Tag Archives: öksürük

Doğum Kontrol Hapları DVT Kulak Mı?

Copyright Dr. Burak Uzel

Copyright Dr. Burak Uzel

Tıp jargonunda kısaltmalar sık kullanılır, bunun nedeni havalı bir tarz veya bilgi saklamaktan ziyade zaman kısıtlamasıdır. Çoğu hekimin hayatı baş döndürücü süratte geçtiğinden, derin ven trombozu yerine DVT’yi, doğum kontrol ilaçları (Oral KontraSeptif) yerine de OKS’yi kullanırız.

Size bu noktada da traji-komik bir hikâye anlatayım isterseniz:

Olay SSK Göztepe Hastanesinde geçmektedir.  Akşam sekiz sularında çocuk acile başvuran hasta yakınına hemşire, karşıdan tüp alır mısınız diye sorar; çocuktan kan tetkiki istenmiştir, laboratuar da karşı kapıdadır. Adamcağız odadan çıkar, bu arada çocuğun sonuçları çıkar, tedavisi biter, ama baba ortada yok. O zaman cep telefonu da yok maalesef, beklerler, beklerler, saatler geçer, sonunda baba elinde piknik tüpüyle gecenin 2’sinde kapıda belirir. Önce Kadıköy’e gitmiş, oradan karşıya geçmiş, Beşiktaş’ta tüp bulamamış, Karaköy’de ancak piknik tüpüne bulabilmiş, ancak tam dönecekken vapur seferleri bitmiş. Karayoluyla köprüyü geçmek zorunda kalmış. Zavallı adam, mahvolmuş.

Gelelim konumuza…

DVT Nedir?

Derin ven trombozu, isminden de anlamayacağınız gibi özellikle bacakların derininden geçen toplardamarların pıhtıyla tıkanması durumudur. Tıkanırsa tıkansın, ne olur canım derseniz, ona da pulmoner emboli olur derim. Pulmoner emboli, bu derin toplardamar sisteminde oluşan pıhtının koparak akciğer gitmesi durumudur, bu durum hafif de olabileceği gibi, hayatı tehdit edecek boyutta olabilir. Her  yıl A.B.D.’de 25.000 kişi bu durumdan ölmektedir.

Derin toplardamar sistemi neden tıkanır?

Toplardamar sistemi, kirli kanı kalbe tekrar döndüren bir sistemdir. Ancak atardamar sisteminden farklı olarak burada kalp gibi bir pompa sistemi yoktur. Kalp’in pompa gücü, kanı 180cm yukarı (sistolik tansiyon 120mmHg) atmaktadır, hâlbuki toplardamardaki basınç 2-10cm’dir. Yani basınç düşüktür, bu basınç özellikle vücudun bacaklar gibi alt bölgelerinde yer çekiminin de etkisiyle daha da düşmektedir, burada kan dolaşımını kasların damarları sıkıştırmasıyla oluşur; yani bir uçak yolculuğu gibi uzun süre sabit kalırsanız bu sistemde kan pıhtılaşabilir; akarsular gibi temiz ve pıhtısız bir kanınız olsun isterseniz hareket edeceksiniz, başka yolu maalesef yok. Bu pıhtı özellikle cerrahi sonrasında da sık görülmekle beraber, OKS kullananlarda da arttığı bilinmektedir.

Tüm dünyada doğurganlık çağındaki kadınların %9’u OKS kullanmaktadır, bu oran gelişmiş ülkelerde %18’e, İngiltere’de %28’e çıkmaktadır.

Çalışma

2001-2013 yılları arasında ilk kez venöz tromboembolizm (VTE) (toplardamarda pıhtı nedeniyle tıkanma) olan 15-49 yaşlarındaki kadınlar incelenmiştir.

OKS kullanımının VTE’yi 2,97 kat arttırdığı tespit edilmiştir.

OKS’nin içeriğine göre VTE riski de değişmektedir. Eğer OKS kullanıyorsanız etken maddelerine bakarak riskinizi görebilirsiniz.

Desogestrel: 4.28

Gestodene: 3.64

Drospirenone: 4.12

Cyproterone: 4.27

Levonorgestrel: 2.38

Norethisterone: 2.56

Norgestimate: 2.53

Sonuç

OKS’ler VTE riskini arttırmaktadır, özellikle VTE’yi arttıracak başka risk faktörleriniz varsa, örneğin sigara kullanımı, obezite, sedanter hayat, ailesel yatkınlık gibi, bunları mutlaka hekiminize danışmanızı öneririm. Ayrıca bu risk faktörlerini azaltacak çalışmalar da yapmak gerekir. Bir başka husu da OKS’leri hekiminize danışmadan lütfen almayın.

Yana Vinogradova, et al. “Use of combined oral contraceptives and risk of venous thromboembolism: nested case-control studies using the QResearch and CPRD databases.” BMJ 2015;350:h2135

Yorum bırakın

Filed under Genel Sağlık

6 Adımda Zatüre

Copyright Dr. Burak UZel

Copyright Dr. Burak UZel

Pnömoni, akciğerlerin enfeksiyonudur ve her yaş grubunda hafifden ağıra değişen şiddette hastalık yapmaktadır.

  1. Zatüre Olduğumu Nasıl Anlarım?

Pnömoninin işaretleri:

Öksürük,

Ateş,

Halsizlik,

Bulantı, kusma,

Hızlı nefes alma veya nefes darlığı,

Titreme veya batma tarzında göğüs ağrısıdır.

Ancak, her zatüre de bunların olması da gerekmemektedir.

  1. Kimler Risk Altındadır?

65 yaşından büyükler ve

5 yaşından küçükler risk altındadır

19-64 yaş aralığındaki bireylerde altta yatan diyabet, astım, sigara kullanımı varsa

artmış pnömoni riski vardır.

  1. Zatüre Üşütmekten mi Olur?

Hayır, üşüme ile zatüre gelişmemektedir. Pnömoniye bakteriler, virüsler, mantarlar neden olmaktadır ve tedavisi nedene yönelik olmalıdır. Toplumdan edinilmiş pnömoni (TEP), hastanede bulunmamış kişilerde gelişen pnömoni çeşitidir. Hastane kaynaklı pnömoniler ise kullanılan antimikrobial ilaçlara dirençli olma olasığı nedeniyle dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir.

Bakteriyel pnömoninin en sık sebebi Streptococcus pneumoniae (pnömokok’tur) ve viral sebepler influenza, parainfluenza ve respiratuar sinsiyal virüslerdir . 1 yaşın altındaki çocuklarda en sık pnömoni sebebi respiratuar sinsisyal virüsdür (RSV).

  1. Zatüreyi Engellemek İçin Aşı Şart

Ülkemizde hastalarımıza uyguladığımız çeşitli aşılar zatüre gelişmesini engellemektedir. Bunlar:

Pnömokok Aşısı

Hemofilus influenza tip b (Hib) Aşısı

Boğmaca Aşısı

Suçiçeği Aşısı

Kızamık Aşısı

Grip (influenza) Aşısı

5.Zatüre Tanısı Nasıl Konulur?

Muayene şarttır, ancak dinleme bulguları her zaman olması gerekmez (dinleme belirli bir derinliğe kadar hassastır.

Akciğer grafisi. Bir akciğer grafisinden alınan radyasyon bir uçuşta alınan kozmik radyasyona eştir, yani oldukça düşüktür. Fakat akciğer grafisinin normal olması zatüreyi ekarte ettirmez

Akciğer Tomografisi. Akciğer grafisine göre daha detaylı bir bilgi verir, ancak radyasyon dozu yüksektir, dolayısıyla herkese her an tomografi çekilmemelidir.

  1. Zatürenin tedavisi nedir?

Hastaneden bulaşmayan zatürelerde genellikle 2’li antibiotik tedavisi veya tekli antibiotik tedavisi kullanılmaktadır. Hastanden kazanılmış zatürelerde bakteriler antibitiklere dirençli olabileceğinden tedavide kullanılan antibiotikler farklılık göstermektedir. Hekiminiz sizin için en iyi tedavi seçimini yapacaktır.

Zatüre olduğunuzu düşünüyorsanız, size en yakın hekime en kısa sürede başvurmanız gereklidir.

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

Boğaz Ağrısı

  •          Boğaz ağrısı hastalarımda sık gördüğüm şikayetlerden birisidir. Hele şu aralar olduğu gibi havanın bir ısınıp bir soğuması da bu şikayet sıklığını arttırıyor. Ağrı genellikle sabahları daha fazla olmakta ve gün içinde azalmaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

Zatüre – Pnömoni Nedir? Zatüre Olduğumu Nasıl Anlarım?

 

 

 

 

 

 

 

Pnömoni, akciğerlerin enfeksiyonudur ve her yaş grubunda hafifden ağıra değişen şiddette hastalık yapmaktadır.

Zatüre Olduğumu Nasıl Anlarım

Pnömoninin işaretleri:

4 Yorum

Filed under Akciğer Hastalıkları

KOAH-Kronik Bronşit ve Amfizem

KOAH Nedir?

KOAH, dün de bahsettiğimizi gibi kronik obstrüktif akciğer hastalığının kısaltılmış adıdır. Bu hastalık ilerleyici doğada olup nefes almayı zorlaştırmaktadır. “İlerleyici” demek, hastalık zaman geçtikçe daha kötü olacak anlamında kullanılmaktadır

KOAH’lı hastalar bol miktarda balgam çıkartmaktadırlar. Ayrıca nefes darlığı, hırıltılı solunum (wheezing), göğüs ağrısı ve başka şikayetler de olabilir.

KOAH’ın en sık sebebi sigaradır. KOAH’ı olan hastaların çoğu ya hala sigara içiyorlardır, ya da daha önce içmişlerdir. Uzuzn süreli akciğerleri rahatsız edici, hava kirliliği, kimyasal duman ve toz da KOAH gelişimine katkıda bulunabilir. Bunlara ek olarak Sarıkamış’da askerlik yaparken kadınların kullandığı fırınların da KOAH’a neden olduğunu gözlemlemiştim.

Genel Bakış

KOAH’ı anlamak için akciğerlerimizi nasıl çalıştığını anlamamız gerekmektedir. Burun veya ağzımızdan aldığımız hava önce gırtlak, sonra ana soluk borusu olan trakeadan geçmekte, sonrasında her iki akciğere giden ana bronşlara ayrılmaktadır. Bronşlar küçülerek devam etmekte ve en sonunda hava ile kanın alışverişini sağlayan kesecikler (alveol) gelmektedir. Bu havayolları ve hava kesecikleri elastiktir. Nefes aldığınızda bu kesecikler balon gibi şişmekte, nefes verdiğinizde de sönmektedir.

KOAH’da havayollarından daha az hava girip çıkmaktadır. Bunun nedeni:

  • Havayolları ve hava kesecikleri elastiklik özelliğini kaybetmiştir.
  • Havayollarının duvarı kalınlaşmış ve şişmiştir.
  • Balgam daha fazladır ve havayollarını tıkamaktadır

Yarın devam edecek…

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları