Tag Archives: ateş

İshal Nereden Bulaştı?

İshal Nereden Bulaştı_

Mesela bu sabah 08.00’deki ilk hastam ishaldi. Hemen her gün mutlaka ishali olan bir hastam bana muayeneye geliyor ve şaşırmış şekilde ben bunu nasıl kaptım diye soruyor. Tabii ki yediğimiz ve içtiklerimizden kaynaklanıyor ishal çoğu zaman.

İyi tarafından bakın diyorum hastalara, bedavaya detoks yaptırdınız; yüzyılın başında Dr. Kelloggs’un kliniğinde, her hastalığa deva olarak lavman yaptıklarını hatırlatıyorum. Bu sözleri hastaları bir parça rahatlatmak için söylüyorum, çünkü hastalıkların tedavisinde pozitif olmak her zaman iyidir diye düşünüyorum.

Geniş manada ishalden bahsetmeyeceğim ama tarihi olarak bir hekimden özellikle bahsetmekte fayda var: John Snow. Efendim bu o bildiğiniz Game of Thrones karakteri olan Con Sınov değil, zira kendisi dizide kalleş bir pusuda hayatını kaybetmişti. Dr. John Snow’un modern epidemiyolojinin kurucusu olmasına neden olan şey 1854’de Londra’da yaşanan ve 616 kişinin ölümüne neden olan ishal salgınını araştırmasıdır. O zamana kadar ishalin hava kirliliğinden veya hava yoluyla olduğu düşünülüyordu.

Dr. Snow harita üzerinde ishal hastalarını işaretleyerek Broad Caddesindeki bir kuyudan su kullananlarda hastalığın olduğunu tespit etti. Bu kuyu foseptik çukuruna 90cm yakın olduğu ve koleralı bir çocuğun alt bezinin bu kuyuyu kontamine ettiğini tespit etmiştir.

snow_map

Enteresan bir şekilde yerel bir barda çalışanlar bu salgından etkilenmemiştir, bunu nedeni ise bira yapımında eğer mikrobik karışım olursa, bira bozulmaktadır. Bu nedenle de Anadolu topraklarında bulunun vahşi buğdayla birlikte, hem ekmek, hem de bira yapılmış ve bu sayede arayıcı-toplayıcı yaşamdan, yerleşik düzene geçmek mümkün olmuş. Buğday uzun süre saklandığı için insanlar göç etmek zorunda kalmamış, bira sayesinde ise dışkıyla kontamine olmamış sıvı içmiş ve temiz su kaynağı içtiklerinden emin olmuşlar.

Gelelim günümüze, herkes hayatında muhtemelen birden çok ishal atağı geçirecektir, ama bunun kaynağı nedir diye araştırıldığında, çoğunlukla çıkış yeri saptanamamaktadır. Bu nedenle yapay zekânın bir kolu olarak makine öğrenmesi kullanarak Google ve twitter araması yapılmıştır. Makine öğrenmesinde, bilgisayar verinin kendisini analiz ederek ondan çıkarımlar yapmakta ve en az insan etkileşimi ile karar vermektedir. Anlamı, insana ihtiyaç olmadan, neden sonuç ilişkisini hızlı bir şekilde bulmak amacıyla yaratılmış bir sistemdir.

Amerika’da 4 şehirde halk sağlığı bölümü hem rutin incelemelerin yapmışlar, hem de yapay zekânın yönlendirdiği restoranları yerinde incelemişlerdir. Rutin inceleme veya şikâyet temelli incelemeye göre daha fazla riskli restoran yapay zekâ tarafından tespit edilmiştir.

İshaldeki suçlu

  1. En sık gidilen en son restoran %62
  2. Diğer restoranlar %38

Yapay zekâ, her kullanıcıdan veri toplayıp biriktirdiği için suçlu restoranın tespitini daha rahatlıkla yapabilmektedir.

