Şeker hastalığı olan insanların hayata küsmeleri de beklenmemeli; hayat, bir hastalık olsa da, olmasa da, olağan hızıyla akmakta; önemli olan ise, biz insanların doğaya ve kendi doğamıza nasıl ayak uyum sağladığımızdır. Okumaya devam et
Yüksek İrtifa Yürüyüş ve Şeker
Yüksek İrtifa Yürüyüş ve Şeker için yorumlar kapalı
Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)
Sağlıklı Yaşlanmak
Yaşlanıyoruz, çünkü hijyen şartlarının iyileşti ve tıbbi bakıma ulaşmak kolaylaştı. Yaşlılık dönemine iyi hazırlanmak gerekiyor, yoksa yaşlılıkta kırılganlık (frailty) oluşup, sakatlık, hastane/bakımevi ihtiyacına ve ölüme neden olabilir.
Sağlıklı Yaşlanmak için yorumlar kapalı
Filed under Genel
Hepatit C
Hepatit C, bir RNA virüsüdür.
Hepatit C’nin genel toplumdaki sıklığı ABD ve Fransa’da %1-2,
Ülkemizde, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi tarafından yapılan çalışmada sıklık %0.3 bulunmuştur.
Aynı taramada HBsAg pozitifliği oranı ise %8 civarındadır.
Hepatit C için yorumlar kapalı
Filed under Genel
Okul Her Zaman Başlar
“Hayvanlar vaktiyle ‘Yeni Dünya’nın sorunlarını çözmek için kahramanca bir şeyler yapmaları gerektiğine karar vererek, bir okul açmışlar. Koşmak, tırmanmak, yüzmek, ve uçmaktan oluşan bir etkinlik programı hazırlanmış. Yönetimi kolaylaştırmak için de, bütün hayvanlar bütün derslere katılıyormuş.
Ördek, yüzmede çok ustaymış, hatta öğretmeninden de usta. Uçma dersinde de çok iyi notlar almış, ama koşmada çok beceriksizmiş. Koşmadan düşük not aldığı için, yüzmeyi bırakması ve derslerden sonra okulda kalıp koşma alıştırmaları yapması gerekiyormuş. Bunu perdeli ayakları fena halde yıpranana kadar yapmış. Üstelik yüzmede ancak orta not alabilmiş. Ama okulda orta notlar kabul gördüğünden, duruma kendisinden başka üzülen olmamış.
Tavşan, koşma dersinde ilk başlarda sınıf birincisiymiş, ama yüzmede durumunu telafi etmesi için çok çalışması gerektiğinden bunalım geçirmiş.
Sincap, tırmanmada harikaymış, ama uçma dersinde öğretmeni onu ağaç tepesinden aşağı değil de, yerden yukarı uçmaya zorlayınca hüsrana uğramış. Ayrıca kendisini aşırı zorladığı için kaslarına kramp girmeye başlamış ve tırmanmakta ‘C’, koşmada ‘D’ almış.
Kartal, sorunlu bir çocukmuş ve sert bir biçimde disipline sokulması gerekiyormuş. Tırmanma dersinde diğer öğrencilerin hepsinden önce ağacın tepesine varıyormuş, ama bunu ille de kendi yöntemleriyle yapmak istiyormuş.
Yıl sonunda, son derece iyi yüzen, ayrıca koşabilen, tırmanabilen, biraz da uçabilen anormal bir yılan balığı, en yüksek not ortalamasını tutturmuş ve mezuniyet günü sınıf birincisi olarak veda konuşmasını o yapmış.
Çayır köpekleri, okul yönetimi programa yer kazma ve tünel açmayı almadığı için, ne okula gitmişler ne de vergi ödemeyi kabul etmişler. Çocuklarını porsuğun yanına çırak olarak vermişler. Daha sonra da yer sincapları ve dağ sıçanlarıyla birleşerek başarılı bir özel okul açmışlar.
Dr. R. H. Reeves
Etkili insanlarin 7 aliskanligi – s.r. Covey
Okul Her Zaman Başlar için yorumlar kapalı
Filed under Akciğer Hastalıkları
Acı Şeker
Şeker hastalığı, katiyetle küçümsenecek ve hafife alınacak bir hastalık değildir.
1982 ile 2008 yılları arasında Amerika’da yapılan ve 1 milyon kişinin değerlendirildiği çalışmanın sonuçları, bize şekerin neden önemli bir hastalık olduğunu anlatıyor:
Eğer şeker hastasıysanız (tip 2 diyabet hastalığı): Okumaya devam et
Acı Şeker için yorumlar kapalı
Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)
Herkes Güzele Güzel Dese
Herkes güzele güzel dese,
güzellik olmaz.
Böylece varlık ve yokluk birbirini üretir:
zor ve kolay, birbirini tamamlar,
uzun ve kısa, birbirini biçimlendirir;
yüksek ve alçak, sıtlığı doğurur,
ses ve yankı ulanır.
ön ve arka birbirini izler.
Böylece Bile Kişi çaba sarfetmeden işerini yürütür;
söz söylemeden yol gösterir.
Bütün varlıklar çalışır;
Kimse bunun dışında kalmaz;
Mülkiyet duygusu olmadan yaşarlarsa,
önyargısız hareket ederlerse…
ve başarıları başlarını döndürmezse,
başları dönmediği için
başarının meyvasını tadarlar.
Herkes Güzele Güzel Dese için yorumlar kapalı
Filed under Akciğer Hastalıkları
Vitamin E ve Karaciğer Kanseri Riski
English: Intermediate magnification micrograph of hepatocellular carcinoma the most common form of primary liver cancer, i.e. the most common form of cancer to arise in the liver. Features on image: End-stage cirrhosis – blue collagen (fibrosis) Mallory bodies. Loss of normal liver architecture. Nuclear atypia. See also Image:Hepatocellular carcinoma low mag.jpg (Photo credit: Wikipedia)
Karaciğer kanseri Türkiye kansere bağlı ölümlerin %3’ünü oluşturmakta ve kansere bağlı ölümler arasında da 8. sırada yer almaktadır. Karaciğer kanseri genellikle gelişmekte olan toplumlarda sık görülmektedir; bunun da en sık sebebi kronik hepatitlerdir (sıklıkla B Hepatiti ve C Hepatiti). Ülkemizde Hepatit B’ye bağlı taşıyıcılık oranı %3 ile %7 arasındadır. Okumaya devam et
Vitamin E ve Karaciğer Kanseri Riski için yorumlar kapalı
Filed under Kanser, Vitamin ve Mineraller
Kaygılanman Gerekenler
1933 yılında F. Scott Fitzgerald kızına şu mektubu yazmış:
Kaygılanman gerekenler:
Cesurluk için kaygılan
Temiz olmak için kaygılan
Verimli olmak için kaygılan
Binicilik için kaygılan
Şunlar için de kaygılanma:
Popüler görüş için kaygılanma
Bebek oyuncaklar için kaygılanma
Geçmiş için kaygılanma
Gelecek için kaygılanma
Büyüdüğün için kaygılanma
Birisi senin önüne geçerse bunun için kaygılanma
Zafer için kaygılanma
Başarısızlık için kaygılanma, sadece senin hatan nedeni ile olmadıysa.
Sivrisinekler için kaygılanma
Karasinekler için kaygılanma
Genel olarak böcekler için kaygılanma
Ebeveynlerin için kaygılanma
Oğlanlar için kaygılanma
Hayalkırıklıkları için kaygılanma
Keyif için kaygılanma
Tatmin için kaygılanma
Kaygılanman Gerekenler için yorumlar kapalı
Filed under Akciğer Hastalıkları
Bir Egzersiz Hikayesi
“Doktor Bey” dedi hastam, “ben sağlıklı olmak istiyorum, bunu da ilaç içerek değil de doğal yollarla olmasını istiyorum, neler yemeliyim” diye de devam etti.
“Bakınız” dedim, “doğal besinleri tüketmek iyi birşeydir, ancak sağlığa yararlı diye düşünülenerek kilolarca tüketilen yiyecekler de zararlı olabilir.” Okumaya devam et
Bir Egzersiz Hikayesi için yorumlar kapalı
Filed under Kanser, Şeker Hastalığı (Diyabet)
Kahvaltı
Doğru beslenme ile mutlu olmak için yemek yeme arasında bir uçurumun olduğunu uzun zamandır anlatıyorum. İnsan bedeninin genel olarak günde 3 kez beslenmek için ayarlandığı genel kanı görmektedir. Bu öğünlerin önemli parçasını da, sabah kahvaltısı oluşturmaktadır.
Bugün bahsedeceğim çalışma ise kahvaltının atlanması veya ev dışında kahvaltı yapılmasının çocuklar üzerinde şişmanlık yapıp yapmadığını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma Hong Kong’da yapılmış ve 113,457 ilköğretim 4. sınıf öğrencisi buna katılmıştır. Katılımcıların %60’ına 2 yıl sonra tekrar ulaşılmıştır. Okumaya devam et
Kahvaltı için yorumlar kapalı
Filed under Genel, Şeker Hastalığı (Diyabet)
İşlenmiş Et Tüketimi Şeker Riskini Arttırıyor
Özellikle protein ağırlıklı diyetlerin popüleritesi arttıkça, bana bunlarla ilgili yöneltilen soru miktarı artıyor. Bugün bahsedeceğim konu ise et ve et ürünlerinin şekerle ilişkisini araştırmak için yapılmış.
Çalışma Hollanda’da yapılmış ve 4366 birey çalışmaya alınarak, 12,4 yıl izlenmiştir. Bu bireylerin 456’sında bu süre zarfında şeker hastalığı çıkmıştır. Bütün bu bireylerin kırmızı et, işlenmiş et ve kümes hayvanı eti tüketimleri ile birlikte kanlarındaki iltihabi düzeyi gösteren c-reaktif protein (CRP) düzeyleri araştırılmıştır. Okumaya devam et
İşlenmiş Et Tüketimi Şeker Riskini Arttırıyor için yorumlar kapalı
Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)
Plastikler (Ftalat) ve Şeker
Modern zamanın getirdiği pekçok hayatı kolaylaştırıcı malzemelerin, ne yazık ki bazı yan etkileri de gözlenebiliyor. Halkın sağlığının korunması için halkın öncelikle konudan haberdar olması gerekliliğine inandığım için, bu konudaki bazı gelişmleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. Hatırlarsanız daha önce, plastik şişelerde, hatta yazar kasa fişlerindeki bisfenol-a (BPA) ( bakınız https://burakuzel-md.com/?s=bpa ) ve diğer bazı maddelerden bahsetmiştim. Okumaya devam et
Plastikler (Ftalat) ve Şeker için yorumlar kapalı
Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)
Su
Yaz gelip de havalar ısınınca sudan bahsetmemek olmaz. Su, dünyamızın ve vücudumuzun büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Su olmadan yaşamamızın sürmesi mümkün değildir.
Normal Su Dengesi Nasıl Sağlanır?
Vücudumuzdaki suyun dengesi son derece önemli olduğu için, temel olarak 3 farklı mekanizma ile denetlenir ve yönetilir:
1. Vazopresin: Beyinden salgılanan bu hormon, böbreklere en az su ile en fazla katı atığın atılması (idrarı yoğunlaştır-konsantre et) emri verir.
2. Böbrek: Vücudumuzda iki böbrek mevcuttur. Normalde günlük idrar çıkışımız 1-2 litre arasındadır. Ancak böbreğin kapasitesi 0.5 litre ile 25 litre arasında değişmektedir.
3. Susama hissi: Vücudumuzda su miktarı azaldığında susarız. Bu susamanın karşılığında sıvı içeriz Okumaya devam et
Su için yorumlar kapalı
Filed under Genel
Her ne kadar çinkonun mikroorganizmaların, bitkilerin ve hayvanların gelişimi açısında gerekli olduğu bilinse de, 1961 yılına kadar insanlarda çinko eksikliğinin oluşabileceği düşünülmememiştir. Şimdilerde ise çinkonun besinsel alımının yetersizliğinin sık olduğu ve getirdiği hastalıkların da ciddi olabileceği bilinmektedir.
Benim çinko eksikliği ile karşılaşmam da, Alzheimer’ı olan bir hastamın cildinde çıkan sedefi andırır oluşumların Dermatoloji Uzmanımız Sayın Dr. Seher Küçükoğlu tarafından çinko eksikliğine bağlı olduğu tanısı konulmasıyla başladı. Hastamızdaki cilt lezyonları, çinko tedavisine başlamasıyla da tamamen kayboldu.
View original post 152 kelime daha
için yorumlar kapalı
Filed under Akciğer Hastalıkları
Kanserde Bağışıklığı Prangadan Kurtarmak: Olabilir mi?
Kanserden zaman zaman konuşuyoruz; bugün bahsedeceğim konu, birazdan Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) toplantısında, Şikago’da sunulacak.
Kanser ve bağışıklık kafa karıştıran bir konu; şöyle bir intiba var çoğumuzda, sanki kanser bağışıklıkda bir yetersizlik nedeniyle oluşuyor diye düşünüyoruz. Halbuki, bu durum bizim yetersizliğimizden çok, kanser hücrelerinin zekası ve mücadeleci ruhundan kaynaklanıyor. Bağışıklık hücreleri, özellikle dendritik hücreler, antijen sunan hücreler, tümörün yanına kadar geliyor, ama akıllı tümör hücreleri onları felç eden maddeler salarak (ve daha birçok şey yaparak) ciddi bir savunmanın oluşmasını engelliyor.
Kanserde Bağışıklığı Prangadan Kurtarmak: Olabilir mi? için yorumlar kapalı
Filed under Kanser
NE Kİ HİÇ
Şimdi gelecek sana
Bahar yeniden:
bırak, bilme, ne —
NE Kİ HİÇ için yorumlar kapalı
Filed under Genel
Bazen Kilolu Olmak da İşe Yarar
Obezitenin yarattığı sağlık sıkıntılarının, ana konularımdan birisi olduğunu biliyorsunuz. Neden toplumda obezite sıklığının azaltılması gerektiğini size bilimsel verilerle açıklıyorum. Umarım inanmaktan çok bilmenin daha verimli olduğunu sizlere gösterebilmişimdir.
Bu bağlamda, tabi ki obeziteye ve obezlere karşı bir husumetim yok; verilerin ve çalışmaların olayı her zaman daha iyi anlattığını biliyorum. Bugün size bahsedeceğim çalışma ise kilo fazlalığının iyi bir etkisini gösteren bir çalışma…
Bazen Kilolu Olmak da İşe Yarar için yorumlar kapalı
Filed under Akciğer Hastalıkları, Kanser, Şeker Hastalığı (Diyabet)
Ne? Yemekten Sonra da mı Oturuyorsunuz?
Günaydın :) Geçen ay oturmanın getirdiği risklerden bahsetmiştik; oldukça da etkilenmiştiniz. Ama bu konuda ne yaptınız? Muhtemelen daha az oturur, daha fazla hareket eder oldunuz… Peki yemekten sonra oturmayıp, hafif-orta yoğunlukta yürüyüş yaparsak iyi olur mu? İşte bu sorunun cevabı aşağıdaki araştırmada:
Ne? Yemekten Sonra da mı Oturuyorsunuz? için yorumlar kapalı
Filed under Genel, Şeker Hastalığı (Diyabet)
Kahve Ölüm Riskini Azaltıyor
Kahve benim günlük hayatımda sabahları vazgeçilmez. Hele yeni çekilmiş kahvenin veya kapağı yeni açılmış granül kokusu beni inanılmaz cezbeder. Tahmin ediyorum ki, çoğumuz da aynı şekilde hissediyoruz. Kahve, içerdiği kafein nedeniyle nabız hızını ve tansiyonu hafif arttırma potansiyeli olsa da, diyabet, iltihabi hastalıklar, inme ve kaza-yaralanmaları azalttığı gözlenmiştir.
Bugün bahsedeceğim çalışma, kahve tüketimi ile ölüm arasındaki ilişkiyi araştırmıştır.
Kahve Ölüm Riskini Azaltıyor için yorumlar kapalı
Filed under Akciğer Hastalıkları, Genel, Kanser, Şeker Hastalığı (Diyabet)
Solaryumlar ve Cilt Kanserleri
Solaryum, melanom da dahil olmak üzere cilt kanseri riskini arttırmaktadır. (Photo credit: Wikipedia)
Cilt kanserleri biliyorsunuz güneş ışınlarına maruz kalmakla artıyor. Son günlerde güneşe hasret kalsak da, bu açığı kapamak için hemen her sokakta bir solaryum görmek mümkün. Peki, solaryumlar zararsız bronzlaşma sağlıyor mu?
Solaryumlar ve Cilt Kanserleri için yorumlar kapalı
Filed under Kanser






