Tag Archives: beta

Tip 1 Şeker Hastalığının Kesin Tedavisi Mümkün Olabilir Mi?

“21. yüzyılın cahili okuma yazma bilmeyen olmayacak; öğrenmeyen, öğrendiğini bırakmayan ve tekrar öğrenmeyen olacak.  -Alvin Toffler

Bilgilerimizin gelişimi ışık hızına yaklaştı; geçen hafta kızımla Matrix filmini izlerken,  Defne, Matrix’in 1999 yapımı olmasına çok şaşırdı, sanki 90’lı yıllar tarih öncesine aitmiş gibi tahayyül ediyordu.

Birkaç temel bilgi verdikten sonra, konumuza geri döneceğim.

  1. 23 kromozomunu annemizden aldığımız, 23 kromozomunu babamızdan aldığımız ilk hücremizin içerdiği bilgi, vücudumuzdaki her organın bilgisine sahip. Bu hücre bölünerek çoğalıyor ve çoğalan hücreler, zaman ve etkilerle organlara dönüşüyor. Dolayısıyla, vücudumuzdaki her hangi bir hücre tekrar programlanarak istediğimiz hücre haline potansiyel olarak getirebiliriz.
  2. Tip 1 Şeker Hastalığında, insülin salgılayan ve pankreasta bulunan beta hücreleri yok oluyor, vücudumuzda da insülin üretecek başka hücre çeşidi yok. İnsülin ağızdan alındığında parçalanıyor, dolayısıyla enjeksiyon dışında pek bir alternatif yok (nefesle alınan insülin var, ama sonuçlar biraz karışık). Organ nakli veya beta hücre nakli ise pek pratik değil.

Pankreasta bulunan ve de adacık hücrelerinin %20’sini oluşturan bir de alfa hücreler grubu var. Bu hücreler glukagon üretiyorlar. Bu hücrelerin beta hücresine çevrilmesinde birkaç avantajı var:

  1. Alfa hücrelerinin gelişimi beta hücrelerine benziyor, dolayısıyla tekrar programlanması daha kolay
  2. Alfa hücreleri , beta hücrelerinin yakınında konuşlanmış durumda.
  3. Diyabette alfa hücre sayısı artıyor, dolayısıyla programlanacak hücre sayısı fazla.
  4. Alfa hücrelerinde azalma şeker metabolizması üzerine kötü etkide bulunmuyor
  5. Glukagon diyabette zararlı, alfa hücrelerinin bir kısmının beta hücresine çevrilmesi kan şeker kontrolünde faydalı olabilir.

Bu çalışmada, bilim insanları alfa hücrelerini beta hücrelerine çevirmek için adeno-ilişkili viral vektör kullanmışlar. Yani, bu virüs ile alfa hücreleri enfekte edilmiş ve bu virüs ile (pankreatik ve duodenal homeobox 1-Pdx1 ve MafA trankripsiyon faktörleri) bilgiler alfa hücrelerine taşınmış, bir nevi alfa hücresinin programına yama yapılmıştır.

Aşağıdaki grafiği anlaşılması için basitleştirdim, orijinaline yazının sonundaki linkten bakabilirsiniz.

Alfa Beta

Çalışmada, farelerdeki beta hücreleri, ALX maddesi ile yok ediliyor, kan şekeri şekilde görüldüğü gibi 400’ün üzerine çıkıyor, 7. gün AAV (adeno ilişkili vektör) ile yama programı uygulanıyor. Kırmızı çizgi tekrar programlanan grubu gösteriyor, gördüğünüz gibi kan şekeri 21.günden itibaren normale dönüyor, tekrar programlanmamış farelerde ise kan şekeri yine 400’lerde seyrediyor.

Şu anda bu yöntem insanlardaki Tip1 Şeker Hastalığının tedavisinde uygulanmıyor. Ancak, geçen hafta New England Journal of Medicine’da yayımlanan bir çalışmayı da bu vesile ile paylaşayım: kanamaya neden olan Hemofili A hastalarında (kan pıhtılaşmasında etkili olan faktör 8’in eksikliği) benzer bir yöntemle (adenovirüs ilişkili vektör ile yama programı) tekrar faktör 8 üretimi sağlandı (8 hastanın 7’sinde ).

Sonuç olarak, bazı hastalıklar tarih sayfasındaki yerlerine doğru hızla ilerliyorlar. Müthiş…

 

http://www.cell.com/cell-stem-cell/fulltext/S1934-5909(17)30472-1

http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1708483

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Şeker Hastalığı (Diyabet)

Boğaz Ağrısı

 

Boğaz ağrısı hastalarımda sık gördüğüm şikayetlerden birisidir. Hele şu aralar olduğu gibi havanın bir ısınıp bir soğuması da bu şikayet sıklığını arttırıyor. Ağrı genellikle sabahları daha fazla olmakta ve gün içinde azalmaktadır.

Soğuk algınlığında olduğu gibi boğaz ağrısının en sık sebebi viral hastalıklardır. Virüslerin yaptığı enfeksiyonlarda antibiyotikler etki etmemektedir. Antibiyotikler bakteriler üzerinde etkili ilaçlardır. Boyut olarak düşünüldüğünde bakterileri bir fil boyutunda, virüsleri karınca boyutunda olduğunu düşünebilirsiniz, tüfekle karınca – karınca yemiyle de fil avlayamayacağımıza göre antibiyotiklerin virüsler üzerine, antiviral ilaçların da bakteri üzerine etki etmeyeceği aşikardır.

Bakteriler içinde en sık boğaz ağrısı yapan streptokoklardır. Streptokokların yaptığı hastalıkta genellikle yüksek ateş ve boyunda ağrılı lenf bezleri mevcuttur. Bu hastalık romatizmal ateş de yapabildiğinden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Ancak, beta testi veya boğaz kültürü tanı açısından önemlidir.

Polenlerin hayatımıza karışması ile allerjik nezle de boğaz ağrısı yapabilmektedir.

Ne Zaman Hekime Gitmeliyiz?

Ateşiniz varsa

Boynunuzda ağrılı bezeler varsa

Boğazınızda beyazlık gördüyseniz

Vücutta döküntüler

Yutma veya Nefes almakta zorluk varsa

Evde Ne Yapılabilir?

Sıcak şeyler için; ballı limonlu çay oldukça etkilidir.

Tuzlu ılık suyla gargara

Sert şekerler-pastiller tükrüğü arttırdığı için işe yaramaktadır.

Çocuklara ağrı kesici olarak aspirin veya aspirin içeren ilaçlar verilmemelidir

*http://www.nlm.nih.gov/medlineplus/ency/article/003053.htm

Yorum bırakın

Filed under Genel