Category Archives: Şeker Hastalığı (Diyabet)

Hamilelikte Oluşan Şeker Hastalığı (Gestasyonel Diyabette) Amerikan Diyabet Derneğinin (ADD)Yeni Tavsiyeleri

Hamilelik esnasında gelişen şeker hastalığı hem annenin, hem de bebeğin sağlığını tehdit etmektedir.
Bir önceki ADD önerisi, tüm gebelerin gestasyonel diyabet hastalığı açısından 24-26. haftalarda taranmasıydı. Bu yaklaşımın yarattığı iki sıkıntı vardı: birincisi, düşük riskli grup gereksiz olarak taranıyordu, ikincisi yüksek riskli grup ise geç taranıyordu.

Yeni öneri, eğer gebe diyabet açısından düşük riskli ise taranmasına gerek olmadığıdır.
Düşük diyabet riski demek için aşağıdakilerin hepsinin bir arada bulunması gerekmektedir:
• Yaş <25 yıl
• Gebelik öncesinde normal ağırlık
• Diyabet prevelansı düşük etnik kökene sahip olmak
• Birinci derece akrabasında diyabet olmaması
• Anormal glukoz toleransı (şeker yükleme testi) hikayesinin olmaması
• Daha önceki hamileliklerinde sorun yaşamamış olmak

Diğer yanda ise, eğer gebenin riski yüksekse, gebelik tanısı konulur konulmaz, en yakın sürede diyabet açısından taranması gerekmektedir. Yüksek risk kriterleri aşağıdadır:
• Ciddi obezite
• Gestasyonel diyabet hikayesi veya gebelik yaşına göre büyük olan bebek doğurmak
• Glikozüri (idrarda şeker çıkması)
• Polikistik over sendromu (PKOS) tanısı olanlar
• Tip 2 diyabet için güçlü aile hikayesi olanlar

Eğer gebede erken taramada problem tesbit edilmezse, gebenin her halükarda gestasyonel diyabet için 24-28 haftalar arasında taramaya girmesi gerekmektedir.

Hamilelikte Oluşan Şeker Hastalığı (Gestasyonel Diyabette) Amerikan Diyabet Derneğinin (ADD)Yeni Tavsiyeleri için yorumlar kapalı

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Tavuk Mu Yumurta Mı / Obezite Mi Depresyon Mu?

Archives of General Psychiatry * dergisinin bu ayki sayısında yayınlanan çalışma, 58547 kişinin dahil edildiği 15 çalışmanın meta-analizini yapmakta.

Başlangıçta obez olanlarda (vücut kitle indeksi >30, kendi vücut kitle indeksinizi hesap etmek için http://drburakuzel.com/?s=vucut_kitle_indexi ) depresyon gelişme riski daha yüksek bulunmuştur. Bu ilişki 20 yaş üzerindeki erişkinlerde belirginken, 20 yaş altındaki bireylerde istatistiksel olarak anlamlı değildir.

Şaşırtıcı olmayan başka bir bulgu da, depresyon obezite gelişme riskini arttırmaktadır.

Floriana S. Luppino, MD; Leonore M. de Wit, MS; Paul F. Bouvy, MD, PhD; Theo Stijnen, PhD; Pim Cuijpers, PhD; Brenda W. J. H. Penninx, PhD; Frans G. Zitman, MD, PhD. “Overweight, Obesity, and Depression A Systematic Review and Meta-analysis of Longitudinal Studies” Arch Gen Psychiatry. 2010;67(3):220-229.

Tavuk Mu Yumurta Mı / Obezite Mi Depresyon Mu? için yorumlar kapalı

Filed under Depresyon, Akıl ve Ruh, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Açlık Kan Şekeri – Tek Başına Yeterli Mi?

Sorudan da anlayabileceğiniz gibi artık değil. Bu zamana kadar, şeker hastalığının tanısını koymakta hep açlık kan şekerini kullanmaktaydık. Ancak bu yaklaşım, şekere giden süreç içinde olan dalgalanmaları (tokluk kan şekerinin yükselmesi gibi) ayırt edemiyordu. Bu nedenle 3 aylık kan şekerinin ortalamasını gösteren hemoglobin A1c, diğer adıyla glike hemoglobin, artık hem şeker tanısının konulmasında, hem şeker risk tahminin yapılmasında kullanılması artık önerilmektedir (Amerikan Diyabet Derneği). Hemoglobin A1c değeri %6.5’in altı normal olarak kabul edilmektedir.

Araştırmacılar bu çalışmada, şekeri ve kalp rahatsızlığı olmayan 14,348 insandan 1990-1992 yılları arasında kan örneği almışlar ve bu insanları ortalama 14 yıl izlemişlerdir.

Hemoglobin A1c’ye göre gruplar şu şekilde ayrılmıştır ve yanlarındaki rakam 15 yılda diyabet gelişme oranını göstermektedir:

5’den küçük= %6
5-5.5 arası = %12
5.5-6 arası = %21
6-6.5 arası = %44
6.5’dan yüksek = %79

Bu çalışmanın sonucu olarak, şeker hastalığ ıriski için sadece açlık kan şekeri değil, hemoglobin A1c (HbA1c)’ye de bakılması uygun olacaktır.

*Elizabeth Selvin, Ph.D., M.P.H., Michael W. Steffes, M.D., Ph.D., Hong Zhu, B.S.,
Kunihiro Matsushita, M.D., Ph.D., Lynne Wagenknecht, Dr.P.H.,
James Pankow, Ph.D., M.P.H., Josef Coresh, M.D., Ph.D.,
and Frederick L. Brancati, M.D., M.H.S. “Glycated Hemoglobin, Diabetes, and
Cardiovascular Risk in Nondiabetic Adults”. N Engl J Med 2010;362:800-11.

Açlık Kan Şekeri – Tek Başına Yeterli Mi? için yorumlar kapalı

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Gazlı İçecek / Pizza Vergisi

İnsanoğlunun bağımlılığa yatkınlığı azalmıyor. Sigara tüketimi azaldıkça, yeme bağımlılığı da artıyor. Sigara ile mücadele başarılı olduğuna göre, artık istikamet obezite…

Birleşik Devletlerde son dönemlerde sıkça konuşulan konu, kalorisi yüksek (çöp) içecek ve yiyeceklerin tüketimini azaltmak için üzerlerine vergi konulması. Bugün bahsedeceğim çalışma* Archives of Internal Medicine’da 8 Mart 2010’da yayınlandı. Araştırıcılar 5115 kişinin iştirak ettiği ve 20 yıl süren bu çalışmada yiyecek fiyatları, diyetsel alım, tüm enerji alımı, ağırlık ve insülin direnci skorunun( HOMA-IR) birbirleriyle ilişkisini araştırmışlardır.

Ve Sonuçlar

Gazlı İçeceklerde 1 dolar artış =
• 124 kcal daha az enerji alımı
• 1.05 kg daha az ağırlık
• 0.42 daha az insülin direnci skoru (HOMA-IR)

Hem pizza, hem de gazlı içeceklerde 1’er dolarlık artış =
• 181 kcal daha az enerji
• 1.65 kg daha az ağırlık
• 0.45 daha az insülin direnci skoru (HOMA-IR)

Denklem basit değil mi?

*Duffey KJ, Gordon-Larsen P, Shikany JM, Guilkey D, Jacobs DR Jr, Popkin BM. Food price and diet and health outcomes: 20 years of the CARDIA Study. Arch Intern Med. 2010;170(5):420-426

Gazlı İçecek / Pizza Vergisi için yorumlar kapalı

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Su İçsem Yarıyor Diyorsanız, İşte İspatı

International Journal of Obesity dergisinde bu ay yayınlanan çalışma, tek yumurta ikizleri üzerinde yapılmış. Bu çalışmaya alınan ikizlerden biri obez, diğeri obez değildir. Her ikiz kardeşe, fiziksel aktivitelerinin ve yediklerinin günlüğünün 3 gün boyunca tutulması istenmiş ve yeme davranışları hakkında anket yapılmıştır. Araştırıcılar bu günlükle yetinmemiş, D2O and H218O ile işaretlenmiş su yöntemi ile enerji tüketimlerini analiz etmişlerdir. Bu şekilde, beyan edilen yiyecek alımı ile enerji harcaması arasında tutarlılığın var olup olmadığı araştırılmıştır.

Ve Sonuçlar

Obez olmayan ikiz, obez olanın daha fazla yediğini, daha az sağlıklı yiyecek tükettiğini ve daha az egzersiz yaptığını belirtmiştir.

Ancak beyan edilen enerji alımı, fiziksel aktivite miktarı birbirinden farklı değildir. Enerji alımı aynıysa, birisi nasıl obezken, diğeri değildir? Su içse yaramış mıdır?

İkili işaretlenmiş su yöntemi ile beyanın doğruluğu araştırıldığında, obezlerin enerji alımlarını daha az, egzersiz miktarlarını da daha fazla bildirdikleri gözlenmiştir. Yani obez olan ikiz kendini ve araştırıcıları kandırmıştır.

İnsanlar neden kendilerini kandırır?

Yarın, neden insanların kendilerine yalan söylediğini araştıran ve 1984 yıında yayınlanan bir sosyal psikoloji deneyinden bahsedeğiz.

K H Pietiläinen, M Korkeila, L H Bogl, K R Westerterp, H Yki-Järvinen, J Kaprio and A Rissanen “Inaccuracies in food and physical activity diaries of obese subjects: complementary evidence from doubly labeled water and co-twin assessments”. International Journal of Obesity (2010) 34, 437–445; doi:10.1038/ijo.2009.251

Su İçsem Yarıyor Diyorsanız, İşte İspatı için yorumlar kapalı

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

NAVIGATOR Çalışması

Normalde açlık kan şekeri düzeyinin 100mg/dL altında olması gerektiğini hatırlıyorsunuz. 75gram şeker ile yükleme testinde (OGTT= oral glukoz tolerans testi), 2. saat kan şekeri 140-199mg/dL arasında olmasına da bozulmuş glukoz toleransı denilmektedir. Bu gruptaki bireyler, geleceğin şeker hastaları olmaları dolayısıyla tedaviden muhtemelen en fazla yarar görecek olanlardır. Yani, bu bireylerde yapılacak tedavi sağlıklı-hastalıklı geçişine engel olacaktır. Bu konumdaki bireylere Amerikan Diyabet Derneği, hemen tahmin edeceğiniz gibi, sadece diyet/egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliği yapmalarını önermektedir. Bu bireylerde, metformin, akarboz veya rosiglitazon da kullanılabilir, ancak hiçbir tedavinin diyet/egzersizden daha üstün olduğu bu zamana kadar gösterilememiştir.

Bugün size bahsedeceğim çalışmanın adı NAVIGATOR (Nateglinide and Valsartan in Impaired Glucose Tolerance Outcomes Research). Bu çalışma, bozulmuş glukoz toleransı olanların tedavisinde yaşam tarzı değişikliklerine ek olarak, nateglinid (kısa ve hızlı etkili bir insülin salgılatıcısı) ve/ya valsartanın (ARB grubu bir tansiyon ilacı) veya plasebo kullanıldığında:
• Yeni diyabet gelişimine
• Kalp damar hastalığı gelişimine nasıl etki ettiği araştırılmıştır.

Ve Sonuçlar

Nateglinid için:
• Yeni diyabet gelişme riski plasebodan farksız
• Kalp damar hastalığı gelişimi plasebodan farksız
• Şaşırtıcı ve beklenmedik şekilde ikinci saat kan şekeri plasebodan daha yüksek tesbit edilmiştir.

Valsartan için:
• Yeni diyabet gelişimi valsartan grubunda %33.1’ken, plasebo grubunda %36.8 olarak bulunmuştur. Yani valsartan grubunda diyabet gelişme riski plaseboya göre daha azdır.
• Kalp damar hastalığı gelişimi ise plasebodan farksız bulunmuştur.

*Published Online March 14, 2010 (DOI: 10.1056/NEJMoa1001122)
** Published Online March 14, 2010 (DOI: 10.1056/NEJMoa1001121)

NAVIGATOR Çalışması için yorumlar kapalı

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Vitamin B6 ve Kalınbarsak Kanseri Riski

B6 vitamini yaklaşık 100 kadar enzimatik reaksiyona katıan bir ko-enzimdir. Vitamin B6 ‘nın katıldığı metabolik işlemler:

• amino asid, glukoz ve lipid metabolizması
• nörotransmitter sentezi
• histamine sentezi
• hemoglobin sentezi ve fonksiyonu
• gen ekspresyonudur

Son zamanlarda artan sayıda kanıt B6 vitaminin kalın barsak kanseri riskini azalttığı yönündedir.
Bugün bahsedeceğim çalışma, B6 vitamini alımı veya kanda aktif B6 vitamini düzeyini araştırmış prospektif (ileriye dönük) çalışmaların bir meta-analizidir.

Sonuç olarak, Vitamin B6 alımı ve kanda aktif vitamin B6 düzeyi ile kalın barsak kanseri arasında ters ilişki vardır. Yani B6 vitamini alımı veya kandaki oranı artarsa kalın barsak riski azalmaktadır.

Susanna C. Larsson,Nicola Orsini, Alicja Wolk. “Vitamin B6 and Risk of Colorectal Cancer: A Meta-analysis of Prospective Studies” JAMA. 2010;303(11):1077-1083.

