Monthly Archives: Ekim 2014

Mers-Cov ve Ebola Hakkında Gazeteci Burçin İvren’in Merak Ettikleri

  • Olası Ebola salgını ve Mers-CoV alarmı, medyada çeşitli şekillerde incelendi. Ebola virüsü şüphesi nedeniyle karantinaya alınan insanlar ve hastaneler oldu. Mers-CoV nedeni ile ise kanıtlanmış toplam bir vaka gerçekleşti. Mers-CoV ve Ebolaya karşı; devletin ilgili kurumları ne tür önlemler alıyor-almalıdır?

Ebola virüsü enfeksiyonu Afrika’da hızla ilerliyor; bu aslında bu bölgelerin gelişmemiş olmasından kaynaklandığı kadar, o bölgelerdeki idari yapının zayıflığından da kaynaklanıyor. Bunun üzerine bir de doğanın insan tarafından tahribi nedeniyle yaban hayvanlarıyla, insanların daha yakın olmasını, yine global ısınma nedeniyle kurak havaları da katarsanız önümüzdeki yüzyılda benzer salgınları ve doğa olaylarını daha sık göreceğimiz de aşikar.

Bu tip salgın vakalarında, en önemli şey bu sürece hazırlıklı olmak ve indeks vakayı hızlı tespit edip izolasyonunu sağlamak. Eğer Afrika’da olduğu gibi ipin ucu elden kaçarsa domino gibi bütün taşlar da yıkılır. Bu salgının nasıl başladığından bahsedeyim:

Ebola virüs enfeksiyonu doğada meyve yarasalarında ve primatlarda bulunmaktadır. Bunlarla temas eden insanlara bulaşmakta ve insandan insana da geçmektedir.

Gine’de ilk ölen vakanın şikâyetleri (ateş, kusma, siyah renkli ishal) 2 Aralık 2013’de başlamış ve hasta 6 Aralık’ta kaybedilmiştir. Bu ilk vakanın kız kardeşinde 25 Aralık 2013’de aynı şikâyetler başlamış, 29 Aralık 2013’de kaybedilmiştir. Bu vakanın annesi, ananesi, hemşire, köyün ebesi, köyün ebesine bakan akrabası da benzer zamanlarda kaybedilmiştir.

İlk vakanın ananesinin cenazesine katılan kız kardeşi ve başka bir katılan da bir süre sonra hastalık gelişmiş ve bu vakalar da kaybedilmiştir.

Son veriler göre Afrika’da vaka sayısı 10.000’e ulaşmıştır. Hastalığa yakalananlarda ölüm riski %90’lara ulaşsa da bu kayıpların çoğu, o bölgedeki tıbbi yetersizliklerden kaynaklanmaktadır.

Mers-CoV enfeksiyonu ise insandan insana bulaşabilmekte, ancak bu bulaşma yakın temasla olmaktadır. Doğadaki rezervinin develer olduğu düşünülmektedir. Hastalığın öldürücülüğün %30 olduğu bildirilmektedir.

Devletin bu konuda kriz eylem planı vardır ve çeşitli hastaneler bu hastalığın tedavisi için yetkilendirilmiştir. Önemli olan ilk vakanın hızlıca tespiti ve izolasyonudur.

  • Virüs şüphesi ile hastanelere yatırılan insanlara karşı, sağlık çalışanları da risk altında mıdır? Sağlık çalışanları nelere dikkat etmelidir?

Hem Ebola virüs enfeksiyonunda, hem de Mers-CoV’da en büyük risk altında olanlar sağlık çalışanlarıdır. Vaka tespit edildiğinde gerekli önlemlerin alınmış olması gereklidir, Ebola bio-zarar seviye 3 işlem gerektiren bir virüsdür. Koruyucu ekipmanların tam olması gereklidir.

  • Mers-CoV ve Ebola virüsleri nedir? İki virüs için de insanlara bulaşma yolları nelerdir? Mers-CoV ve Ebola virüslerinin belirtileri nelerdir? İki virüs için de tedavisinin olup olmaması, tedaviye olumlu yanıt verme şansları ve salgın oluşturma potansiyelleri nelerdir?

Ebola virüs hastalığı, hasta olanların %30 ile %90’nın kaybına neden olan ciddi bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan 5 tür virüs bulunmaktadır: Zaire, Sudan, Tai Ormanı, Bundibugyo ve Reston. Şu anda spesifik bir tedavisi bulunmamakla birlikte birkaç deneysel ilaç üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Kısa bir gelecekte de korumaya yönelik aşı geliştirileceğini de düşünmekteyiz.

Mers-CoV kısaltmasının açılımı Ortadoğu Solunum Sendromu Corona Virüsdür. Bu hastalık 2012’de tanımlanmıştır ve Arap Yarımadasında gözlenmektedir. Öksürük, ateşle başlayıp, nefes darlığı ile devam etmektedir. Bu hastalık vakaların %30’unun kaybına neden olabilmektedir. Bu hastalığında Ebola gibi spesifik bir tedavisi yoktur. Tedavi destekleyici olmaktadır.

Her iki hastalığında tedavisi olmadığı için, insanlara bulaşmasının önlenmesi gereklidir. Mers-CoV için özellikle develerin kaynak olduğu düşünülmektedir. Bu hayvanlarla temas edilmemesi son derece önemlidir, bu hayvanlardan elde edilen çiğ veya az pişmiş ürünlerin tüketilmemesi önemlidir.

Eğer bu bölgelerden (Ebola için Afrika, Mers-Cov için Arap yarımadası) geliyorsanız ve 14 gün içinde ateşiniz çıktıysa vakit geçirmeden yakınınızdaki bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı önemle öneriyoruz.

  • İki virüs için de dünyanın hangi bölgeleri riskli? Hacılara neler söylemek istersiniz?

Ebola virüs için riskli bölgeler:

Guinea, Liberia, Sierra Leone, Lagos, Nijeria

Mers-Cov için riskli bölgeler:

Bahreyn, Irak, İran, İsrail, Gazze,  Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Oman,  Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen.

Hacılarımıza, hastalıklı insanlardan ve hayvanlardan uzak durmalarını öneriyorum. El hijyenine özellikle önem vermelerini, yanlarında el dezenfektanlarının bulunmasını öneriyorum. Özellikle çiğ veya az pişmiş ürünlerden uzak durmalarını salık veriyorum.

  • Doğruluğu kanıtlanmış bir vaka sonrası, bunu salgına çevirmemek için neler yapılabilir?

İzolasyon son derece önemli. Böyle bir vaka, hem kendi sağlığı, hem de başka insanların sağlığı için şikâyetleri başlar başlamaz sağlık kuruluşuna gitmesi gerekiyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığının hizmet içi eğitimlerle, sağlık personelini alışık olmadıkları bu durumlara karşı hazırlığını yapmalıdır. Kriz durumlarında acil eylem planları yapılmalı ve tatbikat yapılarak tecrübe arttırılmalıdır. Bu eğitimler, tatbikatlar Sağlık Bakanlığınca hali hazırda yapılmaktadır.

  • Vücudun genel direnci, bu tarz virüslere karşı kalkan sağlayabilir mi?

Tam tersi söz konusu, kronik hastalıkları olanlarda (böbrek yetersizliği, kalp yetersizliği) her türlü enfeksiyon hastalığının bulaşması daha kolay olmaktadır. Bu gruptaki insanların kendilerine daha iyi bakmaları gereklidir.

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları