Tekne ile Yalancı Boğaz

Her son yeni bir başlangıçtır

Cemil Kaptanın kafasında tilkiler dolaşmaktaydı, bugün tekneye yeni bir grup girmişti, ama bir yolcu ishal olup hastaneye yatmak zorunda kalmıştı ve yolcunun eşi rapor getirmişti no-show değildi, parayı iade etmesi gerekiyordu. Hâlbuki paraya çok sıkışıktı, teknenin ağır bakımları onu bitirmişti; bir de üstüne makineyi yenilemek zorunda kalmıştı. Geçen sene eski makine ona o kadar çok sıkıntı çıkarmıştı ki; neyse hep arıza Datça’da olmuştu; koylarda olsa tümden ayvayı yemişti. Mavitur eskisi kadar kolay değildi, rekabet artmıştı, tekne sayısı çoktu. Bir kabin bile kaybetmek onu çok etkiliyordu. Bu şaşkın ördek ilaç gibi gelmişti; temiz bir çocuğa benziyordu, tekne içinde uyum son derece önemliydi. Misafirleri ya daha önce teknesine binmişlerden, veya da onların arkadaşlarından oluşurdu. Bu büyük bir avantajdı, aracılara para kaptırmıyordu. Ama yine de mazot pahallıydı, geçim zordu, mevsim kısaydı.

-“Kaptanım, mavitura çıkmak istiyorum, senin tanıdık acentan var mı?”

-“ Yeğen peki bugün kalacak yerin var mı?”

-“Yok, ama bulurum nasıl olsa. Koskoca Marmaris’te elbet bir yer bulunur bana; en kötü ihtimalle sahilde şezlong üzerinde.” dedim.

-“Bizim de bulaşıkçıya ihtiyacımız var, gel hem çalışır, hem de mavitur yaparsın.”

-“Neden olmasın kaptanım” dedim. İçimden yok daha neler diye düşünüyordu, zaten 1 haftacık tatilim kalmıştı, onu da bulaşık yıkayarak geçiremezdim.

-“Hadi gel bakalım, artık sana miço diyeceğiz.”

-“Kaptan, şaka yaptın sandım. Yok öyle, yani ben” diye gevelemeye başladım.

-“Şaka, şaka. Bir yerimiz boş ve birazdan demir alıp, geceyi yalancı boğazda geçireceğiz. Sonra sabah 5 gibi makineye tekrar yol verip açık deniz geçeceğiz.”

Şansımın döndüğünü hissediyordum, güzel şeyler olacaktı, bunu biliyordum. Kaptan bavulumu alıp merdivenden aşağı indirirken peşindeydim. Mutluydum ve umutluydum.

Alnımda şiddetli bir acı duydum, kafamı merdivenden inerken alçak tavana vurmuştum.

-“ Ne dedin kaptanım?”

-“ Yeğenim, tavan alçaktır, kafanı vurma.”

-“Zahmet etmeseydin kaptanım, ben çoktan tavanın tadına baktım.”

Bu kafamı çarpma işine bir son vermeliydim veyahut sürekli kaskla gezsem çok daha iyi olacaktı.

İnanılmaz derecede kendimi yorgun hissediyordum; master kabine yerleşmiştim, keç tarzındaki teknelerde en güzel kabinlerden biridir. Geniş yatağı, denize yakın penceresi vardır.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Hasta Hikayeleri

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s