Aydınlanma -5

Pazartesi günü kısa kemoterapiyi aldıktan sonra Yavuz’u aradım. Yavuz’un sesinde bir gariplik vardı, bir şeyleri bana söylemeye imtina ediyordu. Biraz sıkıştırdıktan sonra baklayı ağzından alabildim, uzun süredir Alzheimer nedeniyle yatağa bağımlı yaşayan ananesi vefat etmişti ve bugün cenazesi kaldırılacaktı. Karışık duygular içindeydi Yavuz, yatağa bağımlı o beden sadece bir kabuk gibiydi, etkileşimde bulunamıyordu.

Onu ziyaret ettiğinde duvara karşı duruyor gibiydi, hâlbuki çocukluğunda birlikte nasıl eğlenirlerdi, hard-diski kısmen silinmiş bir bilgisayar güvenli modda sadece açılabiliyordu. 2.5 petabyte, yani 2500 terabyte’lık hafızayı yedeklemek de hâlihazırda mümkün değildi; ama keşke olsaydı diye düşündü Yavuz. O zaman fiziksel olarak etkileşmese de, zihinsel olarak ebedi temas kurulabilecekti.

Benim için ise soru şuydu, bu cenazeye gitmeli miydim?

Caminin avlusuna ilk gelenlerden biri bendim. Avludaki salkım söğütün dalları, yolun karşısındaki çamın iğne yaprakları tatlı bir meltemle sallanıyordu, onların bizim küçük hayatlarımızı taktığı yoktu, herhangi birşeyle de ilgileniyor gibi değillerdi, gündüzden ışık, geceden karanlık bekliyorlardı. Avlu eş, dost, akrabalarla dolarken, nemli gözler en yeni dedikoduları birbirine anlatıyor ve bir yandan da ölümden bu sefer de yırttık diye seviniyorlardı. Musalla taşının bitişiğinde oyun bahçesinde çocuklar neşe içinde bağıra çağıra oyunlarını oynuyorlar, bazısı ise oyuna alınmadıkları için avazları çıktığınca bağırıyordu. Eski zamanların insani ilişkilerinin güzelliğini, imam elindeki kablosuz mikrofonla amplifikatör-hoparlöre aktararak cemaatin duymasını sağlıyordu. Caminin duvarındaki Digitürk uydu alıcısı, dünyevi isteklerin, uhrevi ihtiyaçlarla harmanlandığını gösteriyordu.

Hayat, kişinin kendi istediği şekilde gitmiyordu, kendi kurallarını istisnasız uyguluyordu. Kendi adıma hırslarımın, kendime ve başkalarına ne kadar eziyet etmiş olduğunu şimdi görebiliyordum. Sevmek, sevilmek ve yardım etmek dışında her şey boştu.

-“Başın sağolsun Yavuz”

-“Kardeşim, buraya gelmen beni çok mutlu etti. Biliyorum senin için bir cenazeye gelmek zor, ama sen benim için bunu yaptın. Adam gibi adamsın.”

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Akciğer Hastalıkları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s