Tag Archives: radyoterapi

Ölmeyi Unutan Hücreler

Akıntıyı takip et ve yaradılışını tanı;

Neşe yok, keder yok.

Sekishusai

 

-“Patoloji raporunuzun pek parlak olduğu söylenemez. Bazı kötü huylu hücreler var.”

 

Bu sözü duyduğum zaman, bir an kendimi “Er Ryan’ı kurtarmak” filminin açılış sahnesinde hissettim. Normandiya çıkartmasına katılmış ve ileri doğru koşuyordum. Arkadaşlarımın bir anda yere yığılışını seyrederken, ben de bir an için yere yapışmış gibiydim. Kafamda şiddetli bir uğuldama vardı, yeri artık hissetmiyordum, sanki boşluktaydım; etrafımı görüyordum, ama bulanık bir resime benziyordu, denizin tuzu ağzımdaydı, ama acı mı tatlı mı algılayamıyordum, etrafımdan sesler geliyor, ismimi söylüyorlardı, ama ismim ne onu bile bilmiyordum. Kafamdaki miğferden vurulmuştum.

 

Aradan ne kadar geçtiğini anlayamadım, ama tedavi sürecine geçtiğimize göre en fazla 5 dakika bu dünyadan kopmuştum. Fotoğraf makinesindeki gibi netlik önce kaybolmuş, sonra bulanık görüntüler ve sesler birşeyler ifade etmeye başlamıştı.

 

En iyisi, hikayemi ben size en başından anlatayım. Ben bu hastalığa yakalanmış ve kurtulmuş ne ilk kişiyim, ne de son kişi olacağım.

  Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser, ustalık yolu

Kanser Tedavisi ve Tiroid

Thyroid

Image via Wikipedia

2002’de Oslo’da yapılan Uluslararası Kanser Birliği kongresinde bir çalışmamı sözlü olarak sunmaya gitmiştim. Bu kongrede bir başka çalışma oldukça ilgimi çekmişti. Mesleğe yeni başlayan her hekimde olduğu gibi, kanseri tamamen ortadan kaldıracak bir mekanizmanın varlığına inanıyordum. Çalışma, beyin tümörlerinde tiroid az çalışmasının sağkalımı belirgin şekilde arttırdığı hakkında bilgiler içeriyordu; araştırmacılar hatta tiroidi yavaşlatıcı ilaçları bu tür hastalara verelim mi diye de düşünüyorlardı. Bu konuyu heyecanla beni öğrenciliğimden, asistanlığıma, oradan da uzmanlığıma yetiştiren müstesna insan Sayın Prof. Dr. Nil Molinas Mandel’e anlattığımda, konuya çok da itibar etmedi. Sonradan anladım ki, zaman zaman bu tür çalışmalar her zaman çıkmakta, ama gazetelerdeki haberleri gibi solmaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kanser

Köpekbalığı Kıkırdağı – Yeni Kanıtlar

Zaman zaman hem konuyu merak ediyorsunuz, hem de benim bu konuda ne düşündüğümü öğrenmek istiyorsunuz… Bu nedenle, daha önce de belirttiğim gibi konuya şöyle başlamak istiyorum: alternatif tıbba karşı değilim-ama alternatif olmak istatistiklere alternatif olmak değildir.

Gelelim konumuza, tümör gelişiminde, tümöre beslenme sağlayacak yeni damar gelişimi kilit noktadır. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri olan hastalarada yeni damar oluşumunu önleyici ilaçların tedavide etkili olduğu gösterilmiştir. AE-941 (Neovastat) standartize, suda çözünen köpekbalığı kıkırdağıdır. Bu maddenin yeni damar gelişimini önleme ve metastazı önlemede etkili olabileceği konusunda bazı kanıtlar vardır. Fare çalışmalarında, bu maddenin cisplatin etken maddeli kemoterapi ilacı ile daha az yanetkiyle, benzer etkisi olduğu gözlenmiştir.

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Akciğer Hastalıkları, Kanser