Tag Archives: akciğer kanseri

Televizyon Seyretmek ve Diğer Sedanter Davranışların Nimetleri

Sedanter davranışlar arasında TV seyretmek, video oyunlarını oynamak, bilgisayarda vakit geçirmek, akıllı telefonlarla vakit geçirmek, araba kullanmak ve kitap, dergi okumak gelir.

Sedanter davranışlar sadece fiziksel aktivitenin az olması ile ilgili değildir; enerji harcamanın da az olması bu davranışlar için de olması gerekir. Bu durum fiziksel olarak inaktiflikten farklı bir durumudur.

Oturarak yapılan bazı işler sedanter davranışlar değildir. Örneğin:

  • Uyumak
  • Egzersiz aletlerini kullanmak
  • Tekerlekli sandalyede kendini itmek
  • Sandalyede yapılan egzersizler

Teknoloji ilerledikçe ne yazık ki daha çok oturur durumda enerji harcamadan vakit geçirdiğimiz de bir gerçek. Ancak sedanter yaşama da mahkûm değiliz, oturduğumuz yerde de çeşitli egzersizler yapabiliriz. Dışarıda otomobilsiz hayatın da oldukça egzersiz yaptırdığını ben şahsen akşamları metrobüse binmeye çalışırken kendimde görüyorum.

Sedanter yaşamın kansere zemin hazırladığını biliyor muydunuz?

Yapılan 43 gözlemsel çalışmada 68936 kanser vakası incelendiğinde

TV seyretmek   kalın barsak kanseri riskini 1,54 kat

rahim kanseri riskini 1,66 kat arttırmaktadır.

Akciğer kanseri tüm sedanter davranışlardan etkilenmekte ve 1,21 kat artmaktadır.

Bazı tür kanserlerle sedanter yaşamın ilişkisinin olmadığı da tespit edilmiştir; bunlar arasında meme, rektum, yumurtalık, prostat, mide, özefagus, testis, böbrek ve non-Hodgkin lenfoma gelmektedir. .

Sonuç

Harekette bereket vardır.

Daniela Schmid, Michael F. Leitzmanni. “Television Viewing and Time Spent Sedentary in Relation to Cancer Risk: A Meta-Analysis” JNCI J Natl Cancer Inst (2014) 106(7): dju098 doi:10.1093/jnci/dju098

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Kanserde Bağışıklığı Prangadan Kurtarmak: Olabilir mi?

English: Reactive lymphocyte surrounded by Red...

Eritrositlerle çevrili reaktif lenfosit. (Photo credit: Wikipedia)

Kanserden zaman zaman konuşuyoruz; bugün bahsedeceğim konu, birazdan Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) toplantısında, Şikago’da sunulacak.

 

Kanser ve bağışıklık kafa karıştıran bir konu; şöyle bir intiba var çoğumuzda, sanki kanser bağışıklıkda bir yetersizlik nedeniyle oluşuyor diye düşünüyoruz. Halbuki, bu durum bizim yetersizliğimizden çok, kanser hücrelerinin zekası ve mücadeleci ruhundan kaynaklanıyor. Bağışıklık hücreleri, özellikle dendritik hücreler, antijen sunan hücreler, tümörün yanına kadar geliyor, ama akıllı tümör hücreleri onları felç eden maddeler salarak (ve daha birçok şey yaparak) ciddi bir savunmanın oluşmasını engelliyor.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Akciğer Kanseri İçin Senede Bir Akciğer Filmi Çektirelim Mi?

Micrograph of colonic adenocarcinoma. Lung FNA...

