Tag Archives: ölüm riski

Çizgi Filmler ve Çocuklar

Çizgi filmde sağkalımZaman zaman kızımız bize isyan bayrağı açar; “hafta arası hiç mi televizyon izlemeyeceğim?”. Eşim ve benim de cevabımız kısa ve net: “Evet izlemeyeceksin” oluyor. Çocuklar TV ekranının veya bilgisayara/tablet/telefon ekranının karşına geçtiklerinde hipnotize oluyorlar, dünyadan tamamen soyutlanıyorlar. Çok popüler bir çocuk kanalındaki gençlik dizisindeki olaylar ve entrikalar Dallas’ın JR’ını geçiyor, bir Sue Ellen eksik.

Çizgi dizilerdeki ve filmlerdeki şiddet, ölüm ise had safhada. 10 yaşa kadar çocukların ölüm hakkında bilgileri sınırlı, ama sürekli bir bombardıman bu konuda var. Ölüm şu anki bilgilerimizle kaçınılmaz son, ancak bu gerçeğin gelişmekte olan çocuğa da anlatımı farklı olmalı. Ne ekilirse onun biçileceğini, hepimizin öğrenen makineler olduğumuzu unutmamak gerekiyor. Zor olan bir şey de öğrendiğimizi yenisiyle değiştirmek; bilgisayarca konuşalım, format atmak zaman alan zahmetli bir iş. Başında doğru öğretmek daha kolay bir strateji.

Çalışma Nedir?

Çocuklar için yapılmış 45 çizgi filmle, erişkinler için yapılmış 90 dramatik filmler karşılaştırılmış ve ilk ölüm sahnesine kadar geçen süre değerlendirilmiştir.

Çocuk filmlerindeki önemli karakterler, erişkin filmlerine göre 2,52 kat daha fazla ölmektedir. Önemli karakterlerin sahnede cinayete kurban gitmesi de çocuk filmlerinde daha fazladır.


Tablo 1

Önemli karakterlerin ölümü

Çocuk Çizgi Filmi (n=45) Karşılaştırılan Filmler (n=90)
Ortalama yürütme süresi 1:29:29 2:05:08
Ortanca sağkalım süresi (%95GA) 1:19:15 (1:13:08 ile1:25:22) 2:04:05 (1:44:39 ile 2:23:31)
Nedene göre ölüm:
Silah 3 (6.7) 13 (14.4)
Boğulma 3 (6.7) 1 (1.1)
Hayvan saldırısı 5 (11.1) 0
Savaşta ölüm 0 3 (3.3)
Motorlu araç kazası (uçak dahil) 1 (2.2) 8 (8.9)
Mistik nedenler 3 (6.7) 0
Pencereden atılma veya diğer 5 (11.1) 3 (33)
Bıçaklama/kazığa oturtma 2 (4.4) 2 (2.2)
Hastalık/tıbbi durumlar 2 (4.4) 8 (8.9)
İntihar 0 1 (1.1)
Diğer yaralanmalar 2 (4.4) 2 (2.2)
Diğer cinayetler 4 (8.9) 4 (4.4)
Ekranda ölüm sayısı 15 (33.3) 45 (50)

Sonuç

Çocuklar için masum olduğu düşünülen çizgi filmlerde sahnede ölüm veya cinayetin azımsanmayacak ölçüde olduğunu bu çalışmayla görüyoruz.

Ölüm insan hayatı için doğal bir süreç, ama bu riski azaltmak bizlerin elinde. Şiddet ise insan hayatı içinde olmaması gereken bir durum. Hayat, gazetelerin 3. sayfalarından ibaret değil. Bu tip şiddet, cinayet konularının özellikle çocuklara gösterilmesi, bu durumların normalizasyonu anlamına gelmektedir. Bu, kabul edilebilir bir şey değildir.

Hayatımızı yönlendiren insani duygu şiddet olmamalı, adalet olmalıdır. Görülüyor ki sinemalarda erişkin olarak bizler kendimizi koruyoruz, daha az şiddet/daha az ölüm görüyoruz. Çocukların çizgi filmlerinde de aynı şeyleri beklememiz gerekiyor.

Ian Colman, et al. “CARTOONS KILL: casualties in animated recreational theater in an objective observational new study of kids’ introduction to loss of life”. BMJ 2014;349:g7184

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

D Vitamini: Uzun Yaşamın Sırrı

D vitamini eksikliğini check-up için gelen hastalarımda o kadar sık görüyorum ki, neredeyse hiç kimsenin kanındaki D vitaminine bakmadan bile D vitamini takviyesi yapabilirim. Ancak D Vitamini yağda erir vitamin olduğu için fazlasının da vücutta birikerek zarar verdiğini de unutmamak gerekir. Yani eczaneye gidip de yağlı tarafından bir D vitamini kürü alayım dememenizi öneririm.

