona günlerinde hayatımın iki işimden bir tanesini, yani hekimlik görevime devam ederken, spor görevime eskrim salonunda ve dojoda devam edemiyorum, ama bunun yerine bahçede maskeyle ip atlıyor, evde beden egzersizleri yaparak günlük rutinime, bir başka şekilde devam ediyorum. Size de aynısını  tavsiye ediyorum.

Bugün bahsedeceğim çalışma İsveç’te yapılmış ve milli takım ve spor bursu alan sporcular araştırılmış. Ortalama yaşı 24 olan 333 sporcu çalışmaya katılmış.

Akıl Sağlık Problemi (ASP): 2 haftadan uzun süren , yaşam kalitesini, işte-sosyal aktivitelerde-hayatın önemli alanlarında bozukluk yaratan psikiyatrik ve psikolojik bozukluk olarak tanımlanmış.

Sporcuların %51’i hayatları boyunca akıl sağlığı problemi geçirdiği (kadınlarda  %58, erkeklerde %42),

İlk akıl sağlığı bozukluk (ASP) atağının 19 yaşında olduğu

Bu atakların sık olduğu (%47)

ASP geçiren adın sporcuların %37’sinin, erkek sporcuların  %16’sının destek aldığı. Yani erkeklerin çok az destek aldığı gözlenmiş.

Sonuç

Sporcularda  akıl sağlığı problemlerinin sık olduğu gözlenmiştir.

Bu problemlerin tespiti için tarama testlerinin yapılması, problem yaşayan sporculara profesyonel destek verilmesi uygun olacaktır. Hem antrenörlerin, hem de ailelerin bu konuda uyanık olması gerekiyor.  

Akesdotter C, Kentt ˚ a G, Eloranta S, Franck J, The prevalence of ¨Mental Health Problems in elite athletes, Journal of Science and Medicine in Sport (2019), doi: https://doi.org/10.1016/j.jsams.2019.10.022

1 Yorum

Filed under Akıl ve Ruh