Image via Wikipedia

Sigara içen hastalarım zaman zaman akciğer filmlerinin çekilmesini ister, bu filmin normal çıkması onları rahatlatır ve sigara içmeye devam ederler. Bu durumu ben öğrenciyken, hocaların hocası Sayın Prof. Dr. Bülent Berkarda’ya sorduğumda, bana farelerle ilgili şu hikayeyi anlatmıştı. “100 yıl önce fareleri yoketmek için zehirli yem denemişler, ancak fareler o kadar akıllı ki- içlerinden birisi yemi yiyip, onun öldüğünü anladıklarında, bir daha hiçbirisi o yemi yemiyor; dolayısıyla fareler de yok edilemiyor. Bunun üzerine daha da akıllı olan insanlar, yemlere öyle zehir koymuşlar ki, bu zehir farelerin kanlarında pıhtılaşma faktörlerini yavaş yavaş bitirsin ve fareler bir süre sonra iç kanama geçirip ölsünler. Bu şekilde yemi yemeye devam edip, uzun süre sonra öldükleri için, yemin onları öldürdüğünü anlamasın. İşte sigara da böyle bir şey…” Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Akciğer Hastalıkları, Kanser

Zatüre Sonrası Kontrol Filmi Çekilmeli Mi?

This is an x-ray image of a chest. Both sides ...

Image via Wikipedia

Toplumdan kazanılmış zatüre (pnömoni) sık gördüğüm bir hastalıktır. ABD’de yılda her 1000 insana karşı 12 atak görülmektedir. Bu zatüre ataklarına bazen kanser neden olabilmektedir. Bu tip durumlarda (postobstrüktif pnömoni), zatüre tedavi edildikten sonra çekilen akciğer filmlerinde, daha önce zatüre alanı nedeniyle görülemeyen, kansere ait kitle görünebilmektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

Akciğer Kanserinde Son Savaşçı

Akciğer kanseri aslında kendi yarattığımız bir canavar; daha önce de bahsetmiştim, ama  tekrar hatırlatayım; 1900 öncesi yazılan tıp kitaplarında akcieğr kanseri nadir bir hastalıktır, dolayısıyla klinik önemi bilinmemektedir ibaresi yer alırken, günümüzde kanserden ölümlerin bir numaralı sebebidir. Bu durumun da en büyük sebebi sigara (ve diğer tütün ürünleridir). Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser

B6 vitamini ve Methionin Akciğer Kanseri Riskini Azaltıyor

1-karbon metabolizması ile ilişkiki B vitaminleri ve faktörleri, DNA’nın bütünlüğünü sağlamakta ve gen ekspresyonunu düzenlemektedir. Bu yol, kanser riskini etkileyebilmektedir.
Akciğer kanseri her ne kadar eski zamanlarda bilinse de, 1900’den önce “pratik önemi olmayacak kadar nadir görülen bir hastalık” olarak geçmekteydi.
1950’li yıllarda ise akciğer kanseri salgın halini almaya başladı ve Kuzey Amerika ve Avrupada en önemli ölüm nedenlerinden biri oldu.

1938’de Raymond Pearl, sigaranın uzun yaşamı nasıl mahfettiğini bildirdi.

Çalışma

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser, Vitamin ve Mineraller

Tansiyon İlaçları ve Kanser

Tansiyon İlaçları ve Kanser

Geçen hafta bir hastam, “ARB  grubu tansiyon ilaçları kanser yapıyormuş, doğru mu?” diye bir soru yöneltti.  Konu beni ilgilendiriyorsa biliyorsunuz ki, hemen en doğru ve en güvenilir şekilde cevap veriyorum. Soruya neden olan yazı 7 gün önce (14 Haziran 2010’da) Lancet Oncology’de Dr.İlke Sipahi tarafından yayınlandı.

Önce ARB Nedir?

ARB, anjiyotensin reseptör blokerlerinin kısaltmasıdır ve tansiyon düşürmekte kullandığımız, etkin ve güvenilir ilaçlardır. İlk çıkan ARB losartan 1995 yılında kullanıma sunulmuştur. Bu gruptaki diğer ilaçlar valsartan, irbesartan, telmisartan, olmesartan ve eprosartandır. Bu ilaçların tümü ülkemizde bulunmakta ve kullanılmaktadır.

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Hipertansiyon, Kanser

Köpekbalığı Kıkırdağı – Yeni Kanıtlar

Zaman zaman hem konuyu merak ediyorsunuz, hem de benim bu konuda ne düşündüğümü öğrenmek istiyorsunuz… Bu nedenle, daha önce de belirttiğim gibi konuya şöyle başlamak istiyorum: alternatif tıbba karşı değilim-ama alternatif olmak istatistiklere alternatif olmak değildir.

