Tag Archives: meme kanseri

Genetik Kod ve Meme Kanseri

dna animasyon.gif

Genlerimiz bizim en değerli bilgimiz ve ancak gelişen teknoloji ile bu bilgiye daha hâkim olmaya başlıyoruz. 100 yıl önceki tıbbi bilgi dağarcığımız ile günümüz arasında dağlar kadar fark var. Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki artık Moore kanunun sonuna gelmek üzereyiz.

 

Teknoloji ilerlese de bazı temel yaklaşımların da tıpta bitmemesi gerekiyor: insan sevgisi ve açık iletişim. Bundan yıllar önce bir üniversite hastanesinde poliklinik yaparken meme kanseri olan bir hastaya muayene masasına geçer misiniz diye sorduğumda hasta bana şaşkın gözlerle bakıp, ben buraya 5 yıldır geliyorum, en son ne zaman muayene oldum hatırlamıyorum demişti. 3 tesla ile MR çekip, 256 kesitli BT’lerin sadece raporlarını okumak da zamanımızda sık yapılan, ancak yapılmaması gereken şeyler: burada beni okuyan genç hekimler varsa onlara tavsiyem istediğiniz filmlere bakın, sadece raporu okumayın.

 

Gelelim konumuza: bence Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi matematik hocası olan sevgili Naci Halıcı’nın “zor” tanımı, “basit+basit=zor” analizi ile daha rahat anlayabileceğimiz genler ve kanser konusuna.

 

Kanseri anlamak için iyi analiz etmek gerekiyor: hepimizin ellerinde bulunan akıllı telefonların nasıl çalıştığını biliyor muyuz? Veya 100 önceki bir saat ustasına elimizdeki iphone’un bozulduğunu ve tamire verdiğimiz düşünün: ne yapabilir ki? Bizim de durumumuz bunu gibiydi, şimdi derin analizler yapıp, en basit halini bulup, puzzle’ı birleştirmeye çalışıyoruz. Puzzle ise 6 milyar parçadan oluşuyor. Her bir parçaya baz diyoruz ve bunun aynı zamanda bir eşi var. Bu sistem aynı bilgisayarlardaki gibi çalışıyor: bilgisayardaki sistem ikili, transistorun, yani lambanın açık olup olmaması durumu 0 ve 1 olarak yazılıyor, genlerde ise ATCG gibi yazılıyor.

 

İsterseniz basit bir bilgisayar programı yazalım: bunu da basic dili kullanarak yapalım

 

10 cls (ekranı sil komutu)

20 print “ben genetik öğreniyorum” (ekrana ben genetik öğreniyorum yazar)

30 end (programı bitirir)

 

Bu programın 3 satırdan değil de milyarlarca satırdan oluştuğunu düşünün, ve bu programın bazı yerlerinde harf hatalarının, komut hatalarının, bazen de mantık hatalarının olduğunu ve bunu çözmenin ne kadar zor odlunu düşünün; işte kanser genetiğine hoş geldiniz.

 

Bugün bahsedeceğim çalışma 560 meme kanserinin tüm genomunun araştırılmasını içeriyor.

 

Bu çalışmaya 556 kadın ve 4 erkek alınmış ve 3,479.652 yerine somatik baz koyma, 371.933 küçük indel (yerleştirme, silme), 77.695 yeniden düzenleme tespit edilmiş.

 

93 kanser geninde 1.658 ilerletici mutasyonlar gözlenmiş ve kanserlerin %95’inde en az bir tane ilerletici mutasyon tespit edilmiştir.

 

En fazla mutasyona uğrayan genler ise:TP53, PIK3CA, MYC, CCND1, PTEN, ERBB2, ZNF703/FGFR1 locus, GATA3, RB1 ve MAP3K1.

 

Sonuç

Teknoloji baş döndürücü hızla ilerliyor, kanser genetiğini anlamaya yeni yeni başlıyoruz ve muhtemelen önümüzdeki 10 yılda kanser tedavisinde büyük adımlar atacağımıza inanıyorum.

 

 

Serena Nik-Zainal, et al. “Landscape of somatic mutations in 560 breast cancer whole-genome sequences”. Nature (2016) doi:10.1038/nature17676.