Vitamin B6 ve Kalınbarsak Kanseri Riski için yorumlar kapalı

Filed under Kanser, Şeker Hastalığı (Diyabet)

10 Kişiden 1’i Şeker Hastası

Dün New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir çalışma, Çin’de durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. Benzer durumun varlığı Türkiye’yi de etkilemektedir.

Öncelikle bir saptamamı sizlerle paylaşmak istiyorum; eskiden sokak kedileri şişman değildi, şimdi ise kedilerin çoğu şişman, çünkü herkes sokak kedilerini bol bol kedi mamaları ile besliyor ve muhtemelen de kediler yemekleri önlerine geldiği için eskisi kadar fazla hareket yapmıyorlar.

Bu çalışma Haziran 2007 ile Mayıs 2008 arasında Çin’li erişkinlerde diyabet prevalansını kestirmek için yapılmış ve 20 yaş üstünde 46,239 erişkin çalışmaya katılmış. Katılıcımlara, bir gece aç kaldıktan sonra 75 gram şeker ile yükleme testi yapılmıştır. Taranan bireylerin %9,7’si şeker hastası olduğu ve bunların %60.7’sinin hastalıklarını bilmediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca bireylerin %15.5’inde diyabet öncesi dönemde olduğu saptanmıştır. Dolayısıyla, herhangi bir şikayetin olmaması, şeker hastalığı olmadığı anlamına gelmemektedir.

Wenying Yang, M.D., Juming Lu, M.D., Jianping Weng, M.D., Weiping Jia, M.D., Linong Ji, M.D., Jianzhong Xiao, M.D., Ph.D., Zhongyan Shan, M.D., Jie Liu, M.D., Haoming Tian, M.D., Qiuhe Ji, M.D., Dalong Zhu, M.D., Jiapu Ge, M.D., Lixiang Lin, M.D., Li Chen, M.D., Xiaohui Guo, M.D., Zhigang Zhao, M.D., Qiang Li, M.D., Zhiguang Zhou, M.D., Guangliang Shan, M.D., Ph.D., Jiang He, M.D., Ph.D., “Prevalence of Diabetes among Men and Women in China” NEJM Volume 362:1090-1101

10 Kişiden 1’i Şeker Hastası için yorumlar kapalı

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Kız Çocuklar Annelerine, Erkek Çocuklar Babalarına Çekiyor: Obezite Açısından

İngilterede 226 sağlıklı ailede yapılan çalışmada anne, baba ve çocukların vücut kitle indeksleri ( http://drburakuzel.com/?s=vucut_kitle_indexi ) incelenmiş ve kız çocular annelerine göre, erkek çocular da babalarına göre sınıflandırılmıştır.

Eğer anne obezse 8 yılda obezite gelişme riski kız çocukta 10 kat, baba obezse erkek çocukta obezite gelişme riski 6 kat artmış olduğu bulunmuştur.

Sonuçta, obezite gelişimi genetik değil, davranışsal bir bozukluğun göstergesi olabilir, çocukların ebeveynleri sigara içmediği gibi, obez de olmamaları gerekiyor.

E M Perez-Pastor, B S Metcalf, J Hosking, A N Jeffery, L D Voss and T J Wilkin. “Assortative weight gain in mother–daughter and father–son pairs: an emerging source of childhood obesity. Longitudinal study of trios (EarlyBird 43)”. International Journal of Obesity (2009) 33, 727–735; doi:10.1038/ijo.2009.76

Kız Çocuklar Annelerine, Erkek Çocuklar Babalarına Çekiyor: Obezite Açısından için yorumlar kapalı

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Obez Hastaların Tıbbi Bakım Kalitesi

Hekimlerin çoğu zaman obeziteye karşı negatif tutumlarının olduğu bilinmektedir. Obez hastalar da hekimlerin kiloları nedeniyle kendilerine yanlı veya saygısız davrandıklarını hissetiklerini beyan etmektedirler. Bu gözlemler, obez hastaların daha düşük kalitede bakım aldığı hissini doğurmaktadır.

Bu çalışma, hastanın kilosuyla genel poliklinik kalite işlemleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.

Normal kilolu hastaların aldıkları tıbbi bakımla obez veya kilolu hastaların aldıkları tıbbi bakım arasında fark bulunamamıştır.

Ancak, bazı ölçümlerde obez veya fazla kilolu hastalarda başarı şansının, normal kilolu hastalara göre bir miktar daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır.

Virginia W. Chang; David A. Asch; Rachel M. Werner “Quality of Care Among Obese Patients” JAMA. 2010;303(13):1274-1281.

Obez Hastaların Tıbbi Bakım Kalitesi için yorumlar kapalı

Filed under Hipertansiyon, Şeker Hastalığı (Diyabet)