D vitaminini, cildimizin güneşten gelen B tipi ultraviolet ışınıyla temasıyla yapabilmekteyiz.  Ülkemizde de bol güneş olduğuna göre neden D vitamini çoğu sağlıklı insanda düşük? Bu sorunun cevabına geçmeden D vitamin ne işe yaradığından bahsedelim.

D vitamini kalsiyum metabolizmasında önemli bir hormondur. D vitamini barsaklardan kalsiyum emilimini arttırırken, böbreklerden de kalsiyumun geri emilmesini arttırmaktadır. Ancak D vitamini reseptörü vücudumuzun çoğu hücresinde de bulunmaktadır. Yani bu vitaminin etkisi kalsiyum metabolizmasına sınırlı değildir.

D vitamini eksik olan bireylerde şeker hastalığı  (tip 2), kalp damar hastalığı, Parkinson hastalığında artma ve bilişsel fonksiyonlarda azalma gözlenmektedir. D vitamin aynı zamanda doğal bağışıklığımızda da önemlidir.

En son yapılan bir çalışmada D vitamini düşük olanlarda ölüm riskinin 1,7 kat artmış olduğu gözlenmiştir. Yani uzun yaşamak ve yaşadıklarımızı da unutmamak istiyorsak D Vitamini deyip geçmemiz gerekiyor.

Evet, sevgili dostlar, eczaneden alacağınız tanesi 1,5 TL olan D vitamini ile uzun yaşamı kazandığınızı zannetmeyin. İnsanın kandırmak kolay, ancak doğayı kandırmak pek mümkün değil. Bu konuda yapılan araştırmalarda, D vitamin eksikliği olan bireylere D vitamini takviyesi yapıp, kan değerlerini yükseltince yukarda bahsettiğim riskler azalmamaktadır. Ama ben doğal D vitamini alıyorum, hem de en pahallısından derseniz, o zaman cevabım doğalının güneş olduğudur.

Güzel yıldızımız güneşimiz olmadan dünyada bir yaşam, yani bizi insanların da olamayacağını biliyoruz. Güneşe temas ve yakınlık da önemli, bir gezegen ilerimizde, bir gezegen gerimizde de bildiğimiz bir yaşam formu yok. Güneşle doğal temasımız için mağaralarımız, yani akıllı telefonlarımız, televizyonlarımızdan çıkmamız ve dışarıda bol yürüyüşlü bir hayatımızın olması gerekliliğidir; doğalı budur.

Sevgiyle kalın.

 

Ben Schöttker,  et al. “Vitamin D and mortality: meta-analysis of individual participant data from a large consortium of cohort studies from Europe and the United States”. BMJ 2014;348:g3656

Yorum bırakın

Filed under Vitamin ve Mineraller

Eğitim Şart

Obesity was a status symbol in Renaissance cul...

Obesity was a status symbol in Renaissance culture: “The Tuscan General Alessandro del Borro”, attributed to Andrea Sacchi, 1645. Carol Gerten-Jackson. “The Tuscan General Alessandro del Borro” . . It is now generally regarded as a disease. (Photo credit: Wikipedia)

Cem Yılmaz’ın karikatürize ettiği gibi eğitim şart diyerek yazıma başlıyayım. Aslında çok önemli cümleler, kavramlar gerisi getirilmediği için beylik laflara dönüşüp içi boşalıyor. Eğitimin her türü önemli; bilgi gücü getiriyor. Bu güç de kişinin sağlık durumunu bile etkiliyor.

 

Bahsedeceğim çalışma, şeker hastalığı ile sosyo ekonomik durumun ilişkisini araştırmaktadır. Çalışma 1997-2003 arasında yapılmış ve 25 yaş üzeri 6,177 erişkin değerlendirilmiştir. Sosyo ekonomik durum, alınan eğitim, finansal zenginlik (menkul/gayrimenkul) ve gelir-fakirlik oranı ile ölçülmüştür. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Şeker Hastaları Mutlaka Okuyun: Her Şeker İlacı Aynı Değildir

Professional Further Education in Clinical Pha...

(Photo credit: Wikipedia)

Cerrahpaşa’da hizmete başladığım yıllarda şeker hastalığının tedavisinde metforminle birlikte sıklıkla sülfonilüre grubu ilaçlar kullanılmaktaydı. Metformin etken maddeli ilaç hakkında son 3 yılda çok sayıda yazı yazdım, bunları da bu siteden takip edebilirsiniz. Eski bir ilaç ve insülin direncin kırması açısından etkili bir ilaç; ayrıca son derece de ucuz.

 

Sülfonilüre grubu ilaçlar ise, pankreasdan insülin salgılatırlar. Bu ilaçlar da sıklıkla kullanılmakla beraber, benim günlük pratiğimde, hastalarıma az sıklıkla öneririm. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Oturmak Ömrü Kısaltıyor

Sitting Bull

Sitting Bull (Photo credit: Wikipedia)

Hareket canlılığın temeli. Blogumu 2 yılı aşkın süreden beri takip edenler bilirler ki, aslında hep aynı şeyleri söylüyorum, sadece sunduğum bilimsel kanıtlar farklılık gösteriyor. Eğer sağlıklı bir vücut ile yaşlanmak istiyorsanız, yapmanız gerekenlerden bir tanesi de hareket etmek olacaktır. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Genel

Katepsin S Düzeyi, Kanser ve Kalp Damar Hastalıkları

Elders from Turkey

Image via Wikipedia

Yaşam ve ölüm birbirinden ayrılmaz iki olay, insanoğlu hep yaşamak, ölümü de unutmak-geciktirmek istiyor. Tıp da hastalıklarla mücadele ederken, bizleri daha hızlı öldüren nedenleri bulmaya çalışıyor. Bugün bahsedeceğimiz konu bir enzim olan katepsin S. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Televizyon ve Sağlık

Braun HF 1, Germany, 1959

Image via Wikipedia

Uzun süre televizyon (TV) seyredilmesi endüstrileşmiş toplumlarda sık ve yaygındır. Hoş, RTÜK’ün yaptığı bir araştırmada ilköğretim çağındaki öğrencilerin boş zaman etkinliklerinin dağılımına bakıldığında “kitap okumak” % 64.9 ile birinci sırayı, “televizyon seyretmek” % 64.6 ile ikinci sırayı aldığı bildirilmiştir. Ancak evinde hiç kitap bulunmayanların toplumun %20’sini oluşturduğu düşünüldüğünde, rakamların yanıltıcı olabileceğini düşündürmektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Kalp Hastalarında Ağrı Kesici Kullanımı Risk Taşıyor

NSAID

Image via Wikipedia

Kalp damar hastalığı olanlarda, steroid olmayan iltihap karşıtı grubu (nonsteroidal anti-inflamatuar ilaçlar= NSAID) ilaçların kullanımı uygun değildir. Bu ilişkiden dolayı da bazı yeni geliştirilen ilaçlar piyasadan geri çekildiğini anımsayanlarınız olacaktır. Ancak bu tip ağrı kesiciler gündelik yaşamda sık kullanılmaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

Bilirubin, Solunum Hastalıkları ve Ölüm Riski

Bilirubin, idrarın sarı rengini veren, ve çoğunluğu eritrositlerin ( kırmızı kan hücreleri) metabolizması sonucu ortaya çıkan bir pigmenttir. Miktarı normalin üstüne çıktığında, sarılık ortaya çıkmaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

Alfa Karoten Ölüm Riskini Azaltıyor

Anti-oksidan maddeler reaktif oksijen radikallerini ortadan kaldırarak hücreyi, bu radikallerin yarattığı hasardan korumaktadır. Oksidasyonla oluşan hasar DNA bozulmasına neden olup, kansere giden yolu açmasının yanında, kalp damar sisteminde de hasar yaratmaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel, Kanser

Aspirin ve Meme Kanseri

Meme kanseri olan kadınlarda aspirin kullanımı, sağkalımı muhtemelen arttırmaktadır. Aspirin ve diğer ağrı kesiciler (nonsteroidal anti-inflamatuar ilaçlar: NSAID) prostaglandinlerin ve siklooksigenazların yapımını engellerler.

Hücresel düzeyde yapılan deneylerde meme kanseri hücrelerinin, normal meme hücrelerinden daha fazla prostaglandin ürettiği ve aspirinin bu üretime engel olarak büyümeyi, saldırganlığı ve kemik metastazını engellediği bulunmuştur.

Bugün size bahsedeceğim çalışma, Hemşirelerin Sağlık Çalışmasıdır. 1976 ile 2002 yılları arasında metastazı olmayan meme kanseri tanısı konulan 4,164 kadın, Haziran 2006’ya gözlenmiştir. Kadınların haftada kaç gün aspirin kullandıkları kaydedilmiştir.

Sonuç olarak, düzenli aspirin kullanan kadınlarda meme kanserine bağlı metastaz (kanserin başka bir organa atlaması) ve meme kanserine bağlı ölümlerin daha az sıklıkta olduğu gözlenmiştir.

Michelle D. Holmes, Wendy Y. Chen, Lisa Li, Ellen Hertzmark, Donna Spiegelman, Susan E. Hankinson”Aspirin Intake and Survival After Breast Cancer” Journal of Clinical Oncology, Vol 28, No 9 (March 20), 2010: pp. 1467-1472

Yorum bırakın

Filed under Kanser