 

http://www.molevol.org/the-universe-of-mutations-2-dna-rearrangements/

 

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Genel, Kanser

Genetik Check-up Yaptırmalı Mıyız?

DNAGenetiğin babası biliyorsunuz Mendel ve önümüzdeki hafta ölümünün 131. yılı olacak. O zamandan bu zamana genetik ile bilgi dağarcığımız oldukça genişledi. 1990’da başlatılan ve 2003’de tamamlanan İnsan Genom Projesi ise bilgimizin artışına hız kazandırdı. Teknolojinin gelişmesiyle de maliyetler 3 milyar dolardan, tüm genom için 3000-4000 dolara, SNP analizi için de 99 dolara kadar geriledi.

Her ne kadar ülkemiz nostaljik takılsa da 21. yüzyıl son sürat yoluna devam ediyor, kuyruklu yıldızlara araç indiriliyor, genlere müdahalede bulunuyor; baş döndürücü bir çağda yaşıyoruz.

Bugün bahsedeceğim çalışma 17,182 kişinin tüm genomunun araştırıldığı bir çalışma. Konunun özü aslında şu, genlerimiz bizlerle birlikte yaşlanıyor ve bu durum da kan kanserine neden oluyor diye düşünüyoruz. Eskiden biliyorsun müzik kasetlerimiz vardı, bu kasetler çalına çalına eskir, sesler cızırdamaya başlar, hatta kopardı. Bizim genler de çok çalına çalına eskiyor, bu deformasyonlar da kanser gibi bantı kopartıyor. En fazla çalınan genler ise kan hücreleri; kandaki beyaz kan hücreleri, ki bunlara lökosit diyoruz.

Lökositlerin kan dolaşımındaki ömürleri 5 saat kadar, ortalamada da bir milimetre küp kanımızda 7000-9000 hücre var; yani vücudumuz aynı şeyi sürekli üretiyor. Bunu da bir kalıp üzerinden yapıyor. Bu kalıba “kök hücre”, “stem cell” diyoruz.

Sonuçlar

40 yaşın altındaki insanlarda somatik mutasyonlar nadir gözleniyor.

70-79 yaşta olanlarda (klonal) mutasyonlar %9,5

80-89 yaşta olanlarda (klonal) mutasyonlar %11,7

90-108 yaşta olanlarda (klonal) mutasyonlar %18,4

Yani yaş arttıkça genler daha çok bozuluyor. En çok bozulan genler:

DNMT3A,

TET2, ve

ASXL1.

Somatik mutasyonlar arttıkça:

Kan kanseri riski 11,1 kat

Tüm nedenler bağlı ölüm riski 1,4 kat

Koroner kalp hastalığı riski 2 kat

İnme riski 2,6 kat artmaktadır.

Her Mutasyon Gelişen Kan Kanseri Oluyor Mu?

Bu çalışmanın gösterdiği, hayır olmuyor. Mutasyon olanların %4’ünde çalışma sırasında kan kanseri geliştiği gözlenmiş. Bu nispeten düşük bir oran. Mutasyonu olan insanlarda daha fazla nedeni açıklanamayan anemi (kansızlık) ve RDW’de artış gözlenmiş, ancak lökosit değerlerinde bir değişim gözlenmemiş.

Sonuç

Yaşla birlikte genlerimiz de yaşlanıyor. Bu konuda bilgilerimiz arttıkça, bu yaşlanmadan genlerimizi nasıl koruyacağımızı da bulacağız.

Siddhartha Jaiswal, et al. “Age-Related Clonal Hematopoiesis Associated with Adverse Outcomes”. N Engl J Med 2014; 371:2488-2498December 25, 2014DOI: 10.1056/NEJMoa1408617

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

Erken Evre Meme Kanserinde Hedefi İki Kez Vurmak

English: pink ribbon

Image via Wikipedia

Meme kanseri kadınlarda sık görülen bir kanser türü olduğunu biliyorsunuz. Çoğunuzun bir tanıdığında meme kanseri olduğu bu yazıyı okurken aklınıza gelecektir. Dolayısıyla, tüm kadınların meme kanseri açısından kendilerini takip etmeleri gerekmektedir. Meme kanseri, sadece kadınları etkilememekte, erkeklerde meme kanseri olabilmektedir. Bu hastalık göğüs kanseri değildir, meme organının hastalığıdır; ayıp olmasın diye meme, yerine göğsü kullanmak uygun değildir. Ayrıca, bir insan meme kanseri olduğunda da, genel kanaatın yanlış olarak düşündürdüğü gibi, yolun sonuna gelinmemektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Kolesterol ve Kanser

