Monosodium Glutamat

MSG (monosodium glutamate) | מונוסודיום גלוטמט

Image by Thai Food Blog via Flickr

Şişmanlık biliyorsunuz çağımızın hastalığı. Buna neden olan ise fazla enerji almak- az enerji harcamak. Fazla enerji almanın birkaç sebebi var, ilki psikolojik: insan kendini iyi hissetmek istiyorsa genellikle yiyor- bu da beynimizde ödül yolu ile ilişkili. Bu ödül yolunu daha önce konuşmuştuk, ama tekrar hatırlamak isterseniz: https://burakuzel-md.com/2010/04/14/odul-yoksunlugu-sendromu-%e2%80%93-bagimliliga-giden-yol/ . İkincisi sebze meyve fiyatları artraken, kalorili yağ gibi maddelerin fiyatlarının artmaması.

Monosodyum glutamat ise, tatlı, tuzlu, ekşi ve acı tadlarına ek bir taddır ve ilk olarak Prof. Kikunae Ikeda tarafından 1908 yılınde keşfedilmiştir. Bu tada Japonca hoş, lezzetli tad olan umami ismi verilmiştir.

Glutamat, çeşitli besinlerde doğal olarak bulunan bir aminoasittir. Örneğin peynirde, domatesde bol miktarda bulunmaktadır. Monosodyum glutamat ise, glutamik asitin tuzudur.

Monosodyum glutamat, özellikle tuzlu-etli yiyeceklere sıklıkla tad arttırıcı olarak konulmaktadır. Örneğin tuzlu bisküvilere, patates cipsi vb. satılan yiyeceklerin içindekiler kısmına baktığınızda monosodyum glutamat ve ya kodu olan E621’i görebilirsiniz. Peki neden üreticiler bu tadı koymaktadırlar? Tabi ki ürünlerini daha lezzetli yapıp, satış rakamlarını arttırmak için. Yapılan bazı çalışmalarda, yiyeceklere glutamat katılmasının, o yiyeceğe karşı beğeniyi arttırdığı, daha fazla tükettiklerini ve o yiyeceğe karşı daha fazla açlık hissettirdiği gösterilmiştir. Ayrıca sağlıklı Çin’lilerde yapılan bir çalışmada, monosodyum glutamatın, fiziksel aktivite ve toplam enerji alımından bağımsız olarak kilo fazlalığı ile ilişkili olduğu gözlenmiştir.

Glutamat, Dünya Sağlık Örgütü ve diğer bazı kurumlar tarafından güvenli olduğu düşünülen katkı maddesi olarak belirlenmştir. Ancak üreticiler, ürünleri glutamat içermesine rağmen monosodyum glutamat eklenmemiştir ibaresi eklemekte veya tüketicinin anlayamayacağı “hidrolize soya proteini” ibaresini koymaktadır. 1995 yılında Avrupa Komisyonu yiyeceklere konulacak glutamat ve tuzlarını 10g/kg’a sınırlamıştır. Bebek mamalarında ise glutamat ve glutamat tuzlarının eklenmesi kabul edilmemektedir.

Yapılan fare deneylerinde, yenidoğanlarda monosodyum glutamat verilmesinin beyindeki arcuate nukleusu tahrip ederek obezite ve insülin direncine neden olduğu ve bu durumun annenin gebelik ve doğum öncesinde fazla monosodyum glutamat kullandığında da oluşabileceğini düşündürmektedir.

Sonuç olarak, hamile ve bebeklerin monosodyum glutamattan kaçınmaları gereklidir. Ayrıca, sağlıklı beslenmek için, sadece beslenmek için yiyecek-içecek tüketmek gereklidir. Aldığınız ürünlerin mutlaka 100g’daki kalori miktarına ve içeriğine bakmanızı da tavsiye ederim.

http://ec.europa.eu/food/fs/sfp/addit_flavor/flav11_en.pdf

Kate S. Collison, et al. “Effect of Dietary Monosodium Glutamate on HFCS-Induced Hepatic Steatosis: Expression Profiles in the Liver and Visceral Fat”. Obesity (2010) 18 6, 1122–1134. doi:10.1038/oby.2009.502

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0195666303001533

http://eprints.sussex.ac.uk/1793/01/Yeomans_et_al._P%26Bb08.pdf

http://www.nature.com/oby/journal/v16/n8/pdf/oby2008274a.pdf

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Genel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s