Hangi restoran

Size Önerilerim

İshalin hangi restorandan geçtiğini tespit etmek bundan sonra daha kolay olacak. Ancak son gidilen restoran suçlu olamayabilir, %38 öncekiler suçludur.

65 yaş üzerindeki erişkinler veya kronik hastalığı olanlar, ben evde oturayım, bu ishal geçer demeyin, bir hekime başvurun, çünkü sizlerde sıvı dengesi çabuk bozulabilir.

Eğer ishaliniz varsa, her büyük abdeste çıktıktan sonra 1 bardak su için.

 

Adam Sadilek, et al. “Machine-learned epidemiology: real-time detection of foodborne illness at scale”. https://www.nature.com/articles/s41746-018-0045-1

http://www.wikizeroo.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvMTg1NF9Ccm9hZF9TdHJlZXRfY2hvbGVyYV9vdXRicmVhaw

http://www.wikizeroo.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvSm9obl9Tbm93

https://www.sas.com/en_id/insights/analytics/machine-learning.html

Dr. Kellogs’ Filminin traileri: https://youtu.be/wQviGrzIKQY

Yorum bırakın

Filed under Genel

6 Adımda Zatüre

Copyright Dr. Burak UZel

Copyright Dr. Burak UZel

Pnömoni, akciğerlerin enfeksiyonudur ve her yaş grubunda hafifden ağıra değişen şiddette hastalık yapmaktadır.

  1. Zatüre Olduğumu Nasıl Anlarım?

Pnömoninin işaretleri:

Öksürük,

Ateş,

Halsizlik,

Bulantı, kusma,

Hızlı nefes alma veya nefes darlığı,

Titreme veya batma tarzında göğüs ağrısıdır.

Ancak, her zatüre de bunların olması da gerekmemektedir.

  1. Kimler Risk Altındadır?

65 yaşından büyükler ve

5 yaşından küçükler risk altındadır

19-64 yaş aralığındaki bireylerde altta yatan diyabet, astım, sigara kullanımı varsa

artmış pnömoni riski vardır.

  1. Zatüre Üşütmekten mi Olur?

Hayır, üşüme ile zatüre gelişmemektedir. Pnömoniye bakteriler, virüsler, mantarlar neden olmaktadır ve tedavisi nedene yönelik olmalıdır. Toplumdan edinilmiş pnömoni (TEP), hastanede bulunmamış kişilerde gelişen pnömoni çeşitidir. Hastane kaynaklı pnömoniler ise kullanılan antimikrobial ilaçlara dirençli olma olasığı nedeniyle dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir.

Bakteriyel pnömoninin en sık sebebi Streptococcus pneumoniae (pnömokok’tur) ve viral sebepler influenza, parainfluenza ve respiratuar sinsiyal virüslerdir . 1 yaşın altındaki çocuklarda en sık pnömoni sebebi respiratuar sinsisyal virüsdür (RSV).

  1. Zatüreyi Engellemek İçin Aşı Şart

Ülkemizde hastalarımıza uyguladığımız çeşitli aşılar zatüre gelişmesini engellemektedir. Bunlar:

Pnömokok Aşısı

Hemofilus influenza tip b (Hib) Aşısı

Boğmaca Aşısı

Suçiçeği Aşısı

Kızamık Aşısı

Grip (influenza) Aşısı

5.Zatüre Tanısı Nasıl Konulur?

Muayene şarttır, ancak dinleme bulguları her zaman olması gerekmez (dinleme belirli bir derinliğe kadar hassastır.

Akciğer grafisi. Bir akciğer grafisinden alınan radyasyon bir uçuşta alınan kozmik radyasyona eştir, yani oldukça düşüktür. Fakat akciğer grafisinin normal olması zatüreyi ekarte ettirmez

Akciğer Tomografisi. Akciğer grafisine göre daha detaylı bir bilgi verir, ancak radyasyon dozu yüksektir, dolayısıyla herkese her an tomografi çekilmemelidir.

  1. Zatürenin tedavisi nedir?

Hastaneden bulaşmayan zatürelerde genellikle 2’li antibiotik tedavisi veya tekli antibiotik tedavisi kullanılmaktadır. Hastanden kazanılmış zatürelerde bakteriler antibitiklere dirençli olabileceğinden tedavide kullanılan antibiotikler farklılık göstermektedir. Hekiminiz sizin için en iyi tedavi seçimini yapacaktır.

Zatüre olduğunuzu düşünüyorsanız, size en yakın hekime en kısa sürede başvurmanız gereklidir.

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

Mers-Cov ve Ebola Hakkında Gazeteci Burçin İvren’in Merak Ettikleri

  • Olası Ebola salgını ve Mers-CoV alarmı, medyada çeşitli şekillerde incelendi. Ebola virüsü şüphesi nedeniyle karantinaya alınan insanlar ve hastaneler oldu. Mers-CoV nedeni ile ise kanıtlanmış toplam bir vaka gerçekleşti. Mers-CoV ve Ebolaya karşı; devletin ilgili kurumları ne tür önlemler alıyor-almalıdır?

Ebola virüsü enfeksiyonu Afrika’da hızla ilerliyor; bu aslında bu bölgelerin gelişmemiş olmasından kaynaklandığı kadar, o bölgelerdeki idari yapının zayıflığından da kaynaklanıyor. Bunun üzerine bir de doğanın insan tarafından tahribi nedeniyle yaban hayvanlarıyla, insanların daha yakın olmasını, yine global ısınma nedeniyle kurak havaları da katarsanız önümüzdeki yüzyılda benzer salgınları ve doğa olaylarını daha sık göreceğimiz de aşikar.

Bu tip salgın vakalarında, en önemli şey bu sürece hazırlıklı olmak ve indeks vakayı hızlı tespit edip izolasyonunu sağlamak. Eğer Afrika’da olduğu gibi ipin ucu elden kaçarsa domino gibi bütün taşlar da yıkılır. Bu salgının nasıl başladığından bahsedeyim:

Ebola virüs enfeksiyonu doğada meyve yarasalarında ve primatlarda bulunmaktadır. Bunlarla temas eden insanlara bulaşmakta ve insandan insana da geçmektedir.

Gine’de ilk ölen vakanın şikâyetleri (ateş, kusma, siyah renkli ishal) 2 Aralık 2013’de başlamış ve hasta 6 Aralık’ta kaybedilmiştir. Bu ilk vakanın kız kardeşinde 25 Aralık 2013’de aynı şikâyetler başlamış, 29 Aralık 2013’de kaybedilmiştir. Bu vakanın annesi, ananesi, hemşire, köyün ebesi, köyün ebesine bakan akrabası da benzer zamanlarda kaybedilmiştir.

İlk vakanın ananesinin cenazesine katılan kız kardeşi ve başka bir katılan da bir süre sonra hastalık gelişmiş ve bu vakalar da kaybedilmiştir.

Son veriler göre Afrika’da vaka sayısı 10.000’e ulaşmıştır. Hastalığa yakalananlarda ölüm riski %90’lara ulaşsa da bu kayıpların çoğu, o bölgedeki tıbbi yetersizliklerden kaynaklanmaktadır.

Mers-CoV enfeksiyonu ise insandan insana bulaşabilmekte, ancak bu bulaşma yakın temasla olmaktadır. Doğadaki rezervinin develer olduğu düşünülmektedir. Hastalığın öldürücülüğün %30 olduğu bildirilmektedir.

Devletin bu konuda kriz eylem planı vardır ve çeşitli hastaneler bu hastalığın tedavisi için yetkilendirilmiştir. Önemli olan ilk vakanın hızlıca tespiti ve izolasyonudur.

  • Virüs şüphesi ile hastanelere yatırılan insanlara karşı, sağlık çalışanları da risk altında mıdır? Sağlık çalışanları nelere dikkat etmelidir?

Hem Ebola virüs enfeksiyonunda, hem de Mers-CoV’da en büyük risk altında olanlar sağlık çalışanlarıdır. Vaka tespit edildiğinde gerekli önlemlerin alınmış olması gereklidir, Ebola bio-zarar seviye 3 işlem gerektiren bir virüsdür. Koruyucu ekipmanların tam olması gereklidir.

  • Mers-CoV ve Ebola virüsleri nedir? İki virüs için de insanlara bulaşma yolları nelerdir? Mers-CoV ve Ebola virüslerinin belirtileri nelerdir? İki virüs için de tedavisinin olup olmaması, tedaviye olumlu yanıt verme şansları ve salgın oluşturma potansiyelleri nelerdir?

Ebola virüs hastalığı, hasta olanların %30 ile %90’nın kaybına neden olan ciddi bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan 5 tür virüs bulunmaktadır: Zaire, Sudan, Tai Ormanı, Bundibugyo ve Reston. Şu anda spesifik bir tedavisi bulunmamakla birlikte birkaç deneysel ilaç üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Kısa bir gelecekte de korumaya yönelik aşı geliştirileceğini de düşünmekteyiz.

Mers-CoV kısaltmasının açılımı Ortadoğu Solunum Sendromu Corona Virüsdür. Bu hastalık 2012’de tanımlanmıştır ve Arap Yarımadasında gözlenmektedir. Öksürük, ateşle başlayıp, nefes darlığı ile devam etmektedir. Bu hastalık vakaların %30’unun kaybına neden olabilmektedir. Bu hastalığında Ebola gibi spesifik bir tedavisi yoktur. Tedavi destekleyici olmaktadır.

Her iki hastalığında tedavisi olmadığı için, insanlara bulaşmasının önlenmesi gereklidir. Mers-CoV için özellikle develerin kaynak olduğu düşünülmektedir. Bu hayvanlarla temas edilmemesi son derece önemlidir, bu hayvanlardan elde edilen çiğ veya az pişmiş ürünlerin tüketilmemesi önemlidir.

Eğer bu bölgelerden (Ebola için Afrika, Mers-Cov için Arap yarımadası) geliyorsanız ve 14 gün içinde ateşiniz çıktıysa vakit geçirmeden yakınınızdaki bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı önemle öneriyoruz.

  • İki virüs için de dünyanın hangi bölgeleri riskli? Hacılara neler söylemek istersiniz?

Ebola virüs için riskli bölgeler:

Guinea, Liberia, Sierra Leone, Lagos, Nijeria

Mers-Cov için riskli bölgeler:

Bahreyn, Irak, İran, İsrail, Gazze,  Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Oman,  Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen.

Hacılarımıza, hastalıklı insanlardan ve hayvanlardan uzak durmalarını öneriyorum. El hijyenine özellikle önem vermelerini, yanlarında el dezenfektanlarının bulunmasını öneriyorum. Özellikle çiğ veya az pişmiş ürünlerden uzak durmalarını salık veriyorum.

  • Doğruluğu kanıtlanmış bir vaka sonrası, bunu salgına çevirmemek için neler yapılabilir?

İzolasyon son derece önemli. Böyle bir vaka, hem kendi sağlığı, hem de başka insanların sağlığı için şikâyetleri başlar başlamaz sağlık kuruluşuna gitmesi gerekiyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığının hizmet içi eğitimlerle, sağlık personelini alışık olmadıkları bu durumlara karşı hazırlığını yapmalıdır. Kriz durumlarında acil eylem planları yapılmalı ve tatbikat yapılarak tecrübe arttırılmalıdır. Bu eğitimler, tatbikatlar Sağlık Bakanlığınca hali hazırda yapılmaktadır.

  • Vücudun genel direnci, bu tarz virüslere karşı kalkan sağlayabilir mi?

