Category Archives: Mide

Mide Koruyucu İlaçlar Astımı da Tedavi Eder mi?

Reflü hastalığı (gastro-özefagiyal reflü) hastalarımda sık gördüğüm hastalıklardan bir tanesidir. Mide asidinin veya mide içeriğinin yemek borusuna kaçması nedeniyle oluşan hastalığa GÖRH demekteyiz.Göğüsde yanma hissi, yediklerinizin ağza gelmesi, ağza acı su (mide asidinin) gelmesi olabilmektedir. Astımı olan hastalarda da GÖRH sıklıkla görülmektedir. Ancak astımı olan insanlarda, GÖRH tedavisi olan proton pompa inhibitörleri (mide koruyucu diye bilinen ilaçlar) kullanımının astım üzerine nasıl etki ettiği iyi bilinmemektedir. Okumaya devam et

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları, Mide

Mide Kanseri ve Ağrı Kesiciler

Mide kanseri azalmakla birlikte, en ık görülen kanserlerin dördüncüsü, kanser bağlı ölümlerin de ikinci sıradaki sebebidir.

Mide kanserinin neden geliştiği bilinmemekle birlikte, genetik faktörlerin, çevre etkilerinin etkilediği düşünülmektedir. Kronik inflamasyonun (uzun süreli iltihabi durumun) kanser gelişiminde etkili olabileceği çeşitli kanserlerde olduğu gibi, mide kanserinde de düşünülmektedir. Bunun en iyi örneklerinden birisi de midede olan helikobakter pylori enfeksiyonudur (http://bit.ly/9NtT57 ) H pylori eradikasyonu (yok edilmesi) mide kanseri riski azaltılmaktadır.

Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Kanser, Mide

Reflünün Tedavisi Nedir?

 

Yaşam Tarzı Değişikliği

  • Az miktarda yemek
  • Yemekten sonra en azından 2-3 saat yatmamak
  • Yatağın başını 15cm yükseltmek
  • Yağlı yiyeceklerden, çikolatadan, kahve, kola, alkolden, acılı ekşili yiyeceklerden uzak durmak (ne reflüyü arttırıyorsa ondan uzak durmak)
  • En önemlisi sigaradan uzak durmak

 

İlaçlar

  • H2 reseptör antagonistleri (famotidin, ranitidin): Hastaların %60’ında şikayetleri azaltır, %50’sinde endoskopik olarak iyileşme tesbit edilir
  • PPI (proton pompa inhibitörleri- omeprazol, lansoprazol vs): plasebo ve H2reseptör antagonistlerinden üstün olduğu gösterilmiştir

 

Cerrahi

  • Uzun süreli ve artan dozlarda ilaç tedavisi kullanan hastalarda yapılabilir. Açık yöntemlebaşarı şansı %50’lerdeyken kapalı (laparoskopik) ameliyatlarla başarı şansı %90’a kadar çıktığı bildirilmektedir.

Yorum bırakın

Filed under Mide

Gastro-Özefagiyal Reflü Hastalığı Nedir? Reflü Olduğumu Nasıl Anlarım?

Reflü hastalığı (gastro-özefagiyal reflü) hastalarımda sık gördüğüm hastalıklardan bir tanesidir. Bu nedenle bugünkü konumuz sizlerin de isteği doğrultusunda bu olacak.

 

Mide asidinin veya mide içeriğinin yemek borusuna kaçması nedeniyle oluşan hastalığa GÖRH demekteyiz.

 

GÖRH Olduğumu Nasıl Anlarım?

 

  • Göğüsde yanma hissi
  • Yediklerinizin ağza gelmesi
  • Ağza acı su (mide asidinin) gelmesi

 

GÖRH’ün Yaptığı Tipik Olmayan Şikayetler Nelerdir?

 

  • Öksürük
  • Astım
  • Ses kısıklığı
  • Göğüs ağrısı
  • Aftlar (ağız içi yaralar)
  • Hıçkırık
  • Diş çürümesi

 

 

Ne Zaman Endoskopi-Gastroskopi Yaptırmalıyım?

