Tag Archives: uzun yaşam

Açlığı Taklit Eden Diyetin Faydaları

Mesleğin başında bu tip konular nedense benim pek ilgimi çekmiyordu. Daha çok kanser konusunda kafayı yoruyor, Cerrahpaşa’daki hocalarımın bu konuya nasıl da vakıf olduklarını görüp, onlar gibi hastaları ve hastalıkları değerlendirmek için can atıyordum; ama insan beynine bilgilerin yüklenmesinde bir turbo mod yok, çok çalışma ve İngilizce deliberate, Türkçesi üzerinde düşünülmüş çalışma gerektiğini 10.000 saat geçip de “tamam şimdi oldu” zamanı anladım. Konuyu biraz uzatıyorum gibi duruyor, ama üst bilişin de (meta-cognition) bu süreçte etkili olduğunu sonra okuduğum yazılarda gördüm (https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Cstbili%C5%9F).

 

Ben o zamanlar, kanserin de basit bir açıklaması vardır diye düşünüp, teorik olarak kafa yorarken, o zaman asistan odasında şimdi ünlü bir endokrin uzmanı olan Özay Tiryakioğlu, müthiş bir endokrinolog olan Pınar Ablayla insülin direnci ve diyet konularındaki derin tartışmalarını anlamakta güçlük çekiyordum. Filhakika, insanların çoğunun hayatını tehdit eden mevzu da bu konularmış, sonradan anladım.

 

Biraz da yaş ilerleyip de arkadaşlarım 45’li yaşlara gelince, her ne kadar onlardan genç de olsam, uzun yaşamın nasıl elde edildiğini gösteren çalışmalar da ilgimi çekmeye başladı. Genlerimiz ve yaşam tarzımız bizim ne kadar yaşayacağımıza karar veriyor, isterseniz de çalışmamıza geçelim.

 

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, ömrü uzattığı yegane gösterilmiş şey açlık…

 

Çalışmaya 100 sağlıklı katılımcı alınıyor ve iki gruba ayrılıyor ve açlığı taklit eden diyetin (ATED) yaşlanma ve yaşla ilişkili hastalılarının göstergeleri, risk faktörlerine etkisi araştırılmış. ATED tipik olarak kalorisi, şekeri ve proteini az, doymamış yağı fazla yiyeceklerden oluşmaktadır. ATED her ay sadece birbirini takip eden 5 gün boyunca uygulanmıştır.

 

ATED Gün 1

%10 protein, %56 yağ ve %34 karbohidrat. Toplam 1090 kalori

 

ATED Gün 2-5

%9 protein, %44 yağ ve %47 karbohidrat. Toplam 725 kalori.

 

3 kez yapılan ATED turu vücut ağırlığını, beden ve toplam vücut yağını, insülin benzeri büyüme hormonu-1’i (IGF-1) ve kan basıncını azalttığı gözlenmiştir. Bu süre zarfında yan etki saptanmamıştır. Bu diyetin iyi tarafı ise, riski yüksek olanlarda iyi etkiler belirgin olmasıdır.

 

Sonuç

 

Ne demiş atalarımız, alınan enerjinin azı kar, çoğu zarar.

 

 

Min Wei, et al. “Fasting-mimicking diet and markers/risk factors for aging, diabetes, cancer, and cardiovascular disease”. Science Translational Medicine  15 Feb 2017:Vol. 9, Issue 377,  DOI: 10.1126/scitranslmed.aai8700.

 

Reklamlar

5 Yorum

Filed under Genel

Arabesk Yaşam Hücreleri Yaşlandırıyor

pexels-photo-27040

 

Bazı insanlar vardır, çok özeldirler ve belki bizler gibi sıradan insanlar hayatları boyunca onları ya bir kez görür, belki de hiç… İşte o insanlardan bir tanesi Prof. Dr. Gökhan Demir’dir. Bizler internken yaptığı pratik dersleri unutmak mümkün değil. Bir insan bu kadar mı şevkle tıp anlatır, bu kadar mı tıp da dâhil çok şey bilir ve kültürlü olur. Sene 1997’de onkoloji servisinin asistan odasında bizlere anlattığı telomer hala kulaklarımdan çıkmıyor; TUS (tıpta uzmanlık sınavına) hazırlanırken her şeyi bildiğimizi zannettiğimiz dönemde aslında hiçbir şey bilmediğimizi göstermişti. Gökhan Abinin anlatımındaki büyüleyicilik, içeriğindeki zenginlik muhteşemdir.

 

Neyse, gelelim Gökhan Abinin kulağımıza yamadığı telomerlere ve ne işe yaradıklarına. Telomerler (https://burakuzel-md.com/2010/07/13/olumsuzlugun-sirri-telomerler/ ), hücrelerin bölünme özelliğini kontrol altında tutmaya yarayan, kromozomun ucunda bulunan DNA parçasıdır. Telomeri, bir iplik parçası olarak düşünün, hücreler her bölündüğünde bu iplikten bir parça kopmaktadır; iplik kalmayınca hücre tekrar bölünemeyecek ve yaşlanacaktır.

 

Telomerlerin boyunun kısa olması, hücrenin erken öleceğini göstermektedir. Bu noktada sağlıklı hücrede uzun telomerler daha iyidir sonucunu çıkarabiliriz. Telomer uzunluğu ise hem genetik, hem de çevresel faktörlerden etkilenmektedir. Peki, yaşanan sıkıntılar telomerlere etki eder mi?

 

Çocukluk çağında yaşanan sıkıntılar

 

Maddi nedenlerden dolayı yer değiştirmek

Ailenin maddi destek alması

Babanın işsizliği

18 yaş öncesi polisiye bir olaya karışmak

Sınıfta kalmak

Fiziksel şiddete maruz kalmak

Ebeveynleri alkol veya madde kullanımı

 

Erişkin çağda yaşanan sıkıntılar

 

Çocuğunu kaybedenler

Eşini kaybedenler

17 yaş sonrası doğal afete maruz kalmak

Ateşli çatışmaya katılmış olmak

Bir alkol bağımlısı veya ilaç bağımlısı ile her hangi zaman birlikte olmak

Eşi veya çocuğu ciddi hasta olanlar

Medicaid (yeşil kart gibi) almış olmak

Yemek yardımı almış olmak

 

Çocukluk çağında yaşanan sıkıntıların hayatı daha fazla etkilediği düşünülmektedir. Bu sıkıntılar tek tek araştırıldığında belirgin etki gözlenmese bile sıkıntıların toplamı problem yarattığı gözlenebilir. Bugün bahsedeceğim çalışmada ABD Sağlık ve Emeklilik Çalışmasına katılan 4598 kişi incelenmiştir.

 

Yaşanan tek sıkıntının telomer boyuna etkisi gözlenmemiştir. Tüm yaşam boyunca oluşan sıkıntıların toplamı ise kısa telomer olasılığını %6 arttırmaktadır. Bu istenmeyen duruma ise özellikle çocukluk çağında yaşanan sosyal/travmatik maruziyetlerin etkisiyle oluşmaktadır. Çocukluk çağında eklenen her sıkıntı, telomer boyunun kısa olma olasılığını %11 arttırmaktadır.

 

Sonuç

 

Sağlıklı yarınlar için çocukluk çağında yaşanan sıkıntıları minimize etmemiz gerekmektedir.

 

Not: Telomer boyunuzu öğrenmek isterseniz şu siteye (http://telomeredx.com/ )  göz atabilirsiniz.

 

Eli Puterman, et al. “Lifespan adversity and later adulthood telomere length in the nationally representative US Health and Retirement Study”. PNAS, October 18, 2016  E6335-E6342

vol. 113 no. 42

 

Yorum bırakın

Filed under Genel

Para Yaşamı Uzatır Mı?

coins-currency-investment-insurance

Bitmeyen bir konu: para. Parayla saadet olur mu olmaz mı bilmiyorum, ama bugün konuşacağımız bu çalışmada hane içi kazancın yaşamı uzattığı gözleniyor, ama nasıl ? Mademki hepimiz sonsuza kadar sağlık ve mutluluk içinde yaşamak istiyoruz, o zaman bunu araştıralım.

 

Çalışma ABD’de yapılmış ve 40 ile 76 yaşındaki insanlar araştırılmış. Ortalama yaş 53 ortalama hane içi gelir 61,175 dolar olarak tespit edilmiş.

 

Çalışmada       Erkeklerde ölüm oranın 596,3 (100,000’de)

Kadınlarda ölüm oranının 375,1 (100,000’de) olduğu gözlenmiş.

 

  1. Zenginler Uzun Yaşıyor

 

En zengin erkekler ile en fakir erkekler karşılaştırıldığında, en zengin erkeklerin 14,6 yıl daha fazla yaşadığı

 

En zengin kadınlar ile en fakir kadınlar karşılaştırıldığında, en zengin kadınların 10,1 yıl daha fazla yaşadığı belirlenmiş.

 

  1. Modern Çağ Zenginleri Daha Uzun Yaşatıyor

 

2001 ve 2014 yılları arasında yaşama beklentisi değişikliğine bakacak olursak:

 

En zengin erkekler 2,34 yıl, en zengin kadınlar 2,91 yıl daha fazla yaşarken

En fakir erkekler 0,32 yıl, en fakir kadınlar 0,04 yıl daha fazla yaşıyor.

 

  1. Fakirseniz ve Uzun Yaşamak İstiyorsanız Yaşadığınız Yeri Bilin

 

ABD’de bazı bölgelerde (NV, IN, OK) yaşam fakirseniz daha kısayken Kaliforniya, New York eyaletinde yaşıyorsa 4,5 yıl uzun yaşadığı gözlenmiş.

 

  1. Fakirseniz Sigara İçmeyin

 

Özellikle sigara içimi yaşam beklentisini, geliri en az olan grupta ciddi bir şekilde azaltıyor. Keza obezite de benzer katkıda bulunurken, egzersiz ömrü bu grup insanda azaltıyor.

 

Yorumlarınızı bekliyorum.

 

 

Raj Chetty, et al. “The Association Between Income and Life Expectancy in the United States, 2001-2014” JAMA. Published online April 10, 2016. doi:10.1001/jama.2016.4226

Yorum bırakın

Filed under Genel, Genel Sağlık

D Vitamini: Uzun Yaşamın Sırrı

D vitamini eksikliğini check-up için gelen hastalarımda o kadar sık görüyorum ki, neredeyse hiç kimsenin kanındaki D vitaminine bakmadan bile D vitamini takviyesi yapabilirim. Ancak D Vitamini yağda erir vitamin olduğu için fazlasının da vücutta birikerek zarar verdiğini de unutmamak gerekir. Yani eczaneye gidip de yağlı tarafından bir D vitamini kürü alayım dememenizi öneririm.

D vitaminini, cildimizin güneşten gelen B tipi ultraviolet ışınıyla temasıyla yapabilmekteyiz.  Ülkemizde de bol güneş olduğuna göre neden D vitamini çoğu sağlıklı insanda düşük? Bu sorunun cevabına geçmeden D vitamin ne işe yaradığından bahsedelim.

D vitamini kalsiyum metabolizmasında önemli bir hormondur. D vitamini barsaklardan kalsiyum emilimini arttırırken, böbreklerden de kalsiyumun geri emilmesini arttırmaktadır. Ancak D vitamini reseptörü vücudumuzun çoğu hücresinde de bulunmaktadır. Yani bu vitaminin etkisi kalsiyum metabolizmasına sınırlı değildir.

D vitamini eksik olan bireylerde şeker hastalığı  (tip 2), kalp damar hastalığı, Parkinson hastalığında artma ve bilişsel fonksiyonlarda azalma gözlenmektedir. D vitamin aynı zamanda doğal bağışıklığımızda da önemlidir.

En son yapılan bir çalışmada D vitamini düşük olanlarda ölüm riskinin 1,7 kat artmış olduğu gözlenmiştir. Yani uzun yaşamak ve yaşadıklarımızı da unutmamak istiyorsak D Vitamini deyip geçmemiz gerekiyor.

Evet, sevgili dostlar, eczaneden alacağınız tanesi 1,5 TL olan D vitamini ile uzun yaşamı kazandığınızı zannetmeyin. İnsanın kandırmak kolay, ancak doğayı kandırmak pek mümkün değil. Bu konuda yapılan araştırmalarda, D vitamin eksikliği olan bireylere D vitamini takviyesi yapıp, kan değerlerini yükseltince yukarda bahsettiğim riskler azalmamaktadır. Ama ben doğal D vitamini alıyorum, hem de en pahallısından derseniz, o zaman cevabım doğalının güneş olduğudur.

Güzel yıldızımız güneşimiz olmadan dünyada bir yaşam, yani bizi insanların da olamayacağını biliyoruz. Güneşe temas ve yakınlık da önemli, bir gezegen ilerimizde, bir gezegen gerimizde de bildiğimiz bir yaşam formu yok. Güneşle doğal temasımız için mağaralarımız, yani akıllı telefonlarımız, televizyonlarımızdan çıkmamız ve dışarıda bol yürüyüşlü bir hayatımızın olması gerekliliğidir; doğalı budur.

Sevgiyle kalın.

 

Ben Schöttker,  et al. “Vitamin D and mortality: meta-analysis of individual participant data from a large consortium of cohort studies from Europe and the United States”. BMJ 2014;348:g3656

Yorum bırakın

Filed under Vitamin ve Mineraller