Tam tersi söz konusu, kronik hastalıkları olanlarda (böbrek yetersizliği, kalp yetersizliği) her türlü enfeksiyon hastalığının bulaşması daha kolay olmaktadır. Bu gruptaki insanların kendilerine daha iyi bakmaları gereklidir.

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

Ebola Virüs Hastalığı

Hap Bilgi

Ebola virüs hastalığı ülkemizde tesbit edilmemiştir. Bu nedenle bu hastalığı kafanıza takmanıza gerek yoktur.
Eğer son 3 hafta içinde Guinea, Liberia, Sierra Leone, Lagos, Nijeria gibi Afrika ülkelerine gittiyseniz ( veya Ebola Virüs Hastalığı olan hastayla temas ettiyseniz, veya yukarda bahsedilen ülkelerde yarasalarla, kemirgenlerle ve primatlarla doğrudan temas ettiyseniz)
VE AYNI ZAMANDA
Ateşiniz 38,6 derecenizin üzerinde ve başağrısı, kas ağrısı, kusma, ishal, karın ağrısı ve açıklanamayan kanamanız varsa
Yakınınızdaki bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririm.

Detaylı Bilgi- Sağlık Çalışanları İçin
Ebola virüs hastalığı, hasta olanların %30 ile %90’nın kaybına neden olan ciddi bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan 5 tür virüs bulunmaktadır: Zaire, Sudan, Tai Ormanı, Bundibugyo ve Reston.

Bu türlerden en tehlikelisi ve şu anda Gine (Guinea) bölgesinde salgın yapan Zaire ebolavirüsüdür (EBOV). Bu salgının ilk ölüm vakası Aralık 2013’de tesbit edilmiştir.

Daha çok Orta Afrika’da olan bu hastalığın neden 3000km ötede, Batı Afrika’da baş gösterdiği bilinmemektedir. Ancak bu ülkelerde giderek kötüleşen alt yapının, yozlaşan hükümetin, artan fakirliğin ve yıkılan orman alanlarının bu salgını körüklediği düşünülmektedir.

Ayrıca ekonomik çıkarlar amacıyla yıkılan orman alanları nedeniyle bölgenin oldukça kuru bir mevsim geçirdiği de dikkati çekmektedir.

Bu durum ülkemizde de benzer bir durum yaşatmaktadır, özellikle İstanbul’da Kuzey Ormanlarının yıkımı, gelecek de bizlerin de benzer sıkıntılarla karşılaşabileceğimize işaret etmektedir.

Ebola virüs enfeksiyonu doğada meyve yarasalarında ve primatlarda bulunmaktadır. Bunlarla temas eden insanlara bulaşmakta ve insandan insana da geçmektedir.

Gine’de ilk ölen vakanın şikayetleri (ateş, kusma, siyah renkli ishal) 2 Aralık 2013’de başlamış ve hasta 6 Aralık’ta kaybedilmiştir. Bu ilk vakanın kızkardeşinde 25 Aralık 2013’de aynı şikayetler başlamış, 29 Aralık 2013’de kaybedilmiştir. Bu vakanın annesi, ananesi, hemşire, köyün ebesi, köyün ebesine bakan akrabası da benzer zamanlarda kaybedilmiştir.

İlk vakanın ananesinin cenazesine katılan kızkardeşi ve başka bir katılan da bir süre sonra hastalık gelişmiş ve bu vakalar da kaybedilmiştir. Mart 2014’e kadar bu bölgelerde 1323 hasta tesbit edilmiş ve bu hastalığa bağlı 729 ölüm gözlenmiştir.

Bu zamana kadar olan ebola virüs hastalığı salgıları ise aşağıdaki gibidir:
Yıl Ülke Ebolavirus Vaka Ölüm Vaka ölücüllüğü
2012 Democratic Republic of Congo Bundibugyo 57 29 51%
2012 Uganda Sudan 7 4 57%
2012 Uganda Sudan 24 17 71%
2011 Uganda Sudan 1 1 100%
2008 Democratic Republic of Congo Zaire 32 14 44%
2007 Uganda Bundibugyo 149 37 25%
2007 Democratic Republic of Congo Zaire 264 187 71%
2005 Congo Zaire 12 10 83%
2004 Sudan Sudan 17 7 41%
2003 (Nov-Dec) Congo Zaire 35 29 83%
2003 (Jan-Apr) Congo Zaire 143 128 90%
2001-2002 Congo Zaire 59 44 75%
2001-2002 Gabon Zaire 65 53 82%
2000 Uganda Sudan 425 224 53%
1996 South Africa (ex-Gabon) Zaire 1 1 100%
1996 (Jul-Dec) Gabon Zaire 60 45 75%
1996 (Jan-Apr) Gabon Zaire 31 21 68%
1995 Democratic Republic of Congo Zaire 315 254 81%
1994 Cote d’Ivoire Taï Forest 1 0 0%
1994 Gabon Zaire 52 31 60%
1979 Sudan Sudan 34 22 65%
1977 Democratic Republic of Congo Zaire 1 1 100%
1976 Sudan Sudan 284 151 53%
1976 Democratic Republic of Congo Zaire 318 280 88%

Görüldüğü gibi Gine’de ortaya çıkan son salgın diğerlerinden sayıca biraz daha fazladır. Ancak bu durumun globalleşmesinin ne ölçüde olacaktır, buna karşı önlemler alınmaktadır.

Son salgında hastalık genel olarak non-spesifik yüksek ateş , ciddi sulu ishal ve kusmayla gitmektedir. Kanamalar bu salgında daha az sıklıkla gözlenmiştir.

Hastalar çoklu organ yetersizliği ve DIC ile kaybedilmektedir.

Tedavi

Hastalığın hali hazırda spesifik bir tedavisi bulunmamaktadır. Destekleyici tedavi uygulanmaktadır. Ancak özellikle sağlık çalışanlarına bulaşabileceği de akılda tutulmaıdır.

Bio-güvenlik seviye 4 önlemleri alınmalıdır.

Deneysel bazı ilaçlar uygulanmaktadır, ancak klinik deneyim bulunmamaktadır.

Aşılama

Ebolavirüs hastalığı için aşı geliştirilmektedir

http://www.plosntds.org/article/fetchObject.action?uri=info%3Adoi%2F10.1371%2Fjournal.pntd.0003056&representation=PDF
http://www.who.int/mediacentre/news/releases/2014/ebola-outbreak-response-plan/en/
http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1404505
http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs103/en/

IMG_6422.JPG

Yorum bırakın

Filed under Genel

Boğaz Ağrısı

  •          Boğaz ağrısı hastalarımda sık gördüğüm şikayetlerden birisidir. Hele şu aralar olduğu gibi havanın bir ısınıp bir soğuması da bu şikayet sıklığını arttırıyor. Ağrı genellikle sabahları daha fazla olmakta ve gün içinde azalmaktadır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

Batı Nil Virüsü

Batı Nil Virüsü, arthropod (eklem bacaklı böcek gibi canlılar) kökenli bir flavivirüsdür.

Bulunduğu arbovirüs ailesindeki virüslerin yaptıkları hastalıkların ortak özellikleri:

Ateş, kas ağrısı, ense sertliği, boğaz ağrısı Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Genel

Zatüre – Pnömoni Nedir? Zatüre Olduğumu Nasıl Anlarım?

 

 

 

 

 

 

 

Pnömoni, akciğerlerin enfeksiyonudur ve her yaş grubunda hafifden ağıra değişen şiddette hastalık yapmaktadır.

Zatüre Olduğumu Nasıl Anlarım

Pnömoninin işaretleri:

4 Yorum

Filed under Akciğer Hastalıkları