 

  • Yutma güçlüğü varsa
  • Yutarken ağrı varsa
  • Erken doyma hissi varsa
  • Kanama varsa
  • GÖRH’ün yaptığı tipik olmayan şikayetler varsa

 

Yorum bırakın

Filed under Mide

Mide Koruyucu İlaçlar ve Clostridium difficile Hastalığı

Günaydın, mide koruyucu ilaçlara devam ediyoruz bugün de. Dün hatırlarsanız omurga ve el bileği kırık riskinin artmış olduğundan bahsetmiştik. Bugün ise bir enfeksiyon hastalığından bahsedeceğiz. Mide asiti besinlerin sindirimi açısından önemi olduğu kadar, enfeksiyonların da önlenmesi açısından bir bariyer görevi yapmakta. Yer ve gök arasındaki gibi, dengede bozulma, yani mide asidinin fazlalığı gastrit/ülser gibi sorunlar yaratırken, asidin az olması da başka sorunlara neden olmakta.

Clostridium difficile (C. difficile) Nedir?

Clostridium difficile ishal, bazen de ciddi kolit yapan bir bakteridir.

C. difficile hastalığının yaptığı şikayetler nelerdir?

  • Sulu ishal
  • ateş
  • iştah kaybı
  • bulantı
  • karın ağrısı

C. difficile hastalığı nasıl tedavi ediliri?

C. difficile 10 gün süre ile antibiyotiklerle tedavi edilir.

C. difficile hastalığını insanlar nereden kapar?

Sağlıklı insanlarda genellikle C. difficile hastalığı olmaz. Uzun süre antibiyotik kullanlarda ve yaşlılarda risk artmıştır. En son yapılan çalışmaya göre mide koruyucu ilaçlar alanlarda da bu riskin artmış olduğu gösterilmiştir. Bu bakteri dışkıda bulunmaktadır ve dışkı ile temas edildiğinde bulaşmaktadır. Mide asiti bu bakteriyi öldürmekte, ancak asit azaltıcı ilaçlar bu etkiyi azaltmaktadır.

* http://www.cdc.gov/ncidod/dhqp/id_CdiffFAQ_general.html

** Michael D. Howell, MD, MPH; Victor Novack, MD, PhD; Philip Grgurich, PharmD; Diane Soulliard, PharmD; Lena Novack, PhD; Michael Pencina, PhD; Daniel Talmor, MD, MPH “Iatrogenic Gastric Acid Suppression and the Risk of Nosocomial Clostridium difficile Infection” Arch Intern Med. 2010;170(9):784-790.

Yorum bırakın

Filed under Mide

Mide Koruyucu İlaçlar (Proton Pompa İnhibitörleri) ve Kemik Erimesi

Proton Pompa İnhibitörleri (PPİ) mide asidini azaltmakta bilinen en kuvvetli ilaçlardır. Bu ilaçları sıklıklıkla kullanıyor ve iyi ki bu ilaçlar var diyorum. Beni tanıdığınız için şunu da eklemek istiyorum, bunlar da eninde sonunda bir ilaçdır ve artısıyla, eksisiyle kullanmak gerekir. Ben hastalarımda, ailemde ve kendimde bunu gözeterek ilaç kullanıyorum.

Gelelim konumuza, uzun süre bu ilaçları kullandığımızda bazı yan etkilerin de oluşması beklenmektedir. Bugün bahsedeceğimiz çalışma, belki daha önce duymuş olduğunuz, bu ilaçların osteoporoza bağlı kemik kırıklarını arttırdığı yönündeki bilgiyi test etmek için planlanmıştır. Bu çalışmanın verileri Kadın Sağlık İnsiyatifinden (Women’s Health Initiative) alınmış ve menopoz sonrasındaki kadınlarda bu ilaçların kullanımı ile kırık riski ve 3 .yılda kemik mineral ypoğunluğundaki değişimi incelemiştir. Analiz eksiksiz bilgileri olan 130.487 kadın için yapılmıştır.

Bu ilaçların kullanımı ile kullanılmaması arasında, kemik mineral yoğunluğunda bir fark gözlenmemiştir. Kalça kırığı açısından da artmış bir risk söz konusu değildir. Ancak, bu ilaçları kullananlarda omurga kırığı riski (HR 1.47), ön kol veya bileği kırık riski (HR 1.26) artmış tesbit edilmiştir.

Sonuç olarak, PPİ grubu ilaçlar iyi ki varlar, ancak uzun dönemli kullanımda kemik kırıkları (omurga, el ve elbileği) riskini arttırdığı bilinmelidir.

Shelly L. Gray, PharmD, MS; Andrea Z. LaCroix, PhD; Joseph Larson, MS; John Robbins, MD; Jane A. Cauley, DrPH; JoAnn E. Manson, MD, DrPH; Zhao Chen, PhD  “LESS IS MORE Proton Pump Inhibitor Use, Hip Fracture, and Change in Bone Mineral Density in Postmenopausal Women  Results From the Women’s Health Initiative “

Arch Intern Med. 2010;170(9):765-771.

Yorum bırakın

Filed under Mide

Mide Mikrobu; Nam-ı Diğer Helikobakter Pilori

 

Bana başvuran hastalarımın çoğunda mide ile ilgili şikayetleri var. Stres, sıkıntı oldukça ve daha da önemlisi sigara kullanımı da durumu katmerlendirdikçe, bu şikayetler devam edecekmiş gibi durmakta. Ancak, neyse ki günümüzdeki ilaçlarla, bu tip hastalarımı tedavi edebiliyorum; benim öğrencilik yıllarımda, azalmakla birlikte mide ülseri ameliyatları yapılmaktaydı.

Gelelim konumuza, Helikobakter pilori isimli bakteri ilk kez 1983 yılında Warren ve Marshall tarafından tanımlanmıştır. Bu enfeksiyon, hayatın ilk yıllarında alınmakta ve tedavi edilene kadar da sürmektedir. Dünyadaki tüm nüfusun %50’sinde bu enfeksiyonun olduğu tahmin edilmektedir.

Neden Önemli?

1. H. Pilori enfeksiyonu olan hastaların %1 ila 10’unda on iki parmak barsağı (duodenal) veya mide (gastrik) ülser gelişmekte
2. %0.1 ila %3’ünde mide kanseri gelişmekte
3. %0.01’den azında bir çeşit lenfoma (lenf kanseri, MALT)

H pilori enfeksiyonu olanların büyük çoğunluğunda ciddi bir sonuç- hastalık olmayacaktır.

Kimlerde H pilori Enfeksiyonu Araştırmalı?

H pilori enfeksiyonu olanların çoğunda herhangi bir hastalık olmadığından rutin tarama yapılması önerilmemektedir. Mide veya oniki parmak ülseri olanlarda, MALT lenfoması olanlarda araştırma yapılması gerekmektedir.

Birinci derece akrabasında mide kanseri olanlar, atrofik gastriti, açıklanamayan demir eksiliğine bağlı kansızlığı, kronik ITP’si olanlarda da h pilori için araştırma yapmak ve varsa tedavi etmek gerekmektedir.

Hazımsızlığınız varsa, h pilori araştırması endoskopi dışı yöntemlerle yapılabilir. Benim hastalarımda kişisel tercihim, büyük abdestte helikobakter pilori antijeni araştırması yapmaktır. Ancal alarm verici şikayetler varsa, beklenilmeksizin endoskopi yapılması gerekir.

Kimlere Endoskopi (gastroskopi) Yapılmalı?
• Kilo kaybı
• Devam eden kusma
• Kanama (aşikar veya kahve telvesi gibi kusma)
• 45 yaşının üzerinde olup yeni gelişen hazımsızlığı olanlar
• Ağrı kesici ilaçlara bağlı hazımsızlık veya mide şikayeti olanlarda

Kenneth E.L. McColl “Helicobacter pylori Infection”. NEJM, Volume 362:1597-1604

Yorum bırakın

Filed under Mide

Metabolik Sendrom

Gelişmiş ülkelerdeki erişkinlerde en önemli ölüm nedeni kardiyovasküler (kalp ve damar) hastalık olduğu için, çoğu tıbbi çalışmalar kalp hastalığının ve felçin önlenmesini hedef almışlardır. Sağlıksız vücut ölçümü ve anormal kan tahlillerinin bileşimi olan metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalık geliştirme şansı yüksek olan bireylerin tanınmasını sağlar. Agresif yaşam şekli değişiklikleri ve bazen de ilaç kullanımı ile bireyin kalp hastalığı ve felç geçirme şansı azaltılmaktadır. Metabolik sendrom, sendrom X veya insülin direnci sendromu olarak da adlandırılmaktadır.

  • Bel ölçüsünün erkeklerde 102 cm’nin, kadınlarda 88 cm ‘nin üzerinde olması
  • Yüksek tansiyon
  • Şeker yüksekliği (açlık kan şekerinin 100mg/dL yüksek olması)
  • Artmış trigliserid seviyesi
  • Azalmış HDL (iyi) kolesterol seviyesi Yukardaki ölçümlerden en azından 3 tanesi bir bireyde varsa, o bireyin metabolik sendromu olduğu söylenebilir ve bu hasta tip 2 diyabet, koroner arter hastalığı, kalp krizi veya felç geçirme için risk altındadır.
  • Yaşam tarzı değişiklikleri, kilo verilmesini, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılmasını ve diyetteki yağın azaltılmasını içerir. Sadece %10’luk bir kilo kaybı bile kan basıncını ve insülin direncinin iyileştirir. Bazı bireyler sadece yaşam tarzı değişikliği ile yüksek tansiyon ve şeker yüksekliğinden kurtulabilirler. Çoğu bireyde yaşam tarzı değişikliğine ek olarak ilaç tedavisi eklenmektedir Düzenli egzersiz yapın.
  • Çocuklarınınz düzenli fiziksel aktivitede bulunmasını sağlayın ve sağlıklı yemekler yemelerini sağlıyın.
  • Meyve ve sebzede zengin sağlıklı ve dengeli beslenin.
  • Sigara içmeyin.
  • Düzenli check-up yaptırın ve yüksek kan basıncı için erken tedaviye başlayın.

Yorum bırakın

Filed under Hipertansiyon, Kanser, Kolesterol, Mide, Şeker Hastalığı (Diyabet)

Helikobakter Pylori- Kan grubu ve Pankreas Kanseri

Bildiklerimiz

Daha önce yapılan çalışmalarda, 0 kan grubuna kıyasla, A, B ve AB kan grubuna sahip bireylerde pankreas kanseri riskinin artmış olduğu gözlenmiştir. Helikobakter pilori isimli bakterinin midede yerleşmesi de artmış pankreas kanseri riski ile ilişkilidir.

Çalışma Dizaynı

Kan grubu, H.Pilori kan testi ve H. Pilorinin bulaştırıcı proteini olan CagA varlığı toplum temelli vaka kontrol çalışması ile araştırılmıştır.

Katkı

Pankreas kanseri riski, H.pilori kan testi pozitif olan A, B veya AB kan gruplu bireylerde artmış olduğu tesbit edilmiştir; ancak 0 kan grubu olanlarda bu ilişki gözlenmemiştir. Artmış risk, en fazla CagA negatiflerdedir.

Etki

A ve B kan grubu ile pankreas kanseri arasındaki ilişki bilinmekteydi; ancak bu çalışma bu ilişkisi de CagA virülans proteini varlığının da etkili olduğu gösterilmiştir.

Çalışmanın Değerini Kısıtlayan Durumlar

Potansiyel olarak çalışmaya alınabilecek, pankreas kanseri olanların ancak yarısından azıyla ciddi hastalık veya ölüm nedeniyle görüşülebilmiştir. Dolayısıyla, sonuçlar iyi sağkalımı olan veya daha az saldırgan hastalığı olan bireyler tarafına eğilim yaratabilir.

Harvey A. Risch, Herbert Yu, Lingeng Lu, Mark S. Kidd “ABO Blood Group, Helicobacter pylori Seropositivity, and Risk of Pancreatic Cancer: A Case–Control Study” JNCI Journal of the National Cancer Institute 2010 102(7):502-505; doi:10.1093/jnci/djq007

Yorum bırakın

Filed under Kanser, Mide