Tag Archives: alzheimer

Alzheimer Olur Muyum Yapay Zekâcığım?

alzheimer

Bildiklerimiz logaritmik hızda arttığı için dün ile bugün arasında bilgi birikimi açısından ciddi fark var; tabii ki eğer günceli yakın takip etmezsek, dağarcığımız rip akıntısına kapılabilir. Tıp alanında her zaman yapay zekâya ihtiyaç vardı, ancak şu zamana kadar olanlar bizlere çok da fayda sağlamadı. Örneğin EKG cihazları hep yorum yazar, ama bunlar pek de tutmaz.

Yapay Zekâ Nedir?

Yapay zekâ, bir insanın beynini taklit etmeyle başlayıp, belki evrim halkasındaki bir sonraki basamağa geçecek bir teknoloji olduğunu düşünüyorum. Belki ilk başta, şu anda olduğumuz gibi hibrid yapıda insan-bilgisayar etkileşimi (elimizde sürekli cep telefonu), bir süre sonra vücuda entegre edilen bilgisayarlarla “İnsan+” olmamıza neden olacak; sonrası da Matrix filmi… İyi mi, kötü mü bilmiyorum, ancak çok farklı olacağını öngörüyorum.

Tıp alanında ise genel kanı, yapay zekanın iş yükünü daha arttıracağı yönünde (https://twitter.com/EricTopol/status/1061675106370433029) . Muhtemelen, daha önce göremediğimiz bazı ilişkileri, bu vesileyle görmeye başlayacağız.

Bugün sizlerle paylaşacağım çalışma derin öğrenme ile ilgili. Derin öğrenme, yapay zekânın bir türü. Mantığı ise, makine öğreneceği şeyi puzzle gibi parçalara ayırır ve belirli bir sistemle tasnif eder, bu tasnif ettiklerini de tekrar tasnif ederek nihai sonuca ulaşır. Yani, puzzleda kenarları ve benzer şekilleri ayırır, sonra bu grupladıklarını tekrar tasnif ederek çözüme ulaşır (https://youtu.be/aircAruvnKk).  Aslında bir dizi matriks fonksiyonu, bu konuda çalışmalar arttıkça basite indirgenmiş bir fonksiyon halini almaktadır.

Alzheimer Nedir?

Alzheimer hastalığı tam anlamıyla başımıza bela bir hastalıktır. Hafif unutkanlıklarla başlayıp, yakın dönemli hafızanın bozulması, ama uzak dönemli hafızanın korunması (kişi bugün ne yediğini hatırlamaz, ancak 10 yıl önceki olayları net hatırlar), kişilik değişiklikleri (pamuk gibi bir kişinin saldırgan olması), nihayetinde bakıma muhtaç yatalak bir hale getirmesi ile karakterize olan bu hastalık, ABD’de ölümlerin 6. sırasındadır, ama yakın bir gelecekte 3. sıraya yükseleceği tahmin edilmektedir.  Şu anda tamamen iyileştirici bir tedavi bulunmamaktadır.

Çalışma

2005-2017 yılları arasında 1002 hastaya ait 2109 18F-FDG PET görüntüleme çalışması incelenmiştir. Bu görüntülemeler hem derin öğrenme ile bilgisayar tarafından analiz edilmiş, hem de 2 nükleer tıp uzmanı doktor tarafından incelenmiş.

Alzheimer PET

Sonuçlar

Bilgisayarın algoritması, nihai klinik tanı konulmadan yaklaşık 75 ay önce PET’e bakarak Alzheimer hastalığı tanısını oldukça kesin tespit edebilmektedir (AUC 0,98; AUC değerinin 0,5-0,7 arasında olması düşük, 0,7-0,9 arasında olması orta, 0,9 üzeri olması yüksek kesinliği göstermektedir).

Yapay zekânın spesifitesi (testin hastalığı ekarte etme gücü) %82, nükleer tıp uzmanlarının %57

Yapay zekânın sensivitesi (testin tanı koyma gücü) %100, nükleer tıp uzmanlarının %91 olarak bulunmuştur.

 

Önerim

Eğer kendiniz veya yakınınızda hafıza ile ilgili bir sıkıntı hissediyorsanız bir nöroloji uzmanına gitmeniz uygun olur; keza hastalık klinik tanısının konulmasından 6 yıl öncesinde beyin görüntülemelerinden teşhis edilebiliyor.

Tıp Öğrencilerine Önerim

Radyoloji uzmanı olmak istiyorsanız bir kere daha düşünün, yapay zekâ ilk bu branşı ele geçirecek.

 

Yiming Ding, et al.” A Deep Learning Model to Predict a Diagnosis of Alzheimer Disease by Using 18F-FDG PET of the Brain” https://doi.org/10.1148/radiol.2018180958 https://pubs.rsna.org/doi/10.1148/radiol.2018180958

Yorum bırakın

Filed under Akıl ve Ruh

D Vitamini Takviyesi Mucizesi (diye bir şey yok!)

D Vitamini Takviyesi Mucizesi

Güneşli canım ülkemin D vitamini fakiri insanları olarak bizler uzun, mutlu ve sağlıklı yaşamak istiyoruz, bu konuda imdadımıza reyting hocası yetişiyor ve ağzımızdan aşağı bir ton ünite D vitamin boca ediyor. Peki, yağda erir bir vitamin olan D vitamininin “fazlası vücutta birikir” bilgimiz nereye kayboluyor? Bu uğurda kanda kalsiyumu yükselen ve hastaneye yatırılan kaç tane hasta var? Bunlar bence güzel bir bitirme tezi konusu olabilir.

D vitamini tabii ki kalsiyum metabolizmasında ve kemik sağlığında önemli bir vitamin, eskiden raşitizm nedeniyle bacakları O harfi şekline gelen ve garip şekilde alçılanan bebekleri hatırlar mısınız? Şu aralar hemen hiç görmüyorum.

D vitamin ayrıca kalp-damar sağlığı için de önemli, beyin sağlığı için de. Fakat D vitamini düşük insanlara dışarıdan D vitamini verdiğimizde ne kalp-damar hastalığı riski ne de Alzheimer riski azalıyor. Bu durum da aslında D vitaminin bir sebep değil bir sonuç olduğunu düşündürüyor, yani eğer evin dışında aktif bir yaşantınız varsa damarlar da, beyin de korunuyor.

Gelelim bugünkü konumuza, 81 çalışmadan 53,537 katılımcıyla yapılan bir meta analizden bahsedeceğiz.

Sonuçlar

D vitamini takviyesi yapılanlarda

  1. Kemik kırığı riski azalmamıştır
  2. Düşme riski azalmamıştır
  3. Yüksek doz veya düşük doz D vitamin takviyesi kemik kırığı veya düşme riskini azaltmamıştır.
  4. Kemik yoğunluğu üzerinde bir etkisi tespit edilmemiştir.

 

Eve Gidecek Sonuç

D vitamininiz düşük çıktığı için üzülmeyin, eğer kemik sağlığınız (ve beyin ve damar) için bir şey yapmak isterseniz, sizi dışarı alalım :)

 

Mark J Bolland, et al. “ Effects of vitamin D supplementation on musculoskeletal health: a systematic review, meta-analysis, and trial  sequential analysis”. Lancet Diabetes Endocrinol 2018 Published Online October 4, 2018 http://dx.doi.org/10.1016/S2213-8587(18)30265-1

Yorum bırakın

Filed under Endokrin Hastalıklar, Vitamin ve Mineraller

Kaliteli Bir Uyku Neden Önemli

Kaliteli Uyku (1)

Öğrenci olarak Norveç’e gittiğimde, ortopedi kliniğinin yaş ortalaması 90 civarındaydı; o zaman bizim Cerrahpaşa geriatride (yaşlı bilimi)  yatanların yaş ortalamasının 2 katı olabilir diye düşünüyordum. 1992’de Cerrahpaşa’ya girdiğimde Türkiye nüfusu 50 milyonken, şimdi 80 milyonu aşmış durumda. Aynı zamanda ortalama yaş da arttıkça, Alzheimerı olan hastaların da sayısı ciddi şekilde artıyor. Hele Bakırköy gibi, Türkiye’nin de üstünde yaş ortalaması olan bir coğrafyada yaşıyorsanız, illa ki çevrenizde Alzheimer hastasında bakan bir yakınınız olmaması mümkün değildir.

Dün yaptığım mini ankette (https://twitter.com/DoktorBurak/status/10467402126537277449) katılım az olmasına rağmen, %83 gibi yüksek oranda sabahları yorgun kalkma var. Yani uyku kalitesi anlaşılan yeterli değil.

Beta amyloid, beynin metabolik atık ürünü ve beyinde temizlenmesi de çoğunlukla uyku sırasında oluyor.  Beta amyloid, Alzheimer hastalarının beyinlerinde oluşan plakların ana bileşenidir ve artmış beta-amyloid yükü de Alzheimer hastalığı riskini arttırıyor.

Uykunun kalitesini bozan çok etken var; özellikle bizim meslekteki gibi nöbet tutuyorsanız zaten uyumuyorsunuz demek. Ancak bunun yanında ekran bağımlılığınız varsa, sosyal medyada bir şeyleri kaçırmak istemiyorsanız, gecenin 3’ünde mavi ışık yüzünüzü solduracaktır. Bir de kedi durumu var ki, akla zarar; sabahın 4’ünde sizi uyandırmak için patilerinden geleni artlarına koymayan o şirin minnoşlar, insanı delirtebilmektedir.

Bugün bahsedeceğim çalışmaya 22 erişkin alınmış ve yaklaşık 31 saat boyunca uyumaları engellenmiş. Öncesinde ve sonrasında yapılan PET çalışmalarında uykudan yoksun bırakılan insanların beyninde beta-amyloid miktarını arttırdığı gözlenmiştir.

Sonuç

Kaliteli bir uykunun çok önemli olduğunu biliyorduk, bu çalışmayla Alzheimer hastalığı açısından da risk teşkil ettiğini anladık. Adile Naşit’li uykudan önce programlarını güncelleyip tekrar gösterime sunmak gerekiyor.

Ehsan Shokri-Kojoria, et al. “β-Amyloid accumulation in the human brain after one night of sleep deprivation”.  PNAS April 24, 2018 115 (17) 4483-4488; published ahead of print April 9, 2018 https://doi.org/10.1073/pnas.1721694115

Yorum bırakın

Filed under Akıl ve Ruh, Genel

Hava Kirliliği Beyne De Geçiyor

industry-sunrise-clouds-fog-39553

“Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiriyorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor.” (https://burakuzel-md.com/2012/03/30/oturan-boga-analojisi/)

 

İnsanlık sürekli ilerliyor, ancak sevimli mavi gezegenimizi de hunharca sömürüyor. Hiçbir iyilik karşılıksız kalmadığı gibi, kötülük de karşılıksız kalmıyor. İnsan hava kirletiyor, hava da onun bedenini, hatta beynini kirletiyor; belki de Alzheimer yaparak kendisini daha da kirletmemesini sağlamaya çalışıyor.

 

Manyetit denilen güçlü manyetik özelliği olan demir karışımı mineraller 20 yıl önce ilk kez beyinde tespit edilmiştir. Manyetitlerin redoks aktivitesi, yüzey yükü ve güçlü manyetik özelliklerinden dolayı beyin üzerinde güçlü bir etkisi olabilir. Alzheimer hastalığına bağlı plaklarla manyetitlerin ciddi bir ilişkisi olduğu da daha önce yapılan çalışmalarda gözlenmiştir. Manyetitlerin burundan koku alma sinir ile beyne taşındığı da düşünülmektedir.

 

Bu çalışmada Alzheimer’ı veya benzer plakları olan yaşlıların beyinlerinde manyetit miktarı yüksek çıkmış olmasına rağmen, her hangi bir hastalığı olmayan genç Meksikalı kişide de yüksek çıkmıştır. Bu durumun Meksika’da hava kirliliğinin fazla olmasıyla alakalı olduğu düşünülmektedir.

 

Manyetit ile hava kirliliği yanma ile oluşmaktadır. Yani otoyol çevresindeyseniz bu tip kirleticilere maruz kalabilrisiniz. Ancak toner kartuşu gibi başka nedenlerle de oluşmaktadır.200nm’den küçük nanokürelerin doğrudan beyne ulaşabildiği de bilinmektedir.

 

Araştırmacının konuyla ilgili videosuna da https://youtu.be/dfXjeNxSYgA linkinden ulaşabilirsiniz.

 

https://en.wikipedia.org/wiki/Magnetite

Barbara A. Maher, et al. “Magnetite pollution nanoparticles in the human brain.” PNAS September 27, 2016 vol. 113 no. 39 10797-10801

 

1 Yorum

Filed under Genel

Sigara ve Bunama

Bunamanın en sık sebeplerinden birisi olan Alzheimer hastalığı ile sigara arasında ilişki bu çalışmaya kadar iyi bilinmemekteydi.

 

Alzheimer hastalığı ile ilgili şikayetlerin çıkmasından çok önce hastalığın başladığı ve sessiz kaldığı bilinmektedir. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Depresyon, Akıl ve Ruh

E Vitamini Bunama ve Alzheimer’dan Koruyor

Alzheimer hastalığında, oksidatif stresin önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Bu düşünceye paralel olarak, deneysel çalışmalarda anti-oksidanların sinir hasarını önlediğini desteklemektedir. Ancak, ne yazık ki klinik çalışmalarda anti-oksidan eklenmesinin Alzheimer hastalığında bir işe yaramadığı ortaya konulmuştur. Bu çalışmada diyetle alınan E vitamini, C vitamini, beta karoten ve flavonoidlerin 10 yıllık takipte, uzun zamanlı demans riskine etkisi araştırılmıştır Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Depresyon, Akıl ve Ruh, Vitamin ve Mineraller

Egzersiz ve Bilişsel Bozulma

Dr. Thorleif Etgen ve arkadaşlarının Archives of Internal Medicine yayınladığı bir çalışma bilişsel bozulma ile fiziksel egzersiz arasında ilişkiyi ortaya koymakta. Bu çalışma, 55 yaş üzerindeki bireylerde yapılmış ve bu bireyler 2 yıl izlenmişler.

Ve Sonuçlar

Tahmin ettiğiniz gibi fiziksel egzersiz, sadece bedeni değil ,beyni de çalıştırıyor; orta ve ağır egzersiz yaşlı bireylerde bilişsel bozulmayı engellemektedir.

Sağlık bir beyin için, sadece zihinsel egzersiz değil bedensel egzersiz de şarttır.

Arch Intern Med. 2010;170(2):186-193.

Yorum bırakın

Filed under Genel

Physical Activity and Incident Cognitive Impairment in Elderly Persons

Dr. Thorleif Etgen and his colleagues has searched for a possible correlation with physical activity and incident cognitive impairment who are older than 55 years old, and have reported their findings in Archives of Internal Medicine.

The results were not startling as you have guessed: a little can be enough for being happy, and of course not forgetting your happiness; ie. moderate (physical activity <3 times/wk), and high activity (physical activity 3 or more times/wk) is associated with a reduced incidence of cognitive impairment after 2 years in a large population-based cohort of elderly subjects.

Arch Intern Med. 2010;170(2):186-193.

Yorum bırakın

Filed under Genel