Gelelim konumuza, tümör gelişiminde, tümöre beslenme sağlayacak yeni damar gelişimi kilit noktadır. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri olan hastalarada yeni damar oluşumunu önleyici ilaçların tedavide etkili olduğu gösterilmiştir. AE-941 (Neovastat) standartize, suda çözünen köpekbalığı kıkırdağıdır. Bu maddenin yeni damar gelişimini önleme ve metastazı önlemede etkili olabileceği konusunda bazı kanıtlar vardır. Fare çalışmalarında, bu maddenin cisplatin etken maddeli kemoterapi ilacı ile daha az yanetkiyle, benzer etkisi olduğu gözlenmiştir.

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Akciğer Hastalıkları, Kanser

Akciğer Kanserinde Erken Teşhis İçin Tarama

Akciğer kanseri Birleşik Devletlerde kansere bağlı ölümlerin en sık nedenidir. Akciğer kanseri çok erken dönemde tesbit edilmezse, tedavisi güçtür. Ne yazık ki, çoğu kişi de şikayetler hastalık çok ilerlediğinde gözükmeye başlar.

Akciğer kanserinin neden olduğu şikayetler öksürük, kanlı balgam, kilo kaybı ve nefes darlığıdır. Akciğer filmi ve bilgisayarlı tomografisi, tanı konulmasında yardımcı görüntüleme yöntemleridir.

Şikayeti olmayan hastalarda akciğer kanseri taraması yapılması ile ilgili yapılan çalışmalarda, bu taramaların insan hayatını uzattığı göstermemiştir. Ayrıca, tarama için belirli aralıklarla ışın verilmesinin de kötü etkileri olacaktır. Bunun yanı sıra yanlış olarak kanser şüphesi/tanısı sonucu alınması da bu testlerde olasıdır. Bu duruma yanlış pozitiflik denilmekte ve yapılan daha detaylı/zahmetli incelemelerde bunların kanser olmadığı ortaya çıkmaktadır, dolayısıyla bu insanlar gereksiz yere endişelenmiş ve cerrahi işlem uygunlanmış olacaklardır.

Bu çalışmaya sigara içen veya içmiş 3190 birey alınmış akciğer filmi veya bilgisayarlı tomografisi ile tarama yapılmıştır.

Sonuçlar

Bir bilgisayarlı tomografi (BT) sonrasında yanlış pozitiflik, BT için %21, akciğer filmi için %9.

İki BT sonrasında yanlış pozitiflik, BT için %33, akciğer filmi için %15 olarak bulunmuştur. Yanlış pozitif BT’si olan bireylerin %7’sine invazif işlem yapılmıştır.

Bütün bu sıkıntılar, stresler yerine, şimdi sigarayı bırakmak daha mantıklı değil mi?

“Cumulative Incidence of False-Positive Test Results in Lung Cancer Screening. A Randomized Trial.” It is in the 20 April 2010 issue of Annals of Internal Medicine (volume 152, pages 505-512). The authors are J.M. Croswell, S.G. Baker, P.M. Marcus, J.D. Clapp, and B.S. Kramer.

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Sigara İçmeden Akciğer Kanseri Olmak

Sigara ile akciğer kanseri ilişkisi iyi binen bir gerçek, ancak kişi sigara içmiyor fakat sigara dumanına maruz kalıyorsa… Evet, o zaman da bu masum kişi, sigaranın kötü etkilerini sahiplenmiş olmaktadır.

20 Ocak 2010’da, medikal onkolojinin en saygın dergilerinden olan Journal of Clinical Oncology dergisinde yayınlanan bu araştırmada, korkunç gerçek ortaya çıktı. Akciğer kanserleri, genel davranışları nedeniyle birbirinden ayrı 2 gruba ayrılmakta ve bu şekilde tedavi edilmektedir: küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri. Her iki akciğer kanseri de sigara ile doğrudan ilişkili olmakla beraber, içerdikleri genetik mutasyonlar birbirinden farklı olabilmektedir.

Küçük hücreli dışı akciğer kanserinin tedavisinde son yıllarda, hedeflenmiş tedaviler (tümör hücresini doğrudan hedef alan) uygulanmaktadır. Bunlardan en bilinenleri tirozin kinaz inhibitörleridir (gefitinib, erlotinib). Tirozin kinaz inhibitörlerinin tedavide etkili olabilmesi için tümör hücresinde EGFR (endotelyal büyüme hormonu reseptörü) mutasyonunun olması gerekmektedir. Söz konusu bu mutasyonlar, sigara içmeyenlerde daha sıklıklıkla görülürken, sigara içicilerinde bu mutasyonlar daha az görülmekte ve hedeflenmiş tedaviler, çoğu zaman bu nedenden dolayı işe yaramamaktadır.

Ancak, sigara içmeyen bazı hastalarda bu mutasyon görülmemektedir. Bunun nedeni araştırıldığında, çevresel sigara dumanına maruz kalmanın aktif sigara içimine benzer olduğu bu çalışma ile anlaşılmış bulunmaktadır.

Bu yazının özü, sigara dumanına maruz kalıyorsanız, sigara içiyorsunuz demektir

Journal of Clinical Oncology, Vol 28, No 3 (January 20), 2010: pp. 487-492

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları, Kanser

Ameliyat Olması Mümkün Olmayan Erken Evre Akciğer Kanserlerinde Stereotaktik Vücut Radyoterapisi

Akciğer kanseri, akciğerden köken alan kanser türüdür. Bu tip kanserler, iki ana gruba ayrılmaktadır: Küçük Hücreli Akciğer Kanseri ve Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri. Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserinde tedavi, erken dönemde cerrahi müdahaledir.

Ancak, tıbbi açıdan ameliyat olması mümkün olmayan hastaları nasıl tedavi etmek gerekir? İşte bu çalışma, bu soruya cevap arıyor ve 5cm’den küçük tümörü (Küçük hücreli dışı akciğer kanseri) olan ve lenf bezine sirayet etmemiş, ancak tıbbi açıdan herhangi bir ameliyatı kaldırması mümkün olmayan 55 hasta, stereotaktik vücut radyoterapisi ile tedavi edilmiştir. 3 yıllık sağkalım oranı ise %55 olarak bulunmuştur.

Robert Timmerman; Rebecca Paulus; James Galvin; Jeffrey Michalski; William Straube; Jeffrey Bradley; Achilles Fakiris; Andrea Bezjak; Gregory Videtic; David Johnstone; Jack Fowler; Elizabeth Gore; Hak Choy. ” Stereotactic Body Radiation Therapy for Inoperable Early Stage Lung Cancer”. JAMA. 2010;303(11):1070-1076.

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları, Kanser

Kanser Sonrası Çalışma Hayatına Dönmek

Birleşik Devletlerde 11 milyon kişide kanser hikayesi vardır. Kanser, hastaların yaşamlarını birçok şekilde etkilemektedir. Bazı hastalar, kanser tedavisi için veya kanserin fizyolojik ve psikolojik etkileriyle başedebilmek için çalışma saatlerini azaltmakta veya tamamen işlerinden ayrılabilmektedir. Bu durum sağlık sigortaları kapsamını da değiştirebilmektedir.

Bu çalışma, kalın barsak veya akciğer kanseri tanısı konulan hastaların istihdamlarının nasıl değiştiğini araştırmak amacıyla yapılmıştır.

Değerlendirilen 2422 hastada, kanser tanısının 15. ayında istihdamın %39’dan %31’e gerilediği gözlenmiştir.

Metastazı olmayan akciğer ve kalınbarsak kanseri olan hastaların çoğu işlerine geri dönmektedir, ancak ileri evre hastalığı olan ve sosyoekonomik durumu kötü olanları 1/6’sı çalışmayı bırakmaktadır.

*Craig C. Earle, Yves Chretien, Carl Morris, John Z. Ayanian, Nancy L. Keating, Linnea A. Polgreen, Robert Wallace, Patricia A. Ganz, and Jane C. Weeks “Employment Among Survivors of Lung Cancer and Colorectal Cancer”. JCO Apr 2010: 1700–1705.

Yorum bırakın

Filed under Kanser