Kolesterol yüksekliğinin kalp damar sistemine etkilerini gayet iyi biliyoruz, ancak kolesterol düzeyi ile kanser arasındaki ilişki iyi bilinmemektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser, Kolesterol

Sigara ve Meme Kanseri

Sigara dumanında meme kanseri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerinin gelişme riskini arttıran kanserojen maddeler vardır. Fakat, sigaranın aynı zamanda anti-östrojenik etkileri de olduğundan meme kanseri riskini azaltabileceği düşünülmektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Menapoz Sonrasında Meme Kanserinden Korunma

Fiziksel aktivitenin sağlık için faydalarını uzun zamandır konuşuyoruz. Bugün de benzer bir konudan bahsedeceğiz

 

Bu çalışma 1986 yılında başlamış ve hemşirelerin sağlık durumlarını araştırmaktadır. 20 yıllık takipte menapozda olan 95396 kadının 4782’sinde meme kanseri tanısı konulmuştur.

  Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Kanser Riskinin Azaltılması (BRCA1 veya BRCA2 Mutasyon Taşıyıcılarında)

Meme kanseri 8 kadından bir tanesinde görülmektedir. Yumurtalık kanseri sıklığı ise daha azdır. Ancak, BRCA1 veya BRCA2 mutasyonları olanlarda, heme meme kanseri riski, hem de yumurtalık (over) kanseri riski oldukça artmaktadır. Ailesinde bu tür kanserler sık görülüyorsa, sözkonusu mutasyonların araştırılması gerekmektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Bisfosfonatlar ve Meme Kanseri

Bisfosfonatlar osteoporozun (kemik yoğunluğunu kaybı, kemik erimesi) tedavisinde ve kansere bağlı iskelette gelişen metastazının önlenmesinde ve tedavisinde kullanılmaktadır. Klasik etki mekanizmaları kemikten kalsiyum ve diğer minerallerin salınımını azaltarak gösterirler (osteoklastları inhibe ederek). Azot içeren bisfosfonatlar (alendronate, riserdonate, pamidronate, ibandronate, zoledronate) protein prenilasyonunu da engeller. Bu şekilde kanser hücre büyümesi ve metastaz engellenir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser

(Meme) Kanserinde Moral Uzun Yaşatıyor

Onkolojinin en saygın isimlerinden birisi olan ve aynı zamanda öğrencisi olma şansını yakaladığım sayın hocam Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, hastalarına ve bizlere kanserde moralin çok önemli olduğunu söyler. Bugün sizlere bahsedeceğim çalışma da hocamızın bu savını destekliyor.

Meta-analizler stresle ilişkili psikososyal faktörlerin ve düşük sağlık ilişkikili yaşam kalitesinin, kanserin daha kötü gitmesi ile ilişkikili olduğunu göstermiştir.

Eğer duygusal huzursuzluk düzeltilirse ve sosyal düzenleme, sağlık davranışları ve uyum iyileştirilirse, bağışıklık iyileşebilir ve hastalığın seyri, değişebilir.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Depresyon, Akıl ve Ruh, Kanser

Migren Meme Kanserinden Korur mu?

Günaydın, bu sabah sizlerle bugün Journal of Clinical Oncology dergisinde yayınlanan bir gözlemesel çalışmayı aktaracağım. Bu çalışma, kadın sağlığı üzerine yapılmış en büyük iki çalışmadan biri olan Kadın Sağlığı Girişimi Gözlemsel Çalışmasının (Women’s Health Initiative) bir yan ürünüdür ve migrenle menapoz sonrası meme kanseri riski arasındaki ilişki araştırılmıştır.

Migren hikayesi olan menapoz sonrası kadınlarda meme kanseri riski, migreni olmayanlara göre %26-33 az olduğu bildirilmiştir. Migren hikayesi ile meme kanseri arasındaki ilişki, her iki hastalığın da üreme hormonlarından etkilenmesi olabilir.

Bu çalışmaya yaşları 50-79 arasında olan 91,116 kadın katılmıştır. Migren hikayesi olan kadınlarda meme kanseri riski düşük bulunmuştur. Bu düşük risk östrojen/progesterone pozitif tümörlerde daha belirginken, negatiflerde herhangi azalma gözlenmemiştir.

* Christopher I. Li, Robert W. Mathes, Elizabeth C. Bluhm, Bette Caan, Mary F. Cavanagh, Rowan T. Chlebowski, Yvonne Michael, Mary Jo O’Sullivan, Marcia L. Stefanick, and Ross Prentice . “Migraine History and Breast Cancer Risk Among Postmenopausal Women”
JCO Feb 2010: 1005–1010.

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Meme Kanserini Yenenlerde Egzersiz ve Çay Tüketiminin Depresyonla İlişkisi

Meme kanserinin hem erken tanınması, hem de tedavisindeki yeniliklerin (hedeflenmiş tedaviler vb.)sonucunda meme kanserini yenenlerin sayısı tüm dünyada hızla artmaktadır. Ancak, bu tanı konulduktan ve sonrasında tedavisi bittikten sonra, bireylerde hastalık olmamasına rağmen kanser isminin çağrıştırdığı ürkütücü durum nedeniyle ciddi psikolojik stres oluşmaktadır. Bu stresin sonucu olarak depresyon prevalansı %55’e yakındır. Demoklesin kılıcı, bu insanların başı üzerinde irkitici şekilde sallanmaktadır.

Genel populasyonda fiziksel aktivite gibi yaşam tarzı değişiklikleri depresyon gelişimini azalttığı bildirilmiştir. Bu çalışmada meme kanserini yenenlerde, ilk tanıdan sonraki 18. ayda
Yaşam şekli faktörleri ve tamamlayıcı /alternatif tıp kullanımı ile depresyon ilişkisi araştırılmıştır.

Kadınların %26’sında depresif semptomlar gözlenmiş ve %13’ünde klinik depresyon kriterleri tamamlanmıştır. Egzersiz yapanlarda, yapmayanlara göre daha az oranda depresyon bulunmuştur. Düzenli olarak çay tüketimi (ayda 100g kuru çaydan fazla) yine aynı şekilde daha az oranda depresyonla sonuçlanmaktadır. Tamamlayıcı/alternatif tıp uygulamaları ise depresyon üzerine hiç bir etkisinin olmadığı gözlenmiştir.

*Xiaoli Chen, Wei Lu, Ying Zheng, Kai Gu, Zhi Chen, Wei Zheng, and Xiao Ou Shu. “Exercise, Tea Consumption, and Depression Among Breast Cancer Survivors” . JCO Feb 2010: 991–998.

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Aspirin ve Meme Kanseri

Meme kanseri olan kadınlarda aspirin kullanımı, sağkalımı muhtemelen arttırmaktadır. Aspirin ve diğer ağrı kesiciler (nonsteroidal anti-inflamatuar ilaçlar: NSAID) prostaglandinlerin ve siklooksigenazların yapımını engellerler.

Hücresel düzeyde yapılan deneylerde meme kanseri hücrelerinin, normal meme hücrelerinden daha fazla prostaglandin ürettiği ve aspirinin bu üretime engel olarak büyümeyi, saldırganlığı ve kemik metastazını engellediği bulunmuştur.

Bugün size bahsedeceğim çalışma, Hemşirelerin Sağlık Çalışmasıdır. 1976 ile 2002 yılları arasında metastazı olmayan meme kanseri tanısı konulan 4,164 kadın, Haziran 2006’ya gözlenmiştir. Kadınların haftada kaç gün aspirin kullandıkları kaydedilmiştir.

Sonuç olarak, düzenli aspirin kullanan kadınlarda meme kanserine bağlı metastaz (kanserin başka bir organa atlaması) ve meme kanserine bağlı ölümlerin daha az sıklıkta olduğu gözlenmiştir.

Michelle D. Holmes, Wendy Y. Chen, Lisa Li, Ellen Hertzmark, Donna Spiegelman, Susan E. Hankinson”Aspirin Intake and Survival After Breast Cancer” Journal of Clinical Oncology, Vol 28, No 9 (March 20), 2010: pp. 1467-1472

Yorum bırakın

